Ulaş Karasu

Karasu’dan asgarî ücrete adil rejim çağrısı

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Türkiye’de ekonomik kriz nedeniyle eriyen ve açıklandığı gün dahi açlık sınırının altında kalan asgari ücretin milyonlarca yurttaşı yoksulluğa mahkum ettiğini belirtti. Karasu, “Mesele, asgari ücrete yapılacak sınırlı bir artış tartışmasının çok ötesindedir; ihtiyaç duyulan şey, insan onuruna yaraşır yaşamı güvence altına alan köklü bir ücret politikası ve adil bir ücret rejimidir” dedi.

Türkiye, 2026 yılının Nisan ayında, alım gücünün hızla eridiği ve temel geçim koşullarının her geçen gün ağırlaştığı bir ekonomik tabloyla karşı karşıya. Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gereken asgari gıda harcaması tutarını ifade eden açlık sınırı, TÜRK-İŞ verilerine göre Mart 2026 itibarıyla 32 bin 793 TL’ye ulaşırken, yoksulluk sınırı ise 106 bin 817 TL olarak hesaplandı. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise aylık 42 bin 585 TL seviyesinde gerçekleşti. Bu veriler, 2026 yılı başında brüt 32 bin 956 TL, net 28 bin 75 TL 50 kuruş olarak belirlenen asgari ücretin, daha ilan edildiği Aralık 2025’te dahi dönemin açlık sınırı olan 31 bin 224 TL’nin altında kaldığını gözler önüne seriyor.

Ankara’da yaptığı değerlendirmede çalışma hayatına ilişkin verileri paylaşan Karasu, Türkiye’de 16 milyon 619 bin işçi bulunduğunu ve toplam istihdamın 32 milyon 158 bin seviyesinde olduğunu ifade etti. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre asgari ücret ve civarında çalışanların oranının yüzde 42’ye ulaştığını belirten Karasu, kayıt dışı çalışanlar ile asgari ücretin biraz altında veya üstünde gelir elde edenler dahil edildiğinde bu oranın yüzde 50’yi aştığını kaydetti. Karasu, “Yani, bugün Türkiye’de her iki çalışandan biri 28 bin TL ile yaşam mücadelesi veriyor” ifadelerini kullandı.

Ekonomik krizle birlikte yüksek enflasyon, vergi yükü ve kesintilerin ücretleri aşındırmaya devam ettiğini vurgulayan Karasu, asgari ücretin 28 bin TL olarak açıklandığı gün dahi açlık sınırının altında kaldığını hatırlattı. Yılın üçüncü ayında asgari ücretin 2 bin 819 TL daha eridiğini belirten Karasu, dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarının 32 bin 793 TL’ye, yoksulluk sınırının ise 106 bin 817 TL’ye ulaştığını ifade etti. Karasu, “Bugün Türkiye, öyle bir noktaya getirilmiştir ki insanlar çalıştıkça yoksullaşmakta, çalışmadığında daha az giderle yaşamaktadır. Bu akıl dışı, bu garabet, bu ucube düzeni AKP iktidarı kalıcılaştırmak için her şeyi yapmaktadır. Buradan açıkça soruyorum; 28 bin TL asgari ücret, bu ülkede neye yetecek? Hangi ihtiyacı karşılayacak? Bu sorunun cevabını bu ülkenin emekçileri değil, bu düzeni kuranlar vermek zorundadır” diye konuştu.

AKP iktidarının ekonomik politikalarını eleştiren Karasu, mevcut yapının yoksullaştırıcı etkiler yarattığını savundu. Karasu, “Yoksullukta ve sefalette tüm ülkeyi eşitlemeye yemin etmiş bir AKP iktidarı var. Bugün milyonlar geçim derdiyle, hayatını sürdürme mücadelesi vermektedir. Ortada bilinçli bir tercih var. Gerçekleri saklayan, toplumun aklıyla alay eden ve yoksulluğu yönetilebilir bir araç haline getiren bir AKP gerçeği ile karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı. Karasu, hükümetin ekonomik tabloyu düzeltmek yerine krizi görünmez kılmaya çalıştığını öne sürdü.

Karasu, asgari ücrete sınırlı artış tartışmalarının yeterli olmadığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

Mesele, asgari ücrete yapılacak sınırlı bir artış tartışmasının çok ötesindedir; ihtiyaç duyulan şey, insan onuruna yaraşır yaşamı güvence altına alan köklü bir ücret politikası ve adil bir ücret rejimidir. Asgari ücretin, toplumun genel ücreti haline gelmesi, emeği ucuzlatan ve milyonları yoksulluk sınırına hapseden bu düzenin en ağır sonucudur; artık bu yapının tasfiye edilmesi zorunludur.

Türkiye’de çalışan herkesin alım gücünü koruyan, temel ihtiyaçları karşılayabilecek bir gelire ulaşmasının hak olduğunu vurgulayan Karasu, emeğin hak ettiği değeri bulması gerektiğini ifade ederken, “Bu ülkede milyonların emeği; hayata tutunmaya çalışan bir kalabalık olarak görülmeyecek, üreten, yaratan ve geleceği kuran büyük bir toplumsal güç olarak hak ettiği ücret düzeyine mutlaka kavuşacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu kara düzene boyun eğmeyeceğiz. Bu düzenin parçası olmayacağız” dedi.

CHP’li Karasu’nun bu çıkışı, iktidarın 2026 yılı başında ilan ettiği asgari ücretin hemen ardından gelen ekonomik verilerin, muhalefetin endişelerinde ne kadar haklı olduğunu gösterdiği yorumlarına neden oldu. TÜRK-İŞ’in Mart ayı rakamları, yılın ilk çeyreğinde asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makasın giderek açıldığını ve temel gıda fiyatlarındaki artışın bekar bir çalışanın yaşama maliyetini asgari ücretin çok üzerine taşıdığını ortaya koydu. Bu tablo karşısında ana muhalefet partisinin, sadece rakamlar üzerinden değil, ücret politikasının tümden değişmesi gerektiği yönündeki çağrıları, önümüzdeki dönemde çalışma hayatına dair tartışmaların odağında yer alacak gibi görünüyor.

Kaynaklar: Cumhuriyet, TÜRK-İŞ, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Cumhuriyet, Evrensel, Haberton, indyTurk, Türk Diş Hekimleri Sendikası (TDS)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir