Türkiye’de kredi başvurularında yeni dönem: Yüksek not yetmiyor, hesap hareketleri belirleyici

Türkiye’de bankacılık sektöründe kredi başvurularında yeni bir dönem başladı. Artık yüksek kredi notu tek başına yeterli olmuyor; bankalar, kredi veya kredi kartı başvurularını değerlendirirken müşterilerin hesap hareketlerini ve davranışsal risklerini de dikkate alıyor. Bu nedenle kredi notu yüksek olmasına rağmen birçok başvuru reddedilmeye başladı.

Son dönemde Türkiye’de kredi başvurularında dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Bankalar, klasik kredi skorlamasının ötesine geçerek yeni bir risk değerlendirme yaklaşımı uygulamaya koydu. Bu yaklaşımda yalnızca kredi notu değil, müşterilerin son aylardaki hesap hareketleri, para giriş-çıkış düzeni, maaş akışı, fatura ödemeleri ve harcama alışkanlıkları da belirleyici hale geldi. Düzenli maaş girişi ve standart harcamalar olumlu kabul edilirken, ani ve açıklamasız para transferleri, olağan dışı hareketler ya da sanal bahis ve oyun sitelerine yapılan ödemeler bankalar tarafından risk sinyali olarak değerlendiriliyor. Bu durum, kredi notu yüksek olan birçok kişinin başvurusunun reddedilmesine yol açıyor.

Bankacılık sektöründe yapılan açıklamalara göre, davranışsal risk analizi adı verilen bu yeni yöntem, finansal sistemde olası riskleri önceden tespit etmeyi amaçlıyor. Özellikle son dönemde artan kredi talebi ve ekonomik dalgalanmalar, bankaları daha temkinli davranmaya yöneltti. Bu nedenle kredi başvurularında yalnızca geçmiş ödeme performansı değil, mevcut finansal davranışlar da dikkate alınmaya başlandı. Böylece kredi notu yüksek olsa bile, hesap hareketleri güven vermeyen müşterilerin başvuruları reddedilebiliyor.

Uzmanlar, bu yeni dönemin tüketiciler açısından daha dikkatli bir finansal yönetim gerektirdiğini vurguluyor. Düzenli ödeme alışkanlıkları, şeffaf para trafiği ve riskli görülen işlemlerden kaçınmak, kredi başvurularının olumlu sonuçlanması için kritik hale geldi. Öte yandan, kredi başvurusu reddedilen tüketicilerin sayısındaki artış, kamuoyunda tartışmalara yol açıyor. Bazı uzmanlar, bu uygulamanın finansal disiplin açısından olumlu olduğunu savunurken, bazıları ise krediye erişimi zorlaştırdığı görüşünde.

Sonuç olarak, Türkiye’de bankaların kredi başvurularında uygulamaya koyduğu yeni dönem, kredi notunun tek başına belirleyici olmadığı bir süreci başlattı. Artık davranışsal risk analizi ile birlikte hesap hareketleri ve finansal alışkanlıklar da kredi kararlarında kritik rol oynuyor. Bu gelişme, hem bankalar hem de tüketiciler için kredi süreçlerinde yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

Kaynaklar:
Cumhuriyet
HANGİKREDİ
T24

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir