Özet: Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün okullara gönderdiği yılbaşı kutlamaları yasağı yazısı, muhalif çevrelerde “çocukların özgürlüklerini kısıtlayan, takvimle kavga eden bir zihniyetin ürünü” olarak değerlendirildi.
Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü, kentteki tüm okullara gönderdiği yazıyla yılbaşı etkinliklerinin yapılmamasını istedi. Yazıda, “kültürümüze, geleneklerimize ve inançlarımıza uygun olmayan etkinliklere yer verilmemesi” gerektiği vurgulandı. Bu talimat, özellikle sınıf süslemeleri ve sosyal etkinlikler için geçerli kılındı. Müdürlük, etkinliklerin milli ve manevi değerlere uygun şekilde planlanması gerektiğini belirtti. Ancak bu karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı ve muhalif çevrelerden sert eleştiriler aldı.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, söz konusu yazıya tepki göstererek “Sorun yılbaşı değildir, sorun takvimle bile barışamayan bir zihniyetin eğitimi yönetiyor olmasıdır” dedi. Özbay, çocukların yeni yıl heyecanını tehdit olarak gören bir anlayışın eğitimi yönetemeyeceğini vurguladı. Eğitim-Sen Ankara Şubeleri de benzer bir açıklama yaparak “Okullar yasakların değil, özgür gelişimin mekânıdır” ifadelerini kullandı. Sendikalar, öğrencilerin basit kutlamalarla birbirlerine iyi dilekler sunmasının engellenmesini, pedagojik açıdan yanlış ve özgürlükleri kısıtlayıcı bir tutum olarak değerlendirdi.
Muhalif perspektife göre bu yasak, iktidarın toplumsal yaşamı daraltma ve farklı kültürel pratikleri bastırma eğiliminin bir yansımasıdır. Yılbaşı kutlamaları, Türkiye’de uzun yıllardır çocukların ve gençlerin umutla karşıladığı bir gelenek olarak görülürken, bu etkinliklerin “uygun değil” gerekçesiyle yasaklanması, laik eğitim anlayışına aykırı bir müdahale olarak yorumlandı. Ayrıca, bu tür yasakların öğrencilerin yaratıcılığını ve sosyal gelişimini engellediği, okulları özgür düşünce yerine ideolojik baskının mekânına dönüştürdüğü eleştirileri yapıldı.
Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yılbaşı yasağı yazısı, iktidarın eğitim politikalarının özgürlükleri kısıtlayan yönünü bir kez daha gündeme taşıdı. Muhalif çevreler, bu kararın çocukların neşesini ve umutlarını hedef aldığını, okulları yasaklarla kuşatan bir zihniyetin geleceğe ışık tutamayacağını savundu. Eğitim sendikalarının tepkileri, toplumda daha geniş bir tartışmayı tetikledi: Okullar, yasakların mı yoksa özgür gelişimin mi mekânı olacak? Bu sorunun yanıtı, Türkiye’de eğitim politikalarının geleceğini belirleyecek temel meselelerden biri olarak öne çıkıyor.
Kaynaklar:
Cumhuriyet
Haberler.com
BirGün