YENİ PARTİ’DEN BORSA VE FON PİYASASINA SERT ELEŞTİRİ: “KARA DÜZENİN FATURASINI MİLLET ÖDÜYOR”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel başkanlığında genel merkezde yapılan ekonomi toplantısının ardından açıklama yapan İzmir Milletvekili Ümit Özlale, borsa ve fon piyasasındaki manipülasyon iddialarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Özlale, “Şüpheli fonların büyüklüğü yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde” diyerek, denetim kurumlarının geç harekete geçtiğini savundu.
YENİ Parti[1] Genel Başkanı Özgür Özel[2], partisinin genel merkezinde ekonomi kurmaylarıyla bir araya gelerek finans piyasalarındaki son durumu değerlendirdi. Basına kapalı gerçekleşen toplantının ardından YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale[3], basın toplantısı düzenledi.
Özlale, “Türkiye’nin sermaye piyasalarında göz yumulan kara düzenin sonuçlarına bugün bütün ülke olarak maruz kalıyoruz” diyerek sözlerine başladı. Birkaç şirket, aracı kurum, portföy yönetim şirketi ve fon üzerinden ekonomik gerçeklikle bağını yitirmiş hisse değerlerinin oluşturulduğunu öne süren Özlale, “Bu şişirilmiş değerler kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür” dedi.
“10 Milyar Dolarlık Şüpheli Fon” Özlale, şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde olduğunun ifade edildiğini belirterek, çarpıcı örnekler verdi: “250 çalışanı olan ufak bir finans şirketi bugün borsada Türkiye’nin en büyük sanayi holdinglerinden daha değerli hale gelebiliyor. Küçük bir denizcilik şirketinin piyasa değeri ülkenin en büyük telekom operatörünün değerini aşabiliyor.”
Bu fiyatlamaların piyasanın doğal sonucu olarak görülemeyeceğini vurgulayan Özlale, “Ortada açıklığa kavuşturulması gereken bir sanal kurgu ve kamu otoritesinin ağır bir denetim zaafı olduğu şüphesizdir” ifadelerini kullandı.
“Tasarruf Sahibinin Geleceği Çalındı” Özlale, meselenin yalnızca borsadaki rakamlardan ibaret olmadığını belirterek, “Yüksek riskli fonlara bulaşmayan, tasarruflarını daha korunaklı olduğunu düşündüğü araçlara yatırıp maaşıyla ay sonunu getiremeyen, çocuğunun eğitimini, kirasını ve yarını için küçük birikimini korumaya çalışan vatandaşın hayatta kalma çabası da bu kara düzende istismar edilmektedir” dedi.
“Tasarruflarını bir zenginleşme hevesiyle değil, hayat pahalılığı karşısında tutunacak son bir çare olarak değerlendirenlerin yalnız paraları değil gelecekleri de çalınmıştır” diyen Özlale, “O yüzden de bu insanların çaresizliğini kazanca çevirenler ve göz yumanlar hesap vermelidir” çağrısında bulundu.
“Neden 10 Ay Beklendi?” Özlale, Kasım 2025’te dönemin SPK başkanı ve Hazine ve Maliye Bakanı’nın borsada manipülasyona[4] izin vermeyeceğini söylediğini hatırlatarak, “Buna rağmen ilk düzenleme ancak Ağustos 2026’da yapıldı. Aradan geçen yaklaşık 10 ayda üzerinde şüphe olan yapılar dört-beş kat büyüdü. Denetleme ve düzenleme kurumları onca uyarıya rağmen neden bu kadar uzun süre bekledi?” diye sordu.
Sosyal medya paylaşımı nedeniyle insanların rahatlıkla gözaltına alındığını ancak milyarlarca dolarlık şüpheli işlem karşısında sessiz kalındığını savunan Özlale, “Fonların TEFAS’ta nitelikli yatırımcılara açılması, şüpheli hisselerin endekslere alınması ve finansal yapılar üzerindeki devir ilişkileri kendiliğinden gerçekleşemez. Gelinen tabloda her aşamada kamu kurumlarının izni, gözetimi ve maalesef sessizliği vardır” dedi.
