İMAMOĞLU’NUN TUTUKLU AVUKATI MEHMET PEHLİVAN KANDIRA F TİPİ CEZAEVİ’NE SEVK EDİLDİ: “BU EZİYETTİR, ZULÜMDÜR”
Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, 3 Ekim’de Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan Kandıra F Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. Pehlivan, “Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu?” diyerek tepki gösterdi. İstanbul eski Baro Başkanı ve İstanbul Barosu Başkanlığı adayı Prof. Dr. Ümit Kocasakal, Pehlivan’ı ziyaret ederek “Hukuksuzluğun da zulmün de rutini olmaz” dedi.
4 Ekim 2026, İstanbul – Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun[1] tutuklu avukatı Mehmet Pehlivan, duruşmaları sürerken 3 Ekim 2026’da Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan Kandıra F Tipi Cezaevi’ne sevk edildi. Pehlivan’ın sevki, avukat meslek örgütleri ve barolardan gelen tepkilerle gündeme oturdu.
Pehlivan: “Kızımı Görmemi Engellemek, Canımı Acıtmak mı İstediniz?”
Sevkin ardından bir açıklama yapan Mehmet Pehlivan, uygulamaya sert tepki gösterdi. Pehlivan, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiği kızını görmesinin engellendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Sevk edilmeseydim, ayda yalnızca bir kez açık görüşte kavuşabildiğim kızımı görecektim. Sevkin özellikle gece yarısı, apar topar yapılmasının amacı bu muydu? Kızımı görmemi engellemek, canımı acıtmak mı istediniz? Merakınızı gidereyim: Vurduğunuz yer acıdı.”
Pehlivan, daha önce yaptığı açıklamada da sevkin “rutin bir uygulama” olarak sunulmasına karşı çıkarak, “İnsanları gece yarısı uykularından uyandırıp dakikalar içinde eşyalarını toplatarak yüzlerce kilometre uzağa götürmek ne zamandan beri rutin? Haftanın dört günü aralıksız devam eden duruşmaların tam ortasında, savunma hakkını fiilen kullanılamaz hale getirecek şekilde başka bir şehre sevk edilmek ne zamandan beri rutin? Adını doğru koyalım: Bu, rutin bir uygulama değil. Bu eziyettir, zulümdür” demişti.
Kocasakal: “Hukuksuzluğun da Zulmün de Rutini Olmaz”
İstanbul eski Baro[2] Başkanı ve 24-25 Ekim’de yapılacak olan İstanbul Barosu Başkanlığı seçimlerinde Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Avukat Prof. Dr. Ümit Kocasakal[3], Pehlivan’ı Kandıra F Tipi Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Kocasakal, şu ifadeleri kullandı:
Bir avukatı gece yarısı, haber vermeden, gerekçe göstermeden kilometrelerce uzağa nakletmenin adı ‘rutin işlem’ değildir. Hukuksuzluğun da zulmün de rutini olmaz. Meslektaşımız Av. Mehmet Pehlivan’ı ziyaret ettik. Morali güçlü, dayanışmanın farkında. Yarın da duruşmasında yanında olacağız. Hukuk devletinde her işlemin bir gerekçesi, her yetkinin bir sınırı vardır. Bu naklin hukuki ve insani gerekçesini Başsavcılık kamuoyuna açıklamak zorundadır. Bugün ‘rutin’ denilerek geçiştirilen her hukuksuzluğun yarın bir hukuki sorumluluğu vardır. Hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Hukuksuzluk kimseyi abat etmez; hesabı er ya da geç sorulur.
Kocasakal, paylaşımında “Gece yarısı gerekçesiz nakledilen Av. Mehmet Pehlivan’ı ziyaret ettik. Hukuksuzluğun rutini olmaz! Başsavcılık bu işlemin gerekçesini açıklamalıdır. Hiç kimse hukukun üzerinde değildir, hesabı sorulur” ifadelerine de yer verdi.
Avukat Meslek Örgütleri ve Barolardan Tepkiler
Pehlivan’ın sevki, avukat meslek örgütleri ve barolar tarafından da kınandı. İstanbul Barosu, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Mehmet Pehlivan’ın Kandıra’ya sevki eziyet yasağının ihlâlidir. Mesleki faaliyetlerinden üretilen isnatlarla İBB davasında tutuklu yargılanan üyemiz Av. Mehmet Pehlivan, gece saat 03.00 sularında, ailesine ve avukatlarına haber verilmeden Çorlu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Kandıra F Tipi Cezaevi’ne sevk edilmiştir. Silivri’de[4] duruşmaları devam eden meslektaşımızın, yargılandığı yerden yüzlerce kilometre uzağa gönderilmesi; duruşmalara katılımını eziyete çevirecek bir tutum olup, savunmaya hazırlanmasını ve avukatlarıyla etkili iletişim kurmasını güçleştireceği açıktır. Tutukluluğun yükünü ağırlaştıran bu uygulama kabul edilemez” denildi.
Baro ayrıca Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, “Adalet Bakanlığı, sevkin gerekçesini, neden gece saatlerinde gerçekleştirildiğini ve ailesi ile avukatlarına neden bilgi verilmediğini derhal açıklamalıdır. İstanbul Barosu olarak, üyemiz Av. Mehmet Pehlivan’a yönelik bu eziyete son verilmesini ve duruşmalarının görüldüğü Silivri’deki ceza infaz kurumuna derhal nakledilmesini talep ediyoruz” ifadelerine yer verdi.
Pehlivan Neden Tutuklu?
Mehmet Pehlivan, İmamoğlu’nun 19 Mart 2025’te tutuklanmasının ardından gözaltına alınmış, önce adlî kontrol şartıyla serbest bırakılmış, ancak 19 Haziran 2025’te “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Pehlivan, tutuklanmasının yegâne nedeninin “avukatlık mesleğinin gereği olan bağımsız savunma görevini ifa etmesi” olduğunu savunuyor. Tutukluluğu süresince Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde “kuyu tipi” olarak anılan hücrelerde ağır tecrit koşullarında tutulduğunu ifade eden Pehlivan’ın tutukluluğu, İstanbul Barosu tarafından “istisnai bir tedbir olması gereken tutuklamanın, savunmayı cezalandırma ve sindirme aracına dönüştürüldüğünün en net göstergesi” olarak değerlendirilmişti.
Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Mehmet Pehlivan’ın yazılı açıklaması, Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ın sosyal medya paylaşımı (@umitkocasakal_, 4 Ekim 2026), İstanbul Barosu’nun yazılı açıklaması, avukat meslek örgütlerinin açıklamaları, Gazete Oksijen, Cumhuriyet, Evrensel, Samanyolu Haber, Artı Gerçek, KARAR, BBC Türkçe, Independent Türkçe, T24 ve uluslararası hukuk örgütlerinin ortak açıklaması.