CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun serbest bırakılması ve erken seçim talebiyle başlattığı “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinglerinin 104’üncüsü, Nevşehir’de büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Halkın adalet ve demokrasi taleplerinin yükseldiği bu buluşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve Silivri’den mektup gönderen Ekrem İmamoğlu, iktidarın ekonomik baskılarına, adaletsiz politikalarına ve hukuksuz operasyonlarına karşı güçlü bir duruş sergiledi. Nevşehir meydanı, sadece bir miting alanı değil, aynı zamanda değişim ve özgürlük özleminin haykırıldığı bir direniş sembolü haline geldi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Nevşehir’deki kalabalığa seslenişinde öncelikle Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığa sahip çıkmanın önemini vurguladı. Nevşehir’in iktidar partisi tarafından görmezden gelindiğini belirten Özel, kentin 2025 yılında 10,5 milyar lira vergi ödediğini ancak yatırım olarak yalnızca 3,4 milyar TL alabildiğini söyleyerek, bu durumu “üreticiden kepçeyle alıp kaşıkla vermek” olarak nitelendirdi. Şehre bir çevre yolunun dahi yapılmadığını, TIR’ların şehir içinden geçmesi nedeniyle halkın mazot kokusu içinde yaşadığını belirten Özel, bu sorunu bir yıl içinde çözeceklerinin sözünü verdi. Turizmde yaşanan sıkıntılara da değinen Özel, yılda 4,5 milyon turist gelen şehirde ortalama kalış süresinin sadece 2 gün olduğunu, küçük esnaf ve pansiyoncuların ise büyük firmalar karşısında ezildiğini anlattı.
Özel, konuşmasında en çok çiftçilerin ve emeklilerin içinde bulunduğu zor duruma odaklandı. Tarıma ayrılan desteğin yetersizliğini eleştirerek, iki ayda tarıma verilen 2 milyar TL desteğe karşın faize ödenen paranın 640 milyar TL olduğunu, oysa bu rakamın GSMH’nin yüzde 1’i olan 772 milyar TL olması gerektiğini vurguladı. CHP iktidarında çiftçinin mazotundan ÖTV ve KDV alınmayacağını, elektrik borçlarının hasat sonrasına erteleneceğini duyurdu. Enflasyon ve hayat pahalılığına dikkat çeken Özel, en düşük emekli maaşının 2002’de 8 çeyrek altın alırken bugün 2 çeyrek altına düştüğünü, emekli maaş ortalamasının 23 bin TL’de kaldığını, oysa hiç dokunulmasaydı 42 bin TL olması gerektiğini söyledi. Özel, “Artık geçim yoksa seçim var” diyerek iktidar değişikliğinin kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Muhalefetin en sert eleştirilerinden biri ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yöneldi. Özel, Şimşek’i “19 Mart darbesinin mali kanadı” olarak tanımlayarak, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından döviz rezervlerinden 60 milyar dolar yakıldığını, bu maliyetin halka yüklendiğini iddia etti. Petrol fiyatlarındaki artışın bahane edilerek elektrik ve doğalgaza yüzde 25 zam yapıldığını, domates fiyatının 65 liradan 150 liraya fırladığını söyledi. Özel, yargı sürecine de değinerek, Ekrem İmamoğlu hakkında açılan davada duruşmaların canlı yayınlanması tekliflerinin Meclis’te reddedildiğini, oysa verecekleri bir hesap olsa canlı yayını asla istemeyeceklerini belirtti. İddianamede İmamoğlu’na atılan hiçbir iftiranın yer almadığını, hatta bazı tanıkların tehdit altında imza verdiklerini şimdi gerçeği söylediklerini aktardı. Özel, ailelere yapılan baskıları kınayarak, “Artık aile ile uğraşmayın. Biz iktidar olduğumuzda kimseye bu yapılanları yapmayacağız” dedi.
Mitingin en duygusal anlarından biri ise Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den gönderdiği mektubun okunmasıydı. İmamoğlu mektubunda, “Silivri Zindanı” olarak nitelendirdiği cezaevinden Nevşehir halkını selamladı. Birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaparak, iktidarın bir avuç insanın siyasi geleceği için ülkenin birliğini bozmaya çalıştığını, hukuku ve demokrasiyi ayaklar altına aldığını yazdı. Adil bir seçimde kendilerinin asla yenilemeyeceğini, bu nedenle yargının arkasına sığınıp kumpas davalarıyla kendilerini saf dışı etmeye çalıştıklarını belirten İmamoğlu, “Hiçbir iktidar, kendi yarattığı hukuksuzluğun ağırlığına dayanamaz. Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir. Burada eninde sonunda millet kazanır” ifadelerini kullandı. Devletin bir kişinin iradesine tabi hale getirildiğini söyleyen İmamoğlu, bu çürümüş düzeni baştan aşağı değiştireceklerini, 86 milyonun adalet şemsiyesi altında buluşacağı bir Türkiye için mücadele edeceklerini vurguladı.
Nevşehir meydanından yükselen ses, sadece bir şehrin değil, adalet, özgürlük ve demokrasi özlemi çeken tüm Türkiye’nin ortak haykırışı oldu. Özgür Özel’in “Geçim yoksa seçim var” çıkışı ve İmamoğlu’nun “Her şey çok güzel olacak” umudu, iktidarın baskı ve hukuksuzluk politikalarına karşı en güçlü yanıt olarak kayıtlara geçti. Miting, 7 Haziran’da Nevşehir’de yapılacak yerel seçim öncesinde muhalefetin kenetlenmesini sağlarken, katılımcılara verilen sözlerle de iktidar değişikliğinin ilk adımı olarak görüldü. Yasakların biteceği, gençlerin güleceği, çiftçinin ve emekçinin rahat nefes alacağı bir Türkiye özlemi, Nevşehir’den tüm yurda yayıldı. CHP cephesi, bu mücadelenin bir kişi ya da parti için değil, milletin vicdanı ve geleceği için olduğunu bir kez daha tüm Türkiye’ye ilan etti.
Kaynak: Cumhuriyet.