Dilek İmamoğlu kürsüdeyken

ADA’nın 29. Buluşması Silivri’de: Dilek İmamoğlu’ndan Adalet ve Şeffaflık Çağrısı

19 Mart operasyonu mağdurlarının yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı (ADA), 29. buluşmasını CHP Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıya CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, tutuklu yakınları, sivil toplum temsilcileri, avukatlar, gazeteciler ve vatandaşlar katıldı. Buluşmanın basın açıklamasını, Silivri’de 12 metrekarelik bir hücrede tutulan İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu okudu. Açıklama, hem tutuklu yakınlarının yaşadığı mağduriyetleri hem de yargı sürecine yönelik eleştirileri gündeme taşıdı.

Dilek Kaya İmamoğlu konuşmasında, bir yılı aşkın süredir iddianame bekleyen tutukluların ve ailelerinin yaşadığı zorlukları anlatarak dayanışmanın önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin dört bir yanından yükselen destek sayesinde ayakta kaldıklarını belirten İmamoğlu, bayramlar ve özel günlerin sevdiklerinden ayrı geçmesinin yarattığı derin acıyı dile getirdi.

İmamoğlu, davaların üç haftadır sürdüğünü ve sanık ifadeleri ilerledikçe iddiaların dayanaksızlığının daha açık biçimde ortaya çıktığını söyledi. Tutuklamaların yalnızca tanık beyanlarına dayandığını, bu beyanların güvenilirliğinin ise daha ilk günlerde sorgulanır hale geldiğini ifade etti. Kendi ailesinden örnek vererek, abileri Ali Kaya ve Cevat Kaya’nın tutukluluklarının yalnızca tanık ifadelerine dayandığını, başka hiçbir somut delil bulunmadığını belirtti. “Bir insanın tek suçu birinin akrabası olmak olamaz” diyerek sürecin vicdani boyutuna dikkat çekti.

Konuşmasında tutuklulukların yalnızca hukuki değil, toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğurduğunu vurgulayan İmamoğlu, belediye başkanları, bürokratlar ve kamu çalışanlarının uzun süre cezaevinde tutulmasının şehirlerin yönetimini ve ülke ekonomisini olumsuz etkilediğini söyledi. Yