Ocak 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çok yönlü soruşturmada, Libya askerî heyetini taşıyan uçağın düşmesine ilişkin herhangi bir terör örgütü veya dış bağlantı tespit edilmedi.
Ankara’da Ocak 2026’da Libya askerî heyetini taşıyan uçağın düşmesi üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı geniş kapsamlı bir çalışma başlattı. Olayın ardından kazanın nedenlerini aydınlatmak amacıyla teknoloji, istihbarat ve diplomasi kanallarını içeren çok yönlü bir inceleme yürütüldü. Savcılık, yalnızca kaza anını değil, aynı zamanda uçuş öncesi süreçleri ve personelin hazırlıklarını da titizlikle mercek altına aldı. Bu kapsamda elde edilen en kritik delil olan kara kutu, uçuş verileri ve ses kayıtlarının çözümlenmesi için Londra’ya gönderildi. Böylece kazanın teknik boyutları uluslararası uzmanlıkla incelenmeye başlandı.
Soruşturma sürecinde, kazada hayatını kaybedenlerden alınan biyolojik numuneler üzerinde DNA profillemesi yapılarak kimliklendirme işlemleri tamamlandı. Bu çalışmalar, kazanın yalnızca teknik ve operasyonel yönleriyle değil, aynı zamanda insani boyutuyla da ele alındığını gösterdi. Savcılığın yürüttüğü incelemeler sonucunda, olayda herhangi bir terör örgütü bağlantısına ya da dış müdahaleye rastlanmadığı açıklandı. Bu bulgu, kazanın sabotaj veya dış kaynaklı bir saldırı ihtimalini ortadan kaldırarak soruşturmanın teknik ve operasyonel nedenlere odaklanmasını sağladı.
Başsavcılık, yürütülen çalışmanın çok yönlü karakterini özellikle vurguladı. Teknolojik incelemeler, kara kutu verilerinin çözülmesi ve uçuş sistemlerinin analizi üzerinden yürütülürken; istihbarat kanalları aracılığıyla olası örgütsel bağlantılar araştırıldı. Diplomasi boyutunda ise Libya makamlarıyla temas kurularak sürecin şeffaf biçimde ilerlemesi sağlandı. Bu yaklaşım, hem ulusal güvenlik açısından hem de uluslararası ilişkiler bakımından önem taşıdı.
Sonuç olarak, Ocak 2026’da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, Libya askerî heyetini taşıyan uçağın düşmesine ilişkin kapsamlı bir tablo ortaya koydu. Çalışmalar, kazanın ardında herhangi bir terör örgütü veya dış bağlantı bulunmadığını ortaya çıkardı. Böylece kamuoyuna, olayın teknik ve operasyonel nedenlerle açıklanabileceği yönünde güçlü bir mesaj verilmiş oldu.
Bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası diplomasi ve güvenlik alanında yürüttüğü işbirliğinin bir örneği olarak değerlendirildi. Kazanın nedenine dair nihai raporun ise kara kutu çözümlemelerinin tamamlanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.
Kaynaklar:
Milliyet
Sabah
Sputnik