İran’da devam eden savaş, küresel enerji güvenliği ve ekonomik istikrar açısından uzun vadeli riskleri artırırken, finansal piyasalarda beklenenin aksine farklı bir yönelim ortaya çıktı. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerinin yeniden güçlenmesi, yatırımcıların geleneksel güvenli limanlar olan altın ve gümüşten uzaklaşarak likiditeye ve daha yüksek getirili varlıklara yönelmesine neden oldu. Bu durum, jeopolitik gerilimlerin genellikle tetiklediği güvenli liman talebinin bu kez zayıf kalmasıyla dikkat çekti.
Altın fiyatları ocak ayı sonunda 5.602 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmış, mart başında da yükseliş eğilimini sürdürmüştü. Ancak bu tarihten sonra yaklaşık yüzde 25’lik sert bir düşüşle 4.100 dolar seviyesine kadar geriledi. Bu geri çekilme, 2025 yılında merkez bankalarının yoğun rezerv alımları ve ekonomik belirsizliklerin etkisiyle yüzde 60’tan fazla değer kazanan altının güçlü performansının ardından keskin bir düzeltmeye işaret etti.
2026’daki düşüşte özellikle vadeli işlemler ve borsada işlem gören fonlardaki kaldıraçlı pozisyonların hızla çözülmesi etkili oldu. Yükselen ABD Hazine tahvili getirileri ve güçlenen dolar, kıymetli metaller üzerinde baskı yarattı. Petrol fiyatlarının artmasıyla enflasyon beklentilerinin yükselmesi, piyasaların faiz indirimi beklentilerini azaltırken ek sıkılaşma ihtimallerini gündeme taşıdı. Bu gelişmeler, getiri sağlamayan altını elde tutmanın maliyetini artırdı ve uluslararası yatırımcılar için altını daha pahalı hale getirdi.
Piyasalarda beklenen güvenli liman talebi yerine, kaldıraçlı yatırımcıların teminat tamamlama çağrılarıyla karşı karşıya kalması sonucu likiditeye yönelim hızlandı. Bu süreç, metallerde son yılların en sert düzeltmelerinden birine dönüştü. Altının hareketlerini genellikle daha sert yansıtan gümüş de benzer bir seyir izledi. Gri metal, 29 Ocak’ta 121 dolar ile zirveye ulaştıktan sonra yaklaşık yüzde 50 düşüşle 61 dolara kadar geriledi ve hâlen 70 dolar seviyesinde işlem görüyor. 2025’te güneş panelleri, elektronik ve elektrikli araç sektörlerinden gelen güçlü talep sayesinde yüzde 145 yükselen gümüş, 2026’da güçlü dolar ve yüksek getirilerin baskısı altında kaldı.
İran savaşının küresel enerji piyasaları ve enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri, yatırımcı davranışlarını geleneksel kalıpların dışına itti. Jeopolitik risk dönemlerinde genellikle artan altın ve gümüş talebi, bu kez yükselen faiz beklentileri, güçlü dolar ve kaldıraçlı pozisyonların çözülmesi nedeniyle zayıfladı. Altın ve gümüşte yaşanan sert düşüşler, piyasalarda “likiditeye kaçış” eğiliminin belirginleştiğini gösterirken, özellikle gümüşte sanayi kaynaklı talebin uzun vadede fiyatları desteklemeye devam edebileceği değerlendiriliyor.
Kaynaklar: Cumhuriyet, Ekonomim, Euronews