Serdar Sertçelik

Kaplan davasında gergin duruşma

Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne verilen cezaların istinafta bozulması ve iki dosyanın birleştirilmesinin ardından, 76 sanıklı davanın görülmesine Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Ankara Sincan Kapalı Ceza İnfaz Kurumları’nda gerçekleştirilen duruşmada, tutuklu sanık Ayhan Bora Kaplan ile “M7” kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik salonunda hazır bulundu. Soruşturmada görev alan tutuksuz müşteki sanıklar arasında eski Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan ile polisler Metehan İlkyaz ve Gökhan Karaca da salonda yer alırken, eski Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Kerem Gökay Öner ve eski polis Ufuk Gültekin ise SEGBİS aracılığıyla davaya katıldı.

Duruşma, birleşen telefon dosyasına ilişkin olarak Serdar Sertçelik’in kalan savunmasıyla başladı. Mahkeme Başkanı’nın kendisine süre tanındığını hatırlatması üzerine Sertçelik, savunmasının henüz hazır olmadığını belirterek, “Benim adıma Twitter hesabı açıldığını yeni öğrendim. Amaç polislerin aklanmasıysa biz burada neden savunma yapalım? 70 klasör dosyanın iki günde savunma istenmesi hayatın olağan akışına aykırı” dedi. Mahkeme Başkanı ile Sertçelik arasında yaşanan diyalogda Sertçelik, mesajlaşmalarda bazı siyasi isimlerin geçtiğini ve basın nedeniyle bu isimlerin okunmamasını talep etti. Mahkeme Başkanı ise kovuşturma aşamasında gizlilik olmadığını belirterek mesajlaşmaları okudu. Söz konusu mesajlaşmalarda eski MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter ve MHP’li siyasilere yönelik ifadeler yer aldı. Sertçelik’in avukatları, “Yazışmalarda yer alan gazetecilerin isimlerini okumuyorsunuz ama MHP’li isimleri, Bahçeli’nin adını okuyorsunuz” diye itiraz etti. Sertçelik, soruları savunmasını yapınca yanıtlayacağını söyleyerek susma hakkını kullandığını bildirdi.

Daha sonra söz hakkı verilen Ayhan Bora Kaplan, dosyalara tam ulaşamadığı için savunma yapamayacağını belirterek, “Güç sizin elinizde, kâğıt sizin elinizde. Siz bizim haklarımızı sınırlıyorsunuz. Ben susma hakkımı da kullanmıyorum” ifadelerini kullandı. Kaplan’ın avukatları ise “Bu dava bu giderse 50 yıl sonra bozulacak” dedi. Aranın ardından müşteki sanık Murat Çelik’in savunmasına geçildi. Çelik, soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütüldüğünü belirterek, “ABK suç örgütü diğer örgütlerden farklı. Bu örgütün elebaşısı Ayhan Bora değil, daha büyük liderleri var. Siyasete sızmışlar maalesef” dedi. Çelik ayrıca gazeteciler Abdurrahman Şimşek ve Nedim Şener’in isimlerini vererek örgütün üst akılları olduğunu iddia etti. Telefonundaki mesajlaşmalara ilişkin de “Bu telefonda yazanlar benim başıma geldi. O yazılanlar bu örgütün yaptıklarının yüzde 10’u” ifadelerini kullandı.

Duruşma boyunca taraflar arasında gergin anlar yaşandı. Ara verilmesinin ardından salondan çıkılırken Çelik’in avukatları ile sanıklar arasında laf atışması başladı. İzleyici kısmından bir kişinin “Terbiyesizlik yapma lan!” diye bağırması üzerine sanıklardan biri izleyici sıralarına su şişesi fırlattı. Olay polis ekiplerince yatıştırıldı. Duruşmanın devamında Sertçelik’in avukatı, Çelik ile Demircan arasında geçtiği iddia edilen küfürlü mesajlaşmaları sordu ancak Çelik bu soruyu yanıtsız bıraktı. Kaplan’ın avukatlarından Umut Köroğlu ise ana davanın Mahkeme Başkanı Mehmet Güven ile Demircan arasındaki araç tahsisi konuşmasını anımsatarak soru yöneltti. Çelik, “Savcı ve hâkimler araç isteyebilir, bunda bir sorun yok. İstedi mi hatırlamıyorum” yanıtını verdi. Mahkeme, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Kaynak: Aytunç Ürkmez / Cumhuriyet.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir