Ayşegül Doğan ve Devlet Bahçeli

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın Basın Toplantısı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu toplantısı ve Türkiye ile dünyadaki güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunmak üzere genel merkezde bir basın toplantısı düzenledi. Doğan, konuşmasının önemli bir bölümünü hem Türkiye’deki siyasi sürece hem de Nevruz’un resmi tatil ilan edilmesi talebine ayırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen yıl 21 Mart’ın resmi tatil olacağı yönündeki açıklamasını hatırlatan Doğan, bu sözün hâlâ yerine getirilmemiş olmasının dikkat çekici olduğunu belirtti. 21 Mart’ın halkların ortak bayramı olarak resmi tatil ilan edilmesi gerektiğini söyleyerek Türkiye’nin farklılıklardan korkmaktan vazgeçmesi gerektiğini ifade etti.

Doğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı “Süreci boğmanın, aceleye getirmenin, tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur” açıklamasına da yanıt verdi. Sürecin telaşla yürütülmemesi gerektiğini kendilerinin de daha önce ifade ettiklerini ancak mevcut bölgesel gelişmeler ve riskler nedeniyle hızın gerekli olduğunu vurguladı. Zamanın iyi kullanılmaması hâlinde provokasyonların ve süreci sabote etmek isteyen girişimlerin ortaya çıkabileceğini, bu nedenle adımların geciktirilmemesi gerektiğini söyledi.

Yasal düzenlemelere ilişkin takvimin kamuoyuyla paylaşılmasının zorunlu olduğunu belirten Doğan, basına yansıyan “önümüzdeki hafta Meclis Başkanı ile koordinatör grup başkanvekillerinin toplanacağı” haberlerinin gerçeği yansıtmadığını, kendilerine böyle bir bilgilendirme yapılmadığını açıkladı. Yasal düzenlemeler için haziran veya temmuz aylarının işaret edilmesinin kabul edilemez olduğunu, bunun süreci bir yıla yaymak anlamına geldiğini ifade etti. Silah bırakanların geri dönüşü için hukuki çerçevenin bir an önce oluşturulması gerektiğini, aksi hâlde sürecin pratikte karşılık bulamayacağını söyledi. Bu çerçevenin ayrım yapmadan silah bırakan herkesi kapsaması gerektiğini, kendi hazırlıklarının tamamlandığını belirtti.

Doğan, Abdullah Öcalan’ın koşullarının da değişmesi gerektiğini savunarak, sürecin ana aktörü olarak tanımladığı Öcalan’ın doğrudan iletişim kurabileceği koşullara erişmesi gerektiğini dile getirdi. Öcalan’ın yalnızca PKK’nin lideri değil, geniş bir coğrafyada yüz binlerce insan tarafından önder olarak görüldüğünü, çok kimlikli ve çok dilli bir yaşam projesi önerdiğini söyledi. Bu nedenle mevcut koşulların sürdürülemeyeceğini ifade etti.

Basın toplantısında ayrıca İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarına ilişkin sorular da yanıtlandı. Doğan, DEM Parti’nin savaş değil barış, diyalog ve müzakere yanlısı olduğunu, dış müdahalelerle çözüm üretilemeyeceğini belirtti. Nevruz sonrasında yaşanan gözaltılara da değinerek, yöresel kıyafetlerin dahi gözaltı gerekçesi yapılmasının barış sürecinin ruhuyla bağdaşmadığını söyledi. Nevruz’un halkın barış ve özgürlük talebini güçlü biçimde ortaya koyduğunu, bu mesajın dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Kaynaklar: Cumhuriyet, Ekonomim, Haberler, SonDakika.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir