PENTAGON İLE OPENAI ARASINDAKİ 200 MİLYON DOLARLIK SÖZLEŞMENİN GİZLİ DETAYLARI ORTAYA ÇIKTI: “ASGARİ RET ORANI” TARTIŞMASI
ABD Savunma Bakanlığı ile OpenAI arasında Mart 2026’da imzalanan 200 milyon dolarlık sözleşmenin ayrıntıları, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında yürütülen hukuki süreç sonucunda ortaya çıktı. Sızdırılan resmî kayıtlara göre ordu, askerî operasyonlarda verilen emirlere direnç göstermeyen ve ret mekanizması budanmış özel modeller talep etti. Sözleşmenin “P00003” kodlu güncellenmiş sürümünde, ulusal güvenlik operasyonları için kurgulanan sistemlerin emirlere karşı “asgari ret oranlarına” sahip olması gerektiği belirtiliyor. OpenAI, böyle bir maddeyi hiçbir zaman onaylamadığını savunurken, Adalet Bakanlığı avukatının belgenin imzalanmış nihai sözleşme olduğu yönündeki teyidi basına yansımasının ardından geri çekildi.
3 Ekim 2026, Washington – ABD[1] Savunma Bakanlığı (Pentagon) ile yapay zeka şirketi OpenAI[2] arasında 2026 Mart ayında imzalanan 200 milyon dolarlık dev sözleşmenin perde arkası, sızdırılan gizli belgelerle aydınlandı. Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında yürütülen hukuki süreç sonucunda ulaşılan resmî kayıtlar, ordu yönetiminin askerî operasyonlar sırasında yöneltilen emirleri geri çevirme olasılığı neredeyse sıfır olan özel bir yapay zeka modeli geliştirmesini talep ettiğini gösteriyor.
Sözleşmede “Asgari Ret Oranı” İfadesi Dikkat Çekti
Elde edilen belgelerdeki çarpıcı detaylar, tarafların üzerinde uzlaştığı metnin “P00003” kodlu güncellenmiş sürümünde kendisini belli ediyor. Söz konusu sözleşme evrakında, “OpenAI Mission Models” şeklinde tanımlanan ve doğrudan ulusal güvenlik operasyonları için kurgulanan sistemlerin emirlere karşı “minimum ret oranlarına” sahip olması gerektiği açıkça belirtiliyor. Bu kapsamlı çalışma planı; geliştirilen algoritmaların orduya ait çetin güvenlik problemleri üzerinde test edilmesini, kapsamlı biçimde değerlendirilmesini ve görev odaklı kabiliyetlerinin artırılmasını kapsıyor.
Dört Dev Teknoloji Şirketi Ordu İçin Yarışa Girdi
Pentagon’a sunulacak sistemlerle ilgili tartışmalar alevlenirken, OpenAI tarafının Amerikan ordusuyla kurduğu bağlar her geçen gün daha da derinleşiyor. Yapay zeka sektörünün öncü isimleri OpenAI, Google, Anthropic ve xAI; 2025 yılında bakanlık ile her bir şirket için 200 milyon dolara varan devasa anlaşmalar imzalayarak askerî prototipler[3] üretmek üzere sahaya indi. Geliştirilen bu yeni nesil algoritmaların lojistik ikmal zincirlerinden istihbarat analizlerine, kritik karar alma aşamalarından operasyonel harekât planlamalarına kadar pek çok askerî alanda aktif biçimde kullanılması hedefleniyor.
OpenAI İddiaları Yalanladı ve Eski Taslağı İşaret Etti
Sözleşme metninde geçen bu kritik ifadenin nihai belgede yer alıp almadığı konusunda ise taraflardan çelişkili açıklamalar geliyor. Şirket adına konuşan OpenAI sözcüsü Nate Evans, böylesi bir şartı kesinlikle kabul etmediklerini vurgulayarak, “Bu yöndeki bir sözleşme maddesi tarafımızca hiçbir zaman onaylanmadı” açıklamasını paylaştı. Gündeme gelen ifadenin bakanlığın hazırladığı daha eski bir taslakta yer aldığını, kendi itirazları sonucunda metinden çıkarıldığını ve yürürlükteki anlaşmada bulunmadığını savunuyor. Savunma yetkilileri de benzer şekilde mevcut sözleşmede böyle bir bağlayıcı kuralın kalmadığını dile getiriyor.
Adalet Bakanlığı Avukatının Verdiği Onay Geri Çekildi
Tarafların bu yalanlamalarına karşın, bilgi edinme talebiyle kamuoyuna yansıyan evrakın elde ediliş serüveni kafalardaki soru işaretlerini büyütüyor. Yapılan resmî başvuruda taslak metinler değil, yalnızca imzalanmış ve resmiyet kazanmış anlaşmalar talep edildi. Yayımlanan P00003 numaralı belgenin üzerinde de herhangi bir taslak ibaresi yer almıyor. Üstelik davada savunma makamını temsil eden ABD Adalet Bakanlığı avukatı, başlangıçta belgenin imzalanmış ve yürürlüğe girmiş nihai sözleşme olduğunu doğruladı; ancak konunun basına yansımasının ardından bu teyit hızla geri çekildi ve kurumun inceleme için zamana ihtiyaç duyduğu duyuruldu.
Gizli Askerî Ağlar İçin Üç Kırmızı Çizgi Çekildi
Yaşanan büyük kriz, tarafların şubat ayında gelişmiş yapay zeka modellerinin gizli askerî ağlarda çalıştırılmasına imkân tanıyan mutabakatın hemen peşinden patlak verdi. OpenAI, orduyla yürüttüğü bu yakınlaşmada taviz vermeyeceği üç temel sınır belirlediğini kamuoyuna ilan etti. Şirket; ürettiği teknolojinin kitlesel yurt dışı gözetiminde kesinlikle kullanılmayacağını, otonom[4] silah sistemlerine doğrudan komuta etmeyeceğini ve insan onayı gerektiren hayati kararları bağımsız olarak alamayacağını duyurdu. Teknoloji devi ayrıca sistemlerin güvenlik duvarları tamamen kaldırılarak teslim edilmeyeceğini kararlılıkla savunuyor.
Güvenlik Yetkili Personel Bulut Sistemini Kontrol Edecek
Şirketin çizdiği operasyonel çerçeveye göre orduya sunulan modeller bulut altyapısı üzerinden hizmet veriyor ve temel güvenlik mekanizmaları her an devrede tutuluyor. Özel güvenlik yetkisine sahip OpenAI personelinin askerî kullanım süreçlerinde fiilen görev alması planlanıyor. Yetkililer, kurulan bu denetim ağı sayesinde belirlenen etik sınırların aşılıp aşılmadığını bağımsız biçimde gözlemleyebileceklerini aktarıyor. Sızan gizli belgeler ise teknoloji devleri ile ordu arasındaki temasın sıradan bir ticari ürün tedarikinden çok öteye geçtiğini, ulusal güvenlik stratejilerinin şekillendiği karşılıklı bir askerî dönüşüm sürecine evrildiğini kanıtlıyor.
Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamında yürütülen hukuki süreç sonucunda elde edilen resmî kayıtlar, “P00003” kodlu sözleşme belgesi, OpenAI sözcüsü Nate Evans’ın açıklaması, ABD Savunma Bakanlığı yetkililerinin açıklamaları, ABD Adalet Bakanlığı avukatının beyanı ve uluslararası basın arşivleri.