Akbelen köylülerinden kamulaştırmaya hukuki tepki: “Yaşam ve güvenlik tehdit altında”

Ocak 2026’da Muğla’nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanları çevresindeki altı köyde yaşayan yöre halkı, can güvenliği tehdidi nedeniyle harekete geçti. Köylüler, Cumhurbaşkanı kararıyla alınan acele kamulaştırma kararına karşı Danıştay ve bölge mahkemelerine dava açarak tepkilerini ortaya koydu.

Resmî Gazete’de yayımlanan karar uyarınca Akbelen Ormanı çevresindeki köylerde toplam 679 parselin acele kamulaştırılmasına hükmedildi. Bu karar, bölgede uzun süredir maden şirketlerinin faaliyetlerine karşı direniş gösteren köylülerde büyük bir endişe yarattı. YK Enerji’nin işlettiği linyit sahasının genişletilmesi amacıyla alınan kamulaştırma kararı, köylülerin yaşam alanlarını doğrudan tehdit ediyor. Özellikle zeytinlikler ve tarım arazilerinin maden sahasına dahil edilmesi, hem geçim kaynaklarını hem de köylerdeki yaşam güvenliğini tehlikeye sokuyor.

Akbelen direnişinin öncülerinden Nejla Işık, köylülerin bireysel davalar açarak hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini açıkladı. Halk, yalnızca mülkiyet haklarının değil, aynı zamanda yaşam hakkının da tehdit altında olduğunu vurguluyor. Köylüler, maden faaliyetlerinin orman ekosistemini yok edeceğini, su kaynaklarını kirleteceğini ve köylerde yaşamı sürdürülemez hale getireceğini belirtiyor. Bu nedenle açılan davaların yalnızca mülkiyet meselesi değil, aynı zamanda can güvenliği ve çevre hakkı mücadelesi olduğu ifade ediliyor.

Sözcü ve Cumhuriyet’te yer alan haberlere göre, yöre halkı yaklaşık yedi yıldır Akbelen Ormanı ve çevresindeki zeytinlikleri korumak için nöbet tutuyor. Ocak 2026’da alınan acele kamulaştırma kararı ise bu mücadelenin en kritik aşamalarından biri olarak değerlendiriliyor. Köylüler, hukuki yollarla haklarını ararken, aynı zamanda kamuoyuna seslenerek destek çağrısında bulunuyor.

Sonuç olarak, Akbelen Ormanı çevresindeki altı köyde yaşayan halk, Ocak 2026’da alınan kamulaştırma kararına karşı Danıştay ve bölge mahkemelerine başvurarak tepkilerini dile getirdi. Bu girişim, yalnızca mülkiyet haklarının değil, aynı zamanda yaşam hakkının ve çevrenin korunması için verilen uzun soluklu mücadelenin yeni bir adımı olarak öne çıktı.

Kaynaklar:
Cumhuriyet
Gazete Okisjen
Resmî Gazete
Sözcü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir