İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen ancak Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilen Meslek Fabrikası için verilen iki haftalık tahliye süresi 6 Nisan 2026 sabahı sona erdi. Polis ekipleri tarafından binaya giriş ve çıkışlar kapatılırken, yurt dışından dönen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, vatandaşlarla birlikte fabrika önünde nöbet tutmaya başladı. Tugay’ın gece boyunca alanda kalacağı öğrenildi.
İzmir’de, tarihi Tuzakoğlu Fabrikası binasında hizmet veren Meslek Fabrikası (Konak ilçesi, Alsancak bölgesi).
6 Nisan 2026 sabahı, İzmir’in simge yapılarından biri haline gelen ve on binlerce gence istihdam kapısı olan Meslek Fabrikası’nda kritik bir gelişme yaşandı. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyet talebiyle ilgili yasal süreç devam ederken, belediyeye binayı tahliye etmesi için verilen iki haftalık süre sabah saatlerinde doldu. Sürenin sona ermesinin ardından, sabahın erken saatlerinde polis ekipleri tarafından binaya giriş ve çıkışlar kapatıldı.
Edinilen bilgilere göre, operasyon saat 05.00 sularında yüzlerce polisin katılımıyla gerçekleştirildi. Belediye yetkililerine herhangi bir ön tebligat yapılmaksızın başlatılan tespit çalışmaları kapsamında, binadaki teknik eğitim malzemelerinin uzman personel beklenmeksizin sökülmeye başlanması tepkilere neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi hukukçuları, mahkeme süreci devam eden bir mülk için yapılan bu operasyonun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek duruma itiraz etti.
Operasyonun gerçekleştiği sırada Dünya Sağlık Örgütü’nün zirvesine katılmak üzere Fransa’nın Lyon kentinde bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, gelişmeler üzerine yurt dışı programını yarıda keserek Türkiye’ye dönüş yaptı. Başkan Tugay, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, mülkiyeti İzmir halkına ait olan bir binanın güç gösterisiyle gasp edilmeye çalışıldığını vurguladı.
Tugay, binanın tarihsel sürecine dair dört temel gerçeği kamuoyuyla paylaştı: Binanın herhangi bir vakıf tarafından değil, özel girişimcilerce un fabrikası olarak inşa edildiği; 1926 yılında Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılarak yerel yönetime devredildiği; 2007 yılında belediyenin 1,6 milyon TL ödeyerek “vakıf şerhini” tamamen kaldırdığı; 2017 yılında büyük bütçeli bir restorasyonla İzmir halkının hizmetine sunulduğu.
Operasyonun ardından bölgeye giden Başkan Tugay, vatandaşlarla birlikte Meslek Fabrikası önünde nöbet tutmaya başladı. “CHP’li belediyeler ‘yabancı belediye’ muamelesi görüyorlar. Buradan atılana kadar 24 saat buradayım. Direnebileceğimiz kadar direneceğiz” açıklamasını yapan Tugay’ın gece boyunca alanda kalacağı öğrenildi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır da olayın ardından bölgeye gelerek yaşananları “akıl tutulması” olarak değerlendirdi. Belediye ekiplerinin ve halkın binayı terk etmeyeceğini belirten Yıldır, hukuki süreç olumlu sonuçlanana kadar mücadele edeceklerini duyurdu.
ARKA PLAN
Meslek Fabrikası, yalnızca tarihi bir yapı değil, İzmir’in sosyal kalkınma motorlarından biri haline gelmişti. Kurulduğu günden bu yana 145 binin üzerinde kursiyere 35 alan ve 215 branşta eğitim veren merkez, özellikle genç işsizliği ile mücadelede kritik bir rol üstleniyordu. Belediye tarafından 17 milyon TL’lik dev bir bütçeyle restore edilen bina, atıl durumdan kurtarılarak bir üretim merkezine dönüştürülmüştü.
Binanın geçmişi, kentin kurtuluş mücadelesine kadar uzanıyor. 1908 yılında Tuzakoğlu Fabrikası olarak un fabrikası şeklinde inşa edilen yapı, 9 Eylül 1922’de İzmir’e giren Türk süvarilerine karşı ateş açılan nokta olmasıyla tarihi bir öneme sahiptir. O çatışmada şehit düşen dört Türk eri anısına binanın hemen yanında “Dokuz Eylül Şehitler Abidesi” yükselmektedir.
Mülkiyet sorunu ise 2025 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Tapu Kanunu’nun 30. maddesine dayanarak başlattığı tescil süreciyle ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, tapu iptal davası açarak yasal yollara başvurdu. Ancak dava süreci devam ederken, belediyeye binanın tahliyesi için iki haftalık süre verildi ve bu sürenin 6 Nisan 2026’da dolmasıyla birlikte polis operasyonu başlatıldı.
Başkan Tugay, daha önce yaptığı açıklamalarda, binanın herhangi bir vakıf malı olmadığını, aksine Cumhuriyet tarihi boyunca kamusal amaçlarla kullanıldığını defalarca dile getirmişti. 2007 yılında belediyenin “vakıf şerhini” kaldırmak için 1,6 milyon TL ödediğini hatırlatan Tugay, bu sürecin hukuka aykırı olduğunu savunuyor.
Yaşanan bu kriz, hukuk devleti ilkeleri ile idari tasarruflar arasındaki ince çizgiyi yeniden tartışmaya açarken, İzmir halkı ve belediye yönetimi, Atatürk’ün emaneti olan bu tarihi yapının yine halkın hizmetinde kalması için hukuki ve demokratik mücadelesini sürdürmekte kararlı görünüyor.
Kaynaklar: Cumhuriyet, RayHaber, Odatv, KARAR Gazetesi/Anka Haber Ajansı