İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ABD ile Pakistan arabuluculuğunda İslamabad’da başlayacak iki haftalık müzakere sürecini duyurdu. Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişine ilişkin protokolden yaptırımların kaldırılmasına, ABD güçlerinin bölgeden çekilmesinden tazminata kadar 10 maddelik bir plan hazırladı. Konsey, bu planın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bağlayıcı bir kararıyla güvence altına alınmasını talep etti.
TAHRAN, 8 Nisan (Sputnik/Reuters/Xinhua) – İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, ABD ile Pakistan’ın başkenti İslamabad’da iki haftalık bir müzakere sürecinin başlatılacağını duyurdu. Konsey tarafından yapılan yazılı açıklamada, İran’ın savaş alanında elde ettiği zaferin siyasi alanda da pekiştirilmesinin hedeflendiği belirtildi.
Açıklamada, onurlu İran halkının şunu bilmesi gerektiği vurgulandı: Evlatlarının mücadelesi ve sahadaki tarihi varlığı sayesinde, düşman bir aydan fazladır İran’ın ateşini ve şiddetli direnişini durdurmak için yalvarıyor. Ancak ülke yetkilileri, başından beri hedeflerin gerçekleştirilmesine kadar savaşın devam etmesini öngören bir karar nedeniyle, bu taleplerin tümünü reddetmişlerdir ve savaş, bugün kırkıncı gününe kadar devam etmiştir.
Konsey, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump tarafından sunulan süre uzatımlarını şimdiye kadar defalarca reddettiğini ve düşmanın belirlediği hiçbir süreye önem vermediğini sürekli olarak vurguladığını hatırlattı. Bugün büyük İran halkına, savaşın hedeflerinin çoğunun neredeyse gerçekleştirildiği ve cesur evlatların düşmanı tarihi bir çaresizliğe ve kalıcı bir yenilgiye sürüklediği müjdesinin verildiği ifade edildi.
Halkın tam oybirliğiyle desteklenen İran’ın tarihi kararı, büyük başarıları kalıcı hale getirmek ve İran’ın gücü ile egemenliğinin ve Direniş Ekseni’nin tanınmasına dayanan yeni güvenlik ve siyasi dengeleri bölgede tesis etmek için, gerekli olduğu sürece bu mücadeleye devam etmektir.
İran’ın 10 Maddelik Planı
Bu bağlamda, İslam Devrimi Lideri Saygıdeğer Ayetullah Seyyid Mücteba Hamaney’in (Allah onu korusun) talimatları doğrultusunda, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi’nin onayıyla ve İran ile Direniş Ekseni’nin savaş alanında üstünlüğü göz önünde bulundurularak, düşmanın tüm iddialarına rağmen tehditlerini yerine getirememesi ve İran halkının tüm meşru taleplerini resmen kabul etmesi üzerine, ayrıntıları tamamlamak üzere İslamabad’da müzakereler yapılması kararlaştırılmıştır.
İran, düşmandan gelen tüm önerileri reddederek 10 maddelik bir plan hazırladı ve bunu Pakistan aracılığıyla ABD tarafına sundu. Planında yer alan başlıklar şöyle sıralanıyor:
İran Silahlı Kuvvetleri ile koordineli olarak Hürmüz Boğazı’ndan düzenli geçişin sağlanması.
Direniş Ekseni’nin tüm bileşenlerine karşı savaşın sona erdirilmesi gerekliliği; bu, İsrail varlığının saldırganlığına karşı tarihi bir yenilgi anlamına gelmektedir.
ABD savaş güçlerinin bölgedeki tüm üslerinden ve konuşlanma noktalarından çekilmesi.
İran’ın kontrolünü garanti altına alan, Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş için bir protokolün oluşturulması.
Tahminlere göre İran’a tazminatların tam olarak ödenmesi.
Birincil ve ikincil tüm yaptırımların ve Güvenlik Konseyi kararlarının kaldırılması.
Yurtdışında dondurulmuş tüm İran paralarının ve varlıklarının serbest bırakılması.
Son olarak tüm bu maddelerin Güvenlik Konseyi tarafından çıkarılan bağlayıcı bir kararda sabitlenmesi. Bu kararın kabul edilmesi, mutabakatları bağlayıcı bir uluslararası hukuka dönüştürecek ve İran halkı için önemli bir diplomatik zafer teşkil edecektir.
Müzakere Süreci ve Takvim
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, İran’a, ABD tarafının görünürdeki tehditlerine rağmen bu ilkeleri müzakerelerin temeli olarak kabul ettiğini ve İran halkının iradesine boyun eğdiğini bildirdi. Buna bağlı olarak, en üst düzeyde İran’ın İslamabad’da ABD tarafıyla sadece bu ilkeler temelinde iki haftalık müzakerelere girmesi kararlaştırıldı.
İran Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Erakçi, saldırıların durması halinde İran Silahlı Kuvvetleri’nin savunma operasyonlarını sonlandıracağını ve iki hafta boyunca İran koordinasyonunda Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş sağlanacağını duyurmuştu. Ancak ateşkesin savaşın sonu anlamına gelmediği vurgulanmaktadır; zira İran, nihai müzakerelerde bu ilkelerin ayrıntılarının tamamlanmasından sonra savaşın sona ermesini kabul edecektir.
Amerikan tarafına karşı tam bir güvensizlik ortamında, bu müzakereler 10 Nisan Cuma günü İslamabad’da başlayacak. İran bu müzakereler için iki haftalık bir süre ayırdı; bu süre, tarafların mutabakatıyla uzatılabilecek. Bu süre zarfında tam bir ulusal birliğin korunması ve zafer kutlamalarının güçlü bir şekilde sürdürülmesi şarttır.
Konsey, bu müzakerelerin ulusal müzakereler olduğunu ve sahadaki mücadelenin devamı niteliği taşıdığını belirtti. Tüm halkın, seçkinlerin ve siyasi akımların, Devrim Lideri ve rejimin en üst düzey yetkililerinin gözetiminde yürütülen bu sürece güvenmesi, onu desteklemesi ve bölünmeye yol açacak her türlü açıklamadan kesinlikle kaçınması gereklidir.
Teyakkuz ve Olasılıklar
Açıklamanın sonunda, “Parmaklarımız tetikte ve düşmanın en ufak bir hatası bile kararlı ve güçlü bir yanıtla karşılanacaktır” ifadelerine yer verildi. Eğer düşmanın sahadaki teslimiyeti müzakerelerde belirleyici bir siyasi başarıya dönüşürse, bunun büyük bir tarihi zafer olarak kutlanacağı; aksi takdirde, İran halkının tüm talepleri yerine getirilene kadar omuz omuza savaşmaya devam edileceği vurgulandı.
Öte yandan, İran ile ABD arasında iki haftalık ateşkes ilan edilmesinin ardından küresel petrol fiyatlarında yüzde 13-17 oranında sert düşüşler yaşandı. Brent petrol yüzde 12,6 kayıpla 91,92 dolara, WTI petrol ise yüzde 16,6 düşüşle 94,10 dolara geriledi. Ateşkes ayrıca küresel piyasalarda rahatlama yaratırken, enerji hisseleri satış baskısı altında kaldı.
Kaynaklar: Cumhuriyet, Sputnik, Reuters, Xinhua, The Quint, Anadolu Ajansı, China.org.cn, 看看新闻网, Iran International, Ahram Online, Sharjah24