16 Nisan 2026, Kahramanmaraş – İYİ Partili Çömez, velilerin iddialarını dinledikten sonra eski idarecilerin neden görevden alındığını sorguladı: “Çocuğun bütün ayrıntılarını bilen yönetim neden görevden alındı?”
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda dün gerçekleştirilen silahlı saldırının ardından bugün okulda taziye ziyaretleri ve soruşturma bağlamında önemli gelişmeler yaşandı. Hürriyetçi Eğitim-Sen üyeleri ve veliler, saldırının yaşandığı okula gelerek anma etkinliği düzenledi ve karanfil bıraktı. Daha sonra İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez beraberindeki heyetle okula gelerek velilerle bir araya geldi. Görüşmelerde, saldırganın daha önceki davranışları ve okul yönetiminin el değiştirmesiyle ilgili çarpıcı iddialar gündeme geldi.
Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin uzun süredir sorunlu davranışlar sergilediğini ve bu durumun bir süre önce tayini çıkan müdür yardımcısı Alparslan Yıldırım tarafından yakından takip edildiğini söyledi. Çevik, “Bu çocuk kalemle avucuna batıran, açkıyla elini kesen, kendi boğazını kesen, agresif hareketleri olabilen biriydi. Bu çocuk zaten Alparslan hocamın takibindeydi ve ‘Korkmayın. Ben o çocuğun çantasını yoklamadan içeri almıyorum’ derdi” ifadelerini kullandı.
Saldırganın geçmişine ilişkin daha da çarpıcı bir iddia, ismini açıklamak istemeyen bir veli tarafından dile getirildi. Veli, Turhan Çömez’e yaptığı açıklamada, “1 ay önce çocuk kadın doğum hastanesine kendini jiletlemiş, gitmiş. Orada adli vaka olarak gireceklermiş, babası emniyet mensubu olduğu için bunu sicile işletmemişler. Bunu da arkadaşımın eşi doktor, o söyledi bana” dedi. Aynı veli, saldırı anında yaşadığı dehşeti de anlatarak, okula geldiğinde öğretmenin hayatını kaybettiğini ve yaralı öğrencilerin başından vurulmuş olduğunu gördüğünü aktardı.
Bu iddiaların ardından açıklama yapan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, saldırıya ilişkin cevap bekleyen temel sorular olduğunu vurguladı. Çömez, 14 yaşındaki bir çocuğun beş silah ve yedi şarjöre nasıl ulaştığını, emniyete ait bir poligonda nasıl atış yapabildiğini sorgulayarak, “Bu çocuk emniyet müdürlüğüne ait olduğunu öğrendiğimiz bir poligonda nasıl atış yapabilir? 14 yaşındaki çocuğun eline nasıl silah verilir?” diye konuştu.
Ancak Çömez’in en sert çıkışı, okul yönetiminin geçtiğimiz ay neden değiştirildiğine yönelik oldu. Soruşturmanın bu noktaya odaklanması gerektiğini belirten Çömez, “Bir ay önce bu okulun yöneticileri, müdürü, müdür yardımcıları, öğretmenleri neden görevden alınmıştır? Okulu yıllardır tanıyan, haklarında hiçbir şikayet bulunmayan, bütün ayrıntıları bilen ve bu katliamı yapan çocuğun bütün ayrıntılarını bilen yönetim neden görevden alınmıştır?” ifadelerini kullandı. Çömez, eski yönetimin saldırganın her gün çantasını aradığı bilgisini velilerden teyit ettiğini de sözlerine ekledi.
Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik de bu noktaya dikkat çekerek, olaya zemin hazırlayan en önemli faktörün okuldaki idari boşluk olduğunu savundu. Çevik, norm fazlası öğretmenler gerekçe gösterilerek okulun bel kemiği olan beş kişilik bir ekibin asılsız şikayetlerle apar topar görevden alındığını öne sürdü. Çevik, “Alparslan hocam çocuğun çantasını yoklamadan sınıfa göndermiyordu. Çünkü kendine zarar veriyormuş, o kendisine zarar vermesinden korktuğu için bunu yapıyordur. İdarenin boş kalması, bu olayın olmasına büyük bir sebep oldu. Eski yönetim burada olsaydı bu olay yaşanmazdı belki de” şeklinde konuştu.
ARKA PLAN
Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 günü meydana gelen saldırı, Türkiye’nin son yıllarda tanık olduğu en kanlı okul saldırılarından biri olarak kayıtlara geçti. Saldırıda, bir öğretmen ve sekiz öğrenci hayatını kaybederken, altısının durumu ağır olmak üzere on üç öğrenci yaralandı. Olayın ardından Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, saldırganın babasının polis başmüfettişi Uğur Mersinli olduğu ve kullanılan silahların babasına ait ruhsatlı tabancalar olduğu tespit edildi. Baba Uğur Mersinli, gözaltına alınarak tutuklandı. Soruşturma kapsamında, saldırganın kişisel bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihinde “büyük bir eylem gerçekleştireceğine” dair bir belgeye ulaşıldığı da kamuoyuyla paylaşıldı. Olayın ardından başta Eğitim Sen ve Eğitim Bir Sen olmak üzere çeşitli sendikalar, Türkiye genelinde iş bırakma eylemleri düzenleyerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i istifaya çağırdı.
Kaynaklar: Cumhuriyet, BBC News Türkçe, T24, Nefes.com, BirGün, Hürriyet, Adana Masası