Öğrenciler, 18 yaşındaki arkadaşlarının ölümünden devlet politikalarını sorumlu tutarken, güvenlik güçleri gösterilere biber gazı ve abluka ile karşılık verdi.
Hatay, 19 Nisan 2026 – Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi İlayda Zorlu (18), 17 Nisan Cuma günü Hatay’ın Kırıkhan ilçesindeki aile evinde, polis babası Bekir Zorlu’nun beylik tabancasından çıkan kurşun sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından Zorlu’nun ölümüyle ilgili sürecin aydınlatılmasını talep eden öğrenci grupları, 19 Nisan Pazar günü Ankara ve İstanbul’da eylem düzenledi. Her iki kentteki gösterilere güvenlik güçleri müdahale ederken, çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Ankara’da biber gazlı müdahale
Başkentte Öğrenci Kolektifleri’nin çağrısıyla Yüksel Caddesi’nde bir araya gelen yaklaşık 200 öğrenci, basın açıklaması yapmak istedi. “Siz İlayda’nın ailesini aradığınızı inkar edebilir misiniz?” sloganları atan gruba, polis ekipleri biber gazı ile müdahale etti. Müdahale sırasında çok sayıda öğrenci gözaltına alınırken, biber gazından etkilenen bir kişi hastaneye kaldırıldı. Edinilen bilgilere göre, Ankara’da gözaltına alınan 9 üniversite öğrencisinden 5’i ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.
İstanbul’da operasyon önünde abluka
İstanbul Kadıköy’de ise Bahariye mevkiinde toplanmak isteyen öğrenciler, Süreyya Operası önünde polis tarafından ablukaya alındı. Alana çok sayıda gözaltı aracı (panzer) sevk edilirken, öğrencilerin Kadıköy Rıhtımı’na yürüyüşüne izin verilmedi. Abluka sırasında aralarında Halkevleri Genel Başkanı Evrim Çakır’ın da bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kadıköy’deki eylemlerle ilgili olarak 79 kişi hakkında gözaltı kararı verildiğini duyurdu.
“İntihar değil, katledildi” iddiası
Olayın yerel basında “intihar” olarak duyurulmasının ardından Öğrenci Kolektifleri tarafından yapılan yazılı açıklamada, ölümün ardında farklı bir gerçek olduğu öne sürüldü. Kolektifler tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi sıra arkadaşımız İlayda Zorlu intihar etmedi, devlet eliyle katledildi. Arkadaşımızın ailesi polis tarafından ‘Kızınız eylemlere, 8 Mart yürüyüşüne katılıyor’ denilerek provoke edilmiş, arkadaşımız aile içinde tehditlere maruz kalmış ve bu sürecin sonunda hayattan koparılmıştır.
Öğrenciler, emniyet güçlerinin eylemlere katılan gençlerin ailelerini arayarak baskı kurduğu iddiasını gündeme taşırken, bu durumun aile içi şiddeti tetiklediğini ve İlayda Zorlu’nun ölümüne zemin hazırladığını savundu.
ARKA PLAN
İddialara göre İlayda Zorlu, yaşamını yitirdiği gün arkadaşlarına mesaj atarak babasından korktuğunu ve evden kaçmak istediğini söylemişti. Arkadaşlarına gönderdiği son mesajlarda, “Babam eve geliyor, yazmayın, telefonumu alacak” ifadelerini kullanan Zorlu’nun, daha önce üniversite yoksulluğu ve kadın hakları temalı etkinliklere katıldığı için ailesinin polis tarafından arandığı ileri sürüldü. Olayla ilgili soruşturma devam ederken, öğrenci grupları yetkililerin istifasını ve bağımsız soruşturma talep etmeye devam ediyor.
Kaynak: T24, BirGün, Cumhuriyet, Sendika.Org, Evrensel