Bolu Belediyesi’ne yönelik 28 Şubat 2026’da başlatılan “irtikap” soruşturması kapsamında gözaltına alınan Belediye Meclisi üyesi Cihan Tutal, Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve BolSev Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sarıyıldız, ilk olarak nöbetçi mahkeme tarafından adlî kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Ancak Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın karara yaptığı itiraz sonrası üç isim yeniden gözaltına alınarak 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı. Süreç, yargı makamları arasındaki farklı değerlendirmeleri ve soruşturmanın seyrini tartışma konusu haline getirirken, tutuklu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise savunmasında hesap hareketlerinde herhangi bir şüphe bulunmadığını belirtti.
Olayın merkezi, 5 Nisan 2026 günü Bolu Belediyesi ve şüphelilerin ev, iş yeri ile araçlarında gerçekleştirilen jandarma operasyonu oldu. Daha önce adlî kontrolle serbest bırakılan Tutal, Ayhan ve Sarıyıldız, sabah saatlerinde gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, üç şüpheliyi adlî kontrolle serbest bıraktı. Ancak savcılığın itirazı üzerine üç isim yeniden gözaltına alındı ve 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nce tutuklandı.
Soruşturma, 28 Şubat 2026’da Bolu Belediyesi’ne düzenlenen operasyonla başlamıştı. Operasyonda, aralarında CHP’li Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can’ın da bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Belediye yönetiminin zincir marketleri, belediyeye bağlı bir şirketle reklam sözleşmesi yapmaya zorladığı, reddedenlerin ise denetim ve yaptırımlara maruz kaldığı iddialarıyla başlatılan soruşturma kapsamında Özcan ve Can tutuklanırken, diğer şüpheliler adlî kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Savcılığın iddiasına göre, belediye yönetimi, kamu görevinin nüfuzunu kötüye kullanarak bazı marketleri anlaşmaya zorlamıştı. Tutuklu Belediye Başkanı Tanju Özcan ise suçlamaları reddederek, MASAK raporları dahil hiçbir hesap hareketinde şüpheli durum tespit edilmediğini savundu. Özcan, yürütülen faaliyetlerin burs, engellilere destek ve sosyal yardımlar için gerçekleştirildiğini belirtti.
Olayların kronolojisi, soruşturmanın ve yargı sürecinin hassasiyetini gözler önüne seriyor. 28 Şubat 2026’da başlatılan operasyon, 2 Mart’ta Özcan ve Can’ın tutuklanması ve Özcan’ın görevden uzaklaştırılması ile devam etti. 5 Nisan’da Tutal, Ayhan ve Sarıyıldız hakkında yeni gözaltı kararı verildi ve ardından nöbetçi mahkeme adlî kontrol kararı verdi. Savcılığın itirazı sonucu aynı gün üç şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Bolu’daki soruşturma, CHP’li belediyelere yönelik operasyonların bir halkası olarak değerlendiriliyor. İstanbul ve diğer şehirlerdeki belediye başkanlarının gözaltı ve tutuklanmaları, muhalefet tarafından “siyasi operasyon” olarak nitelendiriliyor. CHP yetkilileri, adlî kontrol kararına rağmen savcılık itirazıyla üç kişinin tutuklanmasını eleştirerek, hukuki süreçlerin tarafsız yürütülmediği yönünde açıklamalar yaptı.
Soruşturmanın bu aşamasında, bir mahkemenin serbest bırakma kararı ile savcılığın tutuklama talebinin aynı gün içinde uygulanması, yargı sürecindeki farklı yorumları ve soruşturmanın hassasiyetini bir kez daha ortaya koydu. Tutuklu Belediye Başkanı Özcan’ın “Menfaat sağlanan kim?” sorusu, sürecin en çok merak edilen boyutu olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar: Sputnik Türkiye, Euronews, Sabah, Milliyet, Gazete Oksijen, BBC Türkçe, Ensonhaber, Evrensel, Takvim, Diken, Hürriyet (Şubat-Nisan 2026).