İslamabad, 11 Nisan 2026 – ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda bugün İslamabad’da başlayan görüşmeler, 1979’daki İslam Devrimi’nden bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey temas olma özelliğini taşıyor. Aynı zamanda bu görüşmeler, iki ülkenin 2015 yılında İran’ın nükleer programına ilişkin anlaşmaya vardığı süreçten bu yana gerçekleştirilen ilk resmi müzakere olarak tarihe geçiyor.
Görüşmeler, ABD ve İsrail’in İran’a 28 Şubat’ta başlattığı saldırıların ardından İran’ın misillemeleri ile bölgesel bir savaşa dönüşen çatışma sürecinde gerçekleşiyor. En az 2 bin 76 kişinin hayatını kaybettiği çatışmalar, küresel enerji arzını da felce uğratarak petrol fiyatlarının tarihi bir sıçrama yapmasına neden oldu. ABD Başkanı Donald Trump, 8 Nisan’da saat 01.30 sularında ateşkesi kabul ettiğini duyurdu. Trump, Hürmüz Boğazı’nın açılması şartıyla 2 haftalık ateşkesi kabul ettiklerini, İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını ve bunun müzakere için uygulanabilir bir temel olduğunu ifade etti.
Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar, ABD ve İran’ın barış görüşmelerinde yapıcı bir tutum sergilemesini umut ettiklerini açıkladı. Dar, İslamabad yönetiminin çatışmaya “kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm” bulunması için arabuluculuğu sürdürmek istediğini belirtti.
İRAN HEYETİNDE KİMLER VAR?
Pakistan’daki görüşmelere katılan İran heyetine Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf başkanlık ediyor. Heyette ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mogaddam, Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyeleri ve çok sayıda üst düzey bürokrat ile milletvekili bulunuyor. Yaklaşık 70 kişilik devasa bir heyetle İslamabad’a gelen İranlı müzakereciler, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ön görüşmeler gerçekleştirdi.
ABD HEYETİNDE KİMLER VAR?
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İranlı müzakerecilerle yapılacak görüşmeler için Pakistan’a ulaştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner da İslamabad’a gelen heyette yer alıyor. Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Münir’in, Vance’i İslamabad’daki Nur Hava Üssü’nde karşılayan ilk isimlerden biri olduğu bildirildi. Münir’in, hem ABD ile ilişkilerde hem de İran’la temaslarda etkili bir rol oynadığı ve ateşkes sürecinde kilit aktörlerden biri olduğu ifade ediliyor.
GÖRÜŞMELERİN ARKA PLANI
ABD Başkanı Donald Trump, ilk başkanlık döneminde 2018 yılında İran’ın nükleer programına ilişkin uluslararası anlaşmadan tek taraflı olarak çekilmiş ve “maksimum baskı” politikasını başlatmıştı. Aynı yıl İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, ABD ile doğrudan görüşmeleri yasaklamıştı. Geçen yıl kasım ayında yeniden başkan seçilen Trump yönetimi, İsrail ile birlikte 28 Şubat’ta İran’a yönelik kapsamlı saldırıları başlattı. İran’ın bu saldırılara misillemesi ve bölge ülkelerine düzenlediği operasyonlar, tüm Ortadoğu’yu saran bir savaşa dönüştü.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi, savaştaki hedeflerine ulaştığı açıklamasında bulunarak nihai müzakerelerin İslamabad’da en fazla 15 gün içinde sonuçlandırılmasının hedeflendiğini bildirdi.
İRAN’DAN TEMKİNLİ AÇIKLAMALAR
İran Meclis Başkanı Galibaf, görüşmeler için İslamabad’a “iyi niyetle” geldiklerini ancak ABD’ye güvenmediklerini söyledi. “ABD ile müzakere konusundaki deneyimlerimiz her zaman başarısızlıkla ve vaatlerin tutulmamasıyla sonuçlandı” ifadelerini kullanan Galibaf, ateşkesin ön koşulu olarak İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının durdurulması ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de müzakerelere “tam bir güvensizlikle” katıldıklarını belirterek ABD’nin geçmişte verdiği sözleri tutmadığını savundu.
İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, görüşmelere ilişkin yaptığı açıklamada: “Eğer İslamabad’da ‘önce ABD diyenlerin temsilcileriyle’ müzakere edersek dünya için faydalı bir anlaşmaya ulaşılması mümkün olabilir. Ancak ‘önce İsrail diyenlerin temsilcileriyle’ karşılaşırsak hiçbir anlaşma sağlanmayacak” ifadelerini kullandı.
MASADA NELER KONUŞULACAK?
Görüşmelerde, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına odaklanan Washington’ın 15 maddelik teklifinin yanı sıra İran’ın boğazın kontrolü, boğazdan geçen gemiler için geçiş ücreti, tüm bölgesel askeri operasyonların sona erdirilmesi ve tüm yaptırımların kaldırılmasını talep eden 10 maddelik planı ele alınması bekleniyor.
ABD Başkanı Trump, görüşmelerin ana hedefinin “İran’ın nükleer silah sahibi olmasını engellemek olduğunu ve bunun bir anlaşmanın yüzde 99’unu oluşturduğunu” belirtti. Trump ayrıca sosyal medya platformu Truth Social’dan yaptığı açıklamada İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne tepki göstererek: “İranlılar, uluslararası su yollarını kullanarak dünyayı kısa vadeli gasp etmek dışında ellerinde hiçbir koz olmadığını fark etmiş değil. Bugün hayatta olmalarının tek nedeni müzakere etmeleridir” ifadelerini kullandı.
LÜBNAN GERİLİMİ GÖRÜŞMELERİN ODAĞINDA
Görüşmelerin en kritik konularından biri Lübnan’daki durum. İsrail, ateşkes yürürlüğe girdikten sonra Hizbullah’ı hedef alan saldırılarına devam etmesi, müzakerelerin akıbeti konusunda soru işaretlerine yol açtı. İran’ın ateşkesin Lübnan’ı da kapsamasına yönelik ısrarı, masaya yatırılacak en önemli noktalardan biri olacak. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise ABD-İran ateşkesinin Lübnan’ı kapsamadığını açıklayarak çarşamba günü Lübnan’a savaşın en ağır bombardımanlarından birini düzenledi ve yüzlerce kişinin ölümüne yol açtı.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, görüşmelerin zorlu geçeceğini belirterek “Daha da zor bir aşama önümüzde. İngilizcede ‘make or break’ (ya hep ya hiç) olarak adlandırılan aşama bu” dedi. İslamabad’da güvenlik önlemleri en üst düzeye çıkarılırken, görüşmelerin doğrudan mı yoksa dolaylı olarak mı yürütüleceği henüz netlik kazanmış değil.
Kaynaklar: Al Jazeera, China Daily – Global Edition, Cumhuriyet, iranpress.com, qazinform.com, radionepalonline.com, The Friday Times, The New York Times, The National, USA Today, Xinhua