2026 yılının Nisan ayı başlarında, ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırı tehdidini açıkça bir soykırım çağrısına dönüştürdü. Beyaz Saray’daki bir basın toplantısında, düşen bir savaş uçağındaki pilotun kurtarılmasını anlatan Trump, “Bütün ülke bir gecede yok edilebilir” ifadelerini kullandı. Bu tehditler, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in daha yoğun saldırıların sinyalini vermesiyle devam ederken, Başkan’ın söylemleri uluslararası hukuka göre savaş suçu niteliği taşıyor ve bölgedeki sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye atıyor .
Muhalif yorumculara göre, Trump’ın bu gerilimi tırmandırmasının ardında birkaç faktör yatmaktadır:
İç Siyaset: Savaşın başlangıcında vaat edilen hızlı zaferin gerçekleşmemesi ve kamuoyunda savaşa desteğin azalması (yapılan anketlere göre Amerikalıların %66’sı savaşı onaylamamaktadır) , Trump’ı daha sert ve gösterişli tehditler savurmaya itmektedir.
Diplomasinin Başarısızlığı: Trump yönetiminin Pakistan, Umman ve Türkiye üzerinden yürüttüğü dolaylı müzakerelerden bir sonuç alınamamıştır . İran, savaş tazminatı talebinde bulunurken , ABD’nin taleplerini “kabul edilemez” bulmuştur .
ARKA PLAN
Bu tehditler, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da başlattığı “Operasyon Şiddetli Öfke” (Operation Epic Fury) adlı askeri operasyonun bir parçasıdır . Operasyonun ilk gününde dönemin İran Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney ve birçok üst düzey komutan öldürülmüştür .
Saldırıların başlamasından bu yana geçen sürede (yaklaşık 5 hafta) resmi rakamlara göre 13 ABD askeri ve 1900’den fazla İranlı hayatını kaybetmiştir . İran, buna karşılık olarak Hürmüz Boğazı’nı fiilen ticari geçişlere kapatmış ve İsrail ile Basra Körfezi’ndaki ABD müttefiklerine yönelik füze ve drone saldırıları düzenlemiştir . Kuveyt’teki bir enerji ve su tesisine yapılan saldırıda bir işçi hayatını kaybetmiş, BAE ve Bahreyn’de de patlamalar yaşanmıştır .
Trump’ın “bir gecede yok etme” söylemi, tüm bu şiddet sarmalının içinde, ateşe körükle gitmekten başka bir işe yaramamakta ve dünyayı daha önce eşi benzeri görülmemiş bir insani felaketin eşiğine sürüklemektedir. Uzmanların vurguladığı gibi, su kaynaklarını hedef alan bu strateji, yalnızca İran’ı değil, tüm bölgeyi “Sıfır Gün” (Day Zero) felaketine doğru itmektedir .
Kaynaklar: Sputnik Türkiye, Daily Mail, MercoPress, Hindustan Times, Ahram Online, News18, The i Paper, The Daily Beast, The Pittsburgh Jewish Chronicle, ABC7 Chicago