Ekrem İmamoğlu

İBB Davasının 11. Celsesinde Silivri’de Yaşananlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında açılan ve aralarında İBB Başkanı ile CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 107 tutuklu sanığın yargılandığı, toplam 402 sanıklı dava bugün Silivri’de 11. celsesiyle devam etti. Duruşma, bir önceki gün sahte basın kartıyla salona giren kişinin gözaltına alınmasının ardından artırılan güvenlik önlemleriyle başladı. Sabah saatlerinden itibaren hem sanık yakınlarının hem de siyasetçilerin yoğun ilgisi dikkat çekti.

Duruşma öncesinde Jandarma, basın mensuplarının turkuaz basın kartlarını QR kodlarıyla doğrulayarak salona girişleri kontrol etti. Bu uygulama, dün sahte basın kartıyla çekim yaptığı tespit edilen kişinin gözaltına alınmasının ardından alınan yeni bir tedbirdi. Aynı saatlerde Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş da geçirdiği kazaya bağlı kırıklar nedeniyle yürüteçle duruşma salonuna geldi.

Mahkeme başladıktan sonra avukat Kazım Yiğit Akalın, bazı siyasetçi ve basın mensuplarının salona alınmadığı iddialarını gündeme getirdi. Mahkeme başkanı, böyle bir talimatlarının olmadığını, yalnızca tutanak tutulduğunu belirtti. Ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, hakim ve savcının çapraz sorgusu için yeniden kürsüye çıktı. Çalık, etkin pişmanlıktan yararlanıp daha sonra yeniden tutuklanan iş insanı Adem Soytekin’i 2014’ten beri tanıdığını, ancak profesyonel bir çıkar ilişkisi olmadığını söyledi.

Bu sorgunun ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak Çalık’a sorular yöneltti. İmamoğlu, Çalık’ın Beylikdüzü Belediye Başkan adaylığı sürecini anlatarak kendisine hiçbir zaman kadro, ihale veya çıkar ilişkisi yönünde telkinde bulunmadığını vurguladı. Konuşmasının sonunda Adalet Bakanı Akın Gürlek’in geçmişte söylediği “ders notu satıyordum” ifadesine gönderme yaparak davanın siyasi baskı altında yürütüldüğünü ima eden açıklamalarda bulundu.

Öğle arasından sonra Çalık’ın avukatları savunmalarına başladı. Avukat Fatih Selami Mahmutoğlu, iddianamenin karmaşık olduğunu, somut deliller içermediğini ve HTS kayıtlarının tek başına suçlama konusu yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirtti. Avukat Ali Mesut Seçkin ise Çalık’ın suçlandığı yedi eylemin beşinde ifadesinin bile alınmadığını, iddianamenin “kopyala-yapıştır” niteliğinde olduğunu söyleyerek tahliye talep etti. Avukat Cihan Ünal ise Çalık’ın kanser tedavisi gördüğünü, dün yaptığı uzun savunmanın ardından gece hastaneye kaldırıldığını açıkladı.

Öğleden sonra duruşmada Murat Keleş’in savunmasına geçildi. Keleş, iddianamede yalnızca bir eylemde suçlandığını, iş insanları Ahmet ve İsmail Sari’nin İBB’den ihale almak için rüşvet verdiği iddiasında kendisine aracılık rolü atfedildiğini belirtti. Ayrıca yardım kartlarının nakde çevrilmesi sürecine dahil olduğu iddiaları da gündeme getirildi.

Günün ilerleyen saatlerinde mahkeme başkanı, gelecek hafta Pazartesi’den Perşembe’ye kadar savunmaların süreceğini, Perşembe günü tutukluluk incelemesi yapılacağını ve 6 Mayıs’ta da yeni bir inceleme planlandığını açıkladı. Avukatlar, ilk tahliyelerin gelecek hafta açıklanabileceğini belirtti.

Bu sırada dün sahte basın kartıyla salona giren kişinin, “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edildiği öğrenildi.

Silivri’deki 11. celse, hem güvenlik önlemlerinin artırılması hem de sanıkların savunmalarında ortaya çıkan yeni iddialar nedeniyle oldukça hareketli geçti. Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu, avukatların iddianameye yönelik sert eleştirileri ve Ekrem İmamoğlu’nun siyasi göndermeler içeren açıklamaları duruşmanın öne çıkan başlıkları oldu. Mahkeme, gelecek hafta yapılacak tutukluluk incelemeleriyle davanın seyrini etkileyebilecek kritik bir aşamaya hazırlanıyor. Tüm bu gelişmeler, davanın hem hukuki hem de siyasi açıdan Türkiye gündemindeki önemini koruduğunu gösteriyor.

Kaynak: Cumhuriyet, Engin Deniz İpek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir