CHP’nin Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yönelttiği sorular, Türkiye’de hukuk ve güvenlik politikalarının çelişkilerini bir kez daha gündeme taşıyor. “IŞİD’in Marmara sorumlusu” olarak yakalanan Bilal Özbuğday’ın serbest bırakılması, muhalefet açısından devletin terörle mücadeledeki samimiyetini sorgulatan bir örnek haline geldi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a yönelttiği soru önergesiyle kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Gökçen, 24 Mayıs 2023’te gözaltına alınan ve TRT Haber tarafından “IŞİD’in Marmara sorumlusu yakalandı” başlığıyla duyurulan Bilal Özbuğday’ın kısa süre sonra serbest bırakılmasını gündeme taşıdı. Özbuğday’ın serbest kaldıktan sonra “Takva” adlı dergide yazılar yazmaya ve aynı isimli YouTube kanalında hutbeler vermeye devam etmesi, muhalefet açısından devletin terörle mücadeledeki zaaflarını gözler önüne seriyor.
CHP’nin eleştirisi yalnızca bir kişinin serbest bırakılmasıyla sınırlı değil. Gökçen, sosyal medya üzerinden muhalif siyasetçi ve gazetecilere yönelik yasakların sıkı biçimde uygulanmasına karşın, IŞİD bağlantılı olduğu iddia edilen kişilerin rahatça propaganda yapabilmesine dikkat çekiyor. Bu durum, iktidarın güvenlik politikalarının seçici biçimde uygulandığına dair güçlü bir algı yaratıyor. Muhalefet, devletin terörle mücadeledeki önceliklerini sorgularken, kamuoyuna şu soruyu yöneltiyor: “Gerçek tehditler mi hedef alınıyor, yoksa muhalif sesler mi susturuluyor?” Özbuğday’ın serbest bırakılması, Türkiye’de hukuk sisteminin bağımsızlığına dair tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Zira muhalefet, yargının siyasi baskılar altında karar verdiğini ve bu nedenle kamu güvenliğinin tehlikeye atıldığını savunuyor.
Ayrıca, geçmişte CHP’li vekillerin IŞİD yapılanmalarına dair Meclis’e sunduğu araştırma önergelerinin reddedilmiş olması, bugün yaşanan gelişmelerin bir tesadüf olmadığını gösteriyor. Yalova’da IŞİD hücre evine düzenlenen operasyonda yaşanan çatışma ve şehitler, muhalefetin yıllardır dile getirdiği uyarıların görmezden gelindiğini kanıtlıyor. Bu bağlamda Özbuğday’ın serbest bırakılması, yalnızca bireysel bir karar değil, daha geniş bir güvenlik ve hukuk politikasının sonucu olarak değerlendiriliyor.
CHP’nin Bakan Tunç’a yönelttiği sorular, iktidarın terörle mücadeledeki tutarsızlıklarını açığa çıkarıyor. Bir yandan muhalif sesler sosyal medya yasaklarıyla susturulurken, diğer yandan IŞİD bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler özgürce propaganda yapabiliyor. Bu çelişki, devletin güvenlik politikalarının samimiyetini sorgulatıyor ve kamuoyunda ciddi bir güvensizlik yaratıyor. Muhalefet, bu örneğin Türkiye’de hukuk sisteminin siyasallaştığının ve gerçek tehditlere karşı etkisiz kaldığının somut göstergesi olduğunu vurguluyor. Sonuç olarak, Bilal Özbuğday’ın serbest bırakılması yalnızca bir yargı kararı değil; iktidarın güvenlik anlayışının, hukuk sisteminin bağımsızlığının ve demokrasinin geleceğinin sorgulanmasına yol açan kritik bir olay olarak tarihe geçiyor.
Kaynaklar:
Cumhuriyet
Demokrat Haber
aktifhaber.com