ABD ve İsrail’in İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı askeri operasyonlar 19. gününe girerken bölgedeki çatışmalar giderek yoğunlaşıyor. Hem İran hem İsrail topraklarında şiddetli patlamalar duyulurken, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’nin hayatını kaybettiği resmî olarak açıklandı. Aynı dönemde İsrail’in 2 Mart’ta Lübnan’a başlattığı saldırıların kara operasyonuna dönüşmesi, bölgesel gerilimi daha da artırdı. Lübnan’da resmî kaynaklara göre yüzlerce kişi yaşamını yitirdi.
Saldırıların 19. gününde hem füze hem de İHA operasyonları karşılıklı olarak sürüyor. İran’ın üst düzey bir ismi olan Ali Laricani’nin öldürülmesi, Tahran yönetiminde büyük bir kırılma yarattı ve İran, Tel Aviv’i çok başlıklı füzelerle hedef aldığını duyurdu. İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarında ise Beyrut’ta en az altı kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Lübnan genelinde can kaybının 886’ya ulaştığı ifade ediliyor.
ABD, Hürmüz Boğazı boyunca İran’a ait füze sahalarına güdümlü bombalar attığını açıkladı. Körfez ülkeleri ise engellediklerini belirttikleri İHA ve füze sayılarıyla ilgili düzenli bilgilendirme yapmayı sürdürüyor. Bu süreçte enerji ve havayolu sektörleri dünya çapında etkilenmiş durumda.
ABD yönetiminde de dikkat çekici gelişmeler yaşandı. Trump döneminde atanmış üst düzey bir terörle mücadele istihbarat yetkilisi, İran’daki süregelen savaşı “vicdanen destekleyemediğini” belirterek görevinden istifa etti. Trump ise bu istifayı “iyi bir şey” olarak değerlendirdi.
İran tarafında Laricani’nin yanı sıra Besic gücü komutanı Gulam Rıza Süleymani’nin de hayatını kaybettiği açıklandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, halka seslenerek “kararlı direniş” mesajı verdi ve İran milletinin teslim olmayacağını vurguladı.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 19. gününde çatışmaların kapsamı genişlemiş, hem askeri hem siyasi düzeyde kritik gelişmeler yaşanmıştır. Üst düzey İranlı yetkililerin öldürülmesi, Tahran’ın misilleme kapasitesini artırmasına yol açarken, İsrail’in Lübnan’daki operasyonları bölgesel insani krizi derinleştirmiştir. Enerji ve ulaşım sektörlerindeki küresel etkiler, çatışmanın yalnızca bölgesel değil uluslararası sonuçlar doğurduğunu göstermektedir. Tarafların söylemleri ve askeri hamleleri, yakın vadede tansiyonun düşmesinin zor olduğunu ortaya koymaktadır.
Kaynaklar: BirGün, Cumhuriyet, Takvim