AYM’DEN ÖZGÜR ÖZEL KARARI: FUAT OKTAY’A ÖDENEN TAZMİNATTA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İHLALİ
Anayasa Mahkemesi, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a manevi tazminat ödemesine hükmeden yerel mahkeme kararında ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkeme, Özel’e 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine ve yeniden yargılama yapılması için kararın Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine hükmetti.
ANKARA – Anayasa Mahkemesi (AYM)[3], Yeni Parti[1] Genel Başkanı Özgür Özel’in[2] 14 ve 15 Ekim 2020 tarihlerinde TBMM’de[4] yaptığı basın toplantısında dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a[5] yönelik sözleri nedeniyle ödemeye mahkûm edildiği manevi tazminata ilişkin başvuruyu karara bağladı. Yüksek Mahkeme, ifade özgürlüğünün[7] ihlal edildiğine hükmetti.
Oktay’ın Geçmişine İlişkin İddialar
Özel, söz konusu basın toplantısında Oktay’ın geçmiş yıllarda Türk Telekom’da yönetim kurulu üyeliği ve YİMPAŞ Holding’e[6] bağlı YİMPAŞ Yozgat İhtiyaç Maddeleri Pazarlama ve Ticaret AŞ’de üst düzey yöneticilik yaptığını anımsatarak, “YİMPAŞ’ta suç işlediniz. Şansınıza iktidar oldunuz örtbas oldu, kurtuldunuz. Ama gün gelir onun da hesabı sorulur. Türk Telekom’da suç işlediniz. Hepimizin vergilerini Hariri ailesine peşkeş çektiniz. Gün gelir hesabı sorulur” ifadelerini kullanmıştı.
Özel’in bu sözleri üzerine Oktay, 150 bin TL tutarlı manevi tazminat davası açmış, Bölge Adliye Mahkemesi Özel’in Oktay’a 10 bin TL manevi tazminat ödemesine hükmetmişti. Özel, karar üzerine ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı.
AYM: İfade Özgürlüğü İhlal Edildi
Anayasa Mahkemesi kararında, Özel’in ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ve Özel’e 50 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Yüksek Mahkeme, kararın bir örneğinin ihlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılması amacıyla Ankara 25. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine de karar verdi.
Siyasetçi Kamusal Denetime Açıktır
AYM’nin kararının gerekçesinde, siyasetçilerin kamusal denetime açık olduğu vurgulandı. Gerekçede şunlar kaydedildi: “Başvurucu; alaycı, sert, abartılı hatta muhatabı açısından rahatsız edici olduğu kabul edilebilecek ifadeler eşliğinde kamu menfaatine ilişkin bir meselede bazı olgusal isnatlarda bulunmuştur. Buna ilişkin cevap dilekçesinde bazı deliller sunduğu da açıktır. Buna karşın ilk derece mahkemesi, bunları değerlendirmeye almamış, istinaf makamı ise iddiaların ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilemeyeceği kanaatine varmıştır. Oysa bir siyasetçi, siyasi arenaya çıkarak kamusal alandaki bütün eylemlerini, geçmiştekiler de dahil olmak üzere, kamunun gözlemine ve denetimine sunmayı göze almış kimsedir. Nitekim davasının bir zamanlar yönetim kurulunda yer aldığı anlaşılan bir şirketin bazı yolsuzluklara karıştığı yönünde çeşitli iddiaların olduğu, buna yönelik çeşitli yayın organlarınca yapılan haberlerin bulunduğu yönündeki başvurucunun savunmalarının yargı mercilerince değerlendirilmediği de dikkate alındığında, başvurucunun açıklamalarının sebepsiz ve tümüyle keyfi ve kişisel bir saldırı oluşturduğunu kabul etmek mümkün görünmemektedir. Başvurucunun ifade özgürlüğü ile davacının şeref ve itibarının korunması hakkı arasında adil bir denge kurulduğundan bahsedilemeyeceği değerlendirilmiştir. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26’ncı maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”
Arka Plan: YİMPAŞ ve Türk Telekom Tartışmaları
YİMPAŞ Holding, 1990’lı yıllarda “yeşil sermaye” olarak anılan şirketler grubunun önde gelenlerinden biriydi. Holding, 2000’li yılların başında binlerce küçük yatırımcıdan topladığı paralarla büyümüş, ardından ödeme güçlüğüne düşerek tasfiye sürecine girmişti. YİMPAŞ mağdurları, yıllarca birikimlerini geri alabilmek için hukuki mücadele yürütmüştü.
Türk Telekom’un 2005 yılındaki özelleştirilmesi kapsamında şirketin yüzde 55 hissesi Suudi Arabistan merkezli Oger Telecom’a satılmıştı. Oger Telecom’un ortakları arasında Lübnanlı Hariri ailesinin de bulunması, dönemin muhalefeti tarafından sıkça eleştirilmiş ve “kamu varlıklarının peşkeş çekilmesi” iddialarına konu olmuştu.
Fuat Oktay, 2018-2023 yılları arasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapmış, öncesinde Türk Telekom’da yönetim kurulu üyeliği ve YİMPAŞ bünyesindeki şirketlerde üst düzey yöneticilik görevlerinde bulunmuştu.
Kararın Siyasi Yansımaları
AYM’nin kararı, Türkiye’de ifade özgürlüğü ve siyasetçilerin birbirlerine yönelik eleştirilerinin sınırları açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Yüksek Mahkeme, siyasetçilerin geçmiş görevlerine ilişkin eleştirilerin, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve bu tür eleştirilerin tazminat yoluyla cezalandırılmasının ifade özgürlüğünü ihlal edebileceğini ortaya koydu. Karar, kamuoyunda ve siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Kaynaklar: Anayasa Mahkemesi kararı, Resmî Gazete, NTV, Sözcü, Cumhuriyet, T24, Diken, Artı Gerçek, Gazete Oksijen, Hürriyet, Sabah, Vikipedi.