Cumhur İttifakı’nın Meclis gündeminde yer alan “Terörsüz Türkiye” açılımı, sert tartışmalara yol açtı. Eleştirilere tahammül göstermeyen ittifak temsilcileri, sürece karşı çıkan çevreleri dezenformasyon, psikolojik harp ve provokasyon yöntemleriyle toplumsal algıyı manipüle etmekle suçladı.
Meclis’te kurulan ve kamuoyunda “açılım komisyonu” olarak bilinen yapının hazırladığı rapor, tartışmaların fitilini ateşledi. AKP Grubu tarafından sunulan raporda, sürece yönelik toplumsal tepkiler “risk alanı” olarak tanımlandı. Raporda ayrıca, süreci sabote edebilecek iç ve dış unsurların dezenformasyon, psikolojik harp ve provokasyon yöntemleriyle kamuoyunu yönlendirebileceği ileri sürüldü. Bu yaklaşım, muhalefet partileri tarafından sert biçimde eleştirildi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, sürecin terör örgütüyle pazarlık zeminine çekildiğini belirterek, “İhanet bu süreci eleştirmek değil, bu sürece payanda olmaktır” ifadelerini kullandı. MHP cephesinden ise farklı bir ton yükseldi; Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sürece karşı çıkanları “ihanetle” suçladı ve Cumhur İttifakı’nın açılımı sahiplenme kararlılığını vurguladı.
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un davetiyle toplanan komisyonun adı “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” olarak belirlendi. İlk toplantı, TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirildi ve “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda atılan adımların toplumsal barışa katkı sağlayacağı savunuldu. Ancak toplantı, yaklaşık kırk dakika gecikmeli başlaması ve sert tartışmalarla gündeme oturdu. Komisyonun anayasa teklifi hazırlama görevi olmadığı vurgulansa da, sürecin siyasi istikrar ve toplumsal uyum açısından kritik bir dönemeç olduğu dile getirildi.
Sürecin arka planında ise uzun yıllardır Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan terör meselesini çözme hedefi bulunuyor. Cumhur İttifakı’nın büyük ortağı AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sahiplenmesiyle hız kazanan girişim, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM milletvekillerine yönelik adımlarıyla ivme kazandı. DEM’in sürece aktif ve yapıcı katılımı, Abdullah Öcalan’ın çağrıları ve PKK’nın bu çağrıları dikkate almasıyla tartışmalar daha da yoğunlaştı. Bu gelişmeler, sürecin yalnızca iç politikada değil, bölgesel güvenlik açısından da kritik bir rol oynayabileceğini gösteriyor.
Sonuç olarak, Meclis’teki güncel tartışmalar Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” açılımı etrafında şekilleniyor. İttifak, eleştirilere karşı sert bir tutum sergilerken, muhalefet sürecin terör örgütüyle pazarlık anlamına geldiğini savunuyor. Toplumsal algının dezenformasyon ve psikolojik harp yöntemleriyle manipüle edilmesi ihtimali, tartışmaların en hararetli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar:
Cumhuriyet
Milliyet
Sabah