Anayasa Mahkemesi, 4 Şubat 2026 tarihinde aldığı kararla Anadolu Ajansı’nı 31 Mart 2019 yerel seçimlerindeki tutumu nedeniyle kusurlu buldu.
Mahkeme, seçim gecesi Anadolu Ajansı’nın yaklaşık 13 saat boyunca veri akışını durdurmasını “hak ihlali” olarak değerlendirdi. Bu karar, KRT Televizyonu’nun yaptığı bireysel başvuru sonucunda alındı. Yüksek Mahkeme, AA’nın seçim sonuçlarını aktarma görevini gecikmeli yerine getirdiğini, bu nedenle kamuoyunun doğru ve zamanında bilgi alma hakkının ihlal edildiğini vurguladı. Ayrıca veri kesintisinin oy sayımının en kritik aşamalarında yaşandığına dikkat çekildi.
Karar, Türkiye’de seçim süreçlerinin şeffaflığı ve güvenilirliği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Muhalefet partileri uzun süredir AA’nın seçim gecesi veri akışını kesmesini eleştiriyor ve bunun seçim sonuçlarının manipüle edilmesine zemin hazırladığını öne sürüyordu. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararıyla birlikte söz konusu iddialar yargı tarafından da hak ihlali olarak kabul edilmiş oldu.
Kamuoyunda geniş yankı uyandıran karar, seçim güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Muhalefet temsilcileri, AA’nın seçim gecesi tutumunun artık yargı eliyle tescillendiğini belirterek, bu kararın demokrasi açısından kritik bir kazanım olduğunu ifade etti. İktidar cephesinde ise kararın nasıl yorumlanacağı merak konusu.
Sonuç olarak, Anayasa Mahkemesi’nin 4 Şubat 2026’da açıkladığı karar, Anadolu Ajansı’nın 31 Mart seçimlerindeki veri kesintisini hak ihlali sayarak kurumun kusurlu bulunduğunu ortaya koydu. Bu gelişme, seçim süreçlerinde şeffaflığın ve halk iradesinin korunmasının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Kaynaklar:
BirGün Gazetesi
Cumhuriyet
Haber Merkezi
Sözcü