“AKP’nin Kara Düzeninden Bağımsız Değil” Özlale, yaşanan tablonun AKP’nin kara düzeninden bağımsız olmadığını savunarak, “Kimi zaman inanç ve hemşehrilik bağı, kimi zaman kırsal kalkınma vaadiyle tabela holdingler yaratılarak AK Parti[5] döneminde vatandaşlar mağdur edilmiştir. Bugün aynı işlevi lisanslı kurum görüntüsü, profesyonel fon yönetimi söylemi ve olağanüstü getiri vaadi görüyor” ifadelerini kullandı.
Bazı üst düzey siyasetçi ve kamu görevlilerinin yüksek kazanç sağlayan fonlarda hesaplarının bulunduğu iddialarının toplumda açıkça konuşulduğunu belirten Özlale, “Bu iddiaları örtbas etmek değil, bütün belgeleriyle aydınlatmak namuslu kamu görevlilerinin ve iktidarın görevidir” dedi.
Altı Acil Adım Önerisi Özlale, derhal atılması gereken altı adımı şöyle sıraladı: Şüpheli işlemler hakkında suç duyurusu yapılmadıysa gerekçesi açıklansın; sermaye piyasasındaki riskin banka veya tasarruf finansman sistemine taşınmasına izin verilmesin; fonlar halka açılmadan önce kimlerin içeride olduğu ve sonra kimlerin çıkış yaptığı incelensin; fonlara ve hisselere ilişkin kamu kararlarının hangi ölçütlerle alındığı açıklansın; kamu görevlilerinin ve siyasetçilerin yatırımları bağımsız denetime açılsın; oluşan zarar vatandaşa ve vergi mükellefine yüklenmesin.
“Faturanın Millete Kesilmesine İzin Vermeyeceğiz” Özlale, “Biz YENİ Parti olarak mağduru değil, bu düzeni sorgulamakla yükümlüyüz” diyerek, “Hukuki nitelendirme bağımsız yargının işidir, siyasi sorumluluk bugünden ortadadır. Uyarıya rağmen önlem almayanlar, verdikleri izinleri açıklamayanlar ve çıkar çatışmalarını denetlemeyip bizzat parçası olanlar görevlerini yapmamışlardır” dedi.
Faturanın bir kez daha millete kesilmesine de asla izin vermeyeceğiz” diyen Özlale, sözlerini şöyle tamamladı: “Bugün konuştuğumuz mesele basit bir borsa haberi değildir. Gelirleriyle yaşayamayan insanlara ‘son umut’ diye pazarlanan bir sistemin siyasi nüfuz ve bürokratik kayıtsızlık altında korunup kollanmasıdır.
YENİ Parti’nin Ekonomi Programı Özlale, sorular üzerine YENİ Parti’nin ekonomi programına ilişkin de bilgi verdi. Programın uzun zamandan beri hazır olduğunu ancak Genel Başkan Özgür Özel ile çıktıkları Anadolu turlarında iş insanları, yatırımcılar ve emekçilerle buluşarak son halini verme aşamasında olduklarını belirtti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “cevaplamaktan kaçındığı” ücretler ve yaşam koşullarına değinen Özlale, “Bugün Türkiye’de iş dünyası yüksek maaşlardan, emekçiler de geçinememekten dert yanıyorsa bunun tek sorumlusu AK Parti’nin uyguladığı çarpık ekonomi programıdır” dedi. 25 yıldan beri ilk defa Türkiye’de net dış yabancı yatırımların eksiye düştüğünü belirten Özlale, “Türkiye bu haliyle bir kriz değil, daha uzun yapısal bir hastalıkla mücadele etmektedir” değerlendirmesini yaptı.
Arka Plan
Borsa İstanbul’da son dönemde yaşanan sert dalgalanmalar ve bazı fonların temerrüte düşmesi, kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmıştı. Özellikle yüksek getiri vaadiyle toplanan fonların ekonomi kurumlarının denetiminden geçmediği yönündeki iddialar, muhalefet partileri tarafından sıkça gündeme getiriliyor. YENİ Parti, kuruluşundan bu yana ekonomik düzenin şeffaflaştırılması ve denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi çağrısında bulunuyor.
Kaynaklar: Cumhuriyet, Vikipedi