AKP Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, Meclis’in seçim yenileme kararı alması durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir dönem daha aday olabileceğini söyledi. Yavuz, “Çok net söylüyorum, bu bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor” dedi.
20 Eylül 2026’da AKP[1] Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz[2], Ağrı’da düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Buluşmaları” etkinliği kapsamında yaptığı açıklamada, Meclis’in[3] seçim yenileme kararı alması hâlinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın[4] bir dönem daha aday olabileceğini, bu öne almanın altı ay veya bir yıl olmasının gerekmediğini, “bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor” sözleriyle dile getirdi. Yavuz, AKP’nin Meclis’in seçim yenileme kararı almasını arzu ettiğini belirterek, bu yönde 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç duyulduğunu ancak “acelelerinin olmadığını” söyledi.
Arka Plan
Yavuz’un açıklaması, Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinin zamanlaması ve adaylık koşullarına ilişkin uzun süredir tartışılan bir hukuki meseleyi yeniden gündeme getirdi. 2017 anayasa değişikliğiyle kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde cumhurbaşkanının görev süresi beş yıl olarak belirlendi ve bir kişi en fazla iki kez cumhurbaşkanı seçilebiliyor. Recep Tayyip Erdoğan, 2014’te ilk kez cumhurbaşkanı seçildi ve 2018 ile 2023 seçimlerini kazanarak iki dönem görev yaptı. Bu durumda, mevcut anayasal düzenlemeye göre 2028’de yapılacak seçimde aday olamaması gerekiyor.
Ancak AKP’nin hukukçuları, Meclis’in “seçim yenileme kararı” alması hâlinde Erdoğan’ın yeniden aday olabileceği yorumunu savunuyor. Bu yoruma göre, normal takvimde yapılan bir seçimde Erdoğan’ın görev süresi dolmuş sayılacağı için adaylığı mümkün olmayacak, ancak Meclis’in iradesiyle alınan bir erken seçim kararı, “yeni bir seçim süreci” başlatarak Erdoğan’ın adaylık hakkını “sıfırlayacak”. Yavuz’un “bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor” sözü, bu hukuki kurgunun ne kadar dar bir zaman aralığında dahi işletilebileceğini gösteriyor.
Yavuz’un konuşmasında dikkat çeken bir diğer nokta, 360 milletvekili oyuna yapılan vurgudur. Meclis’te seçim yenileme kararı alınabilmesi için 360 milletvekilinin oyu gerekiyor. AKP ve MHP’nin[5] 2023 seçimlerinin ardından Meclis’teki sandalye sayısı yaklaşık 320 civarında. Bu durumda, söz konusu kararın alınabilmesi için muhalefet partilerinden en az 40 milletvekilinin desteğine ihtiyaç duyuluyor. Yavuz’un “acelemiz yok” sözü, bu desteğin sağlanması için uygun siyasi koşulların beklenmesi gerektiğine işaret ediyor.
Muhalif Perspektif
Muhalefet ve eleştirel çevreler, Ali İhsan Yavuz’un açıklamalarını demokratik teamüller ve anayasal denge açısından ağır biçimde eleştiriyor. Muhalif yorumculara göre Yavuz’un “bir hafta bile olsa maksat hasıl oluyor” sözü, anayasanın cumhurbaşkanlığı görev süresine ilişkin sınırlamasını teknik bir manevrayla delmenin açık bir itirafıdır. Bu yaklaşım, anayasal normların özünün değil, lafzının önemli görüldüğü bir hukuk anlayışını yansıtıyor. Muhalefet, seçimin bir hafta öne alınmasının fiilî olarak hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini, dolayısıyla bu formülün hukuken savunulabilir bir temelinin bulunmadığını savunuyor.
Ali İhsan Yavuz’un 2019 İstanbul seçimlerine ilişkin sicili, muhalefetin bu konudaki güvensizliğini derinleştiriyor. 31 Mart 2019’da yapılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini CHP[6] adayı Ekrem İmamoğlu’nun[7] kazanmasının ardından AKP, “geçersiz oy oranlarının yüksekliği” ve “usulsüzlük” iddialarıyla Yüksek Seçim Kurulu’na itiraz etmiş, Yavuz bu sürecin en görünür yüzü olmuştu. YSK[8], önce oyların tamamının yeniden sayılmasına karar vermiş, bu sayımdan da sonuç değişmeyince bu kez İstanbul seçimlerinin tamamen iptal edilip yenilenmesine hükmetmişti. 23 Haziran 2019’da yapılan yenileme seçimini de İmamoğlu kazanmıştı. Muhalefet, Yavuz’un o dönemde ortaya attığı “hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu” sözünü, kanıt sunulmadan seçim sonuçlarına müdahale edilmesinin sembolü olarak görüyor.
Muhalif perspektife göre Yavuz’un bugünkü açıklaması, o dönemdeki yaklaşımın bir devamı niteliğinde: Seçimlerin sonucu ve takvimi, iktidarın siyasi çıkarı doğrultusunda şekillendirilecek bir alan olarak görülüyor. “Seçim yenileme” kavramının Erdoğan’ın adaylık hakkını “sıfırlamak” için bir araç olarak kullanılması, seçimlerin ve anayasal kurumların araçsallaştırılmasının son örneği olarak değerlendiriliyor. Muhalefet ayrıca, 360 milletvekili oyu gerektiren bu planın muhalefet partilerinden destek arayışını da içerdiğini, bunun da siyasi pazarlıklar ve kaynak transferi gibi yollarla sağlanmaya çalışılabileceğini belirtiyor.
Kaynaklar
Habertürk
Gazete Oksijen
STAR
Cumhuriyet
KARAR
Artı Gerçek
Vikipedi