AKP Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığındaki MKYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, terörle mücadelenin tavizsiz süreceğini belirtti, İsrail’i “dini fanatizmle” hareket etmekle suçladı ve CHP’nin ara seçim çağrısına “Bizim en sevdiğimiz şey sandık” yanıtını verdi. Çelik ayrıca partisinin 25. yıl kutlamaları öncesinde “25 yılda sıkıştırılmış 250 yıllık bir tarih yaşandı” dedi.
Türkiye, 9 Nisan 2026 – AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken Ankara’da bir basın toplantısı düzenledi. Çelik toplantıda, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı görevindeki Sevilay Tuncer’in görevine MKYK üyesi olarak devam edeceğini, MKYK üyesi ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan’ın ise Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanlığı görevine getirildiğini duyurdu. (Kaynak: ANKA, AA)
“Terörün arkasındaki siyasi denklemi görüyoruz”
Çelik, son günlerde İstanbul’da gerçekleştirilen terör saldırısına ilişkin olarak, “Öncelikle İçişleri Bakanlığımızı, kahraman polislerimizi tebrik ediyoruz. Terörle ve teröristle mücadelemiz tavizsiz bir şekilde sürecektir” dedi. Her eylemin görünür bir tarafı olduğu kadar arkasında siyasi bir mesaj bulunduğunu savunan Çelik, “Hiçbiri tesadüfen veya küçük bir grubun kendi kafasına göre gerçekleştirdiği eylemler olmuyor. Terörle mücadele ederken aynı zamanda görünenin arkasındaki siyasi denklem oluşturma, provokasyon ve sabotaj odaklarıyla da mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
“Geçici ateşkes sorunları çözmüyor”
İran’a yönelik ABD ve İsrail saldırılarını “haksız, hukuksuz, gayrimeşru ve gayriinsani” olarak niteleyen Çelik, bu saldırıların hem bölgesel hem de küresel barışı tehdit ettiğini söyledi. “Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler, tedarik zincirleri, enerji ve gıda konuları önemli ama en önemlisi o bombaların altında sebepsiz yere can veren masumlar var” diyen Çelik, “Bir gecede bir medeniyeti yok ederiz” gibi söylemlerin barış perspektifine hizmet etmediğini belirterek, “Geçici ateşkes konuları çözmüyor. Önemli olan kalıcı barışa ulaşılmasıdır” dedi.
Muhalif bir perspektiften değerlendirildiğinde, Çelik’in bu sözleri dikkat çekicidir. Zira AKP hükümeti, geçmişte benzer “operasyon hakkı” söylemlerini Suriye’nin kuzeyine yönelik askeri harekatlarda kullanmış, ancak İsrail’in bölgedeki eylemlerini eleştirirken kendi angajman kurallarını farklı bir çerçevede tanımlamıştır. Ayrıca Çelik’in “kalıcı barış” vurgusu, hükümetin Filistin meselesinde görece eleştirel bir dil kullanmasına rağmen, İsrail ile ticari ve diplomatik ilişkilerin belirli bir düzeyde devam ettiği gerçeğiyle birlikte okunduğunda çelişkili bir tablo ortaya koymaktadır.
“İsrail dini bir fanatizmle hareket ediyor”
Çelik, İsrail’in ilk günden beri her türlü barış girişimini sabote ettiğini öne sürerek, “İsrail halen Suriye’yi taciz etmeye devam ediyor. Batı Şeria’yı işgal etmeye dönük adımlar atıyor. Tüm bunun anlamı, İsrail’in hiçbir şekilde barış istemediğidir. İsrail, kendi sınırlarına kendi kafasına göre karar veriyor. Bunu dini bir fanatizmle yapıyor” ifadelerini kullandı. Çelik ayrıca, nükleer silahların kullanılmasından bahsedilmesinin dahi akla gelmemesi gerektiğini vurguladı. (Kaynak: Cumhuriyet, T24)
Muhalif yorumcular, Çelik’in bu sert söylemlerinin, hükümetin İsrail karşısında İran ile aynı safta yer aldığı izlenimini vermeye çalıştığını ancak pratikte Türkiye’nin NATO üyesi olarak İsrail ile doğrudan bir çatışma hattı bulunmadığını belirtiyor. Ayrıca, Çelik’in “dini fanatizm” suçlamasını yaparken, bölgedeki diğer aktörlerin mezhepsel politikalarına dair benzer bir eleştiri getirmemesi, eleştirinin seçiciliği açısından sorgulanmaktadır.
“25 yılda 250 yıllık tarih yaşandı”
AKP’nin 25. kuruluş yıl dönümüne de değinen Çelik, “25 yılda neredeyse sıkıştırılmış 250 yıllık bir tarih yaşandı. Türk demokrasi tarihi açısından çok önemli safhalar geride bırakıldı. Cumhurbaşkanımızın liderliği, kadrolarımızın kararlılığı Türkiye’yi bütün bu krizlerin dışında tuttu” dedi. (Kaynak: Habertürk, Star)
Bu ifadeler, AKP’nin iktidarda olduğu çeyrek asırda yaşanan ekonomik krizler, OHAL dönemleri, darbe girişimi ve sonrasındaki tasfiyeler, Anayasa değişiklikleriyle cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş gibi tartışmalı süreçleri “ilerleme” olarak yeniden tanımlama çabası olarak okunabilir. Muhalif kesimler ise aynı dönemde yaşanan hak ihlalleri, ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar ve yargının bağımsızlığına yönelik eleştirilerin bu anlatının dışında kaldığını vurgulamaktadır.
Ara seçim çağrısına “sandık” yanıtı
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrılarını değerlendiren Çelik, “CHP, canı sıkıldıkça kurultaya giden bir partidir. Sayın Özgür Özel’in dönemi ise tam bir kaos dönemidir. Bugüne kadar defalarca sizi sandıkta yenerek iktidar olmuşuz. Bizim en sevdiğimiz şey sandık. Türkiye’nin istikrarı, ulaşılması gereken hedefler, etrafımızdaki tabloya baktığımızda seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini ifade ediyoruz” yanıtını verdi. (Kaynak: Gazete Duvar, BirGün)
Muhalif bir perspektiften bakıldığında, Çelik’in “en sevdiğimiz şey sandık” sözleri, iktidar partisinin son yerel seçimlerde büyük şehirlerde aldığı yenilgiler ve anketlerdeki oy kayıplarıyla birlikte değerlendirildiğinde ironik bir anlam kazanmaktadır. CHP ve diğer muhalefet partileri, iktidarın ara seçim çağrısını “milletten kaçış” olarak nitelendirirken, Çelik’in bu yanıtı, iktidarın erken seçim tartışmalarını istikrarsızlık gerekçesiyle reddetmeye devam ettiğini ancak aynı zamanda muhalefeti “sandıktan korkmakla” suçladığını göstermektedir.
Batı Trakya ve Yunanistan eleştirisi
Çelik, Batı Trakya’daki Türk azınlığa yönelik Yunanistan’ın uygulamalarını da eleştirerek, “Oradaki Türk azınlığın müftülerini seçme hakkına yapılan müdahaleler Türkiye-Yunanistan ilişkileri açısından da doğru sonuçlar doğurmuyor. Biz, Yunanistan’ın hukuka ve hakkaniyete uygun bir biçimde davranması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
“Meclis yol haritasını netleştirmiştir”
“Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin bir soruyu yanıtlayan Çelik, “Yüce Meclis raporunda, silah bırakılmasından sonra adımların atılacağı ifade edildi. Terörsüz Türkiye hedefi açısından terör örgütünün gündemden çıkarılması asıl hedef noktasıdır. Silahların bırakılması, terör örgütü yapısının tamamen feshidir. Meclis, yol haritasını netleştirmiştir” şeklinde konuştu. (Kaynak: ANKA)
ARKA PLAN
Ömer Çelik’in bu açıklamaları, AKP’nin hem iç hem de dış politikada yoğun bir gündemle karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Ekonomik krizin derinleştiği, emeklilerin ve asgari ücretlilerin alım gücünün hızla düştüğü, buna karşılık hükümetin “Türkiye Yüzyılı” söylemini öne çıkardığı bir süreçte, Çelik’in vurgularının daha çok dış politika ve güvenlik üzerine yoğunlaştığı görüldü. İran-İsrail-ABD hattındaki gelişmeler, Türkiye’nin bölgesel dengelerdeki konumunu yeniden tanımlamasını gerektirirken, içeride muhalefetin ara seçim ve erken seçim çağrıları iktidarın gündemini meşgul etmeye devam ediyor. AKP’nin 25. yıl kutlamaları ise parti açısından bir meşruiyet ve aidiyet vurgusu olarak öne çıkarken, muhalif çevreler bu kutlamaları iktidarın krizler karşısında bir “motivasyon” arayışı olarak değerlendiriyor.
Kaynak: Cumhuriyet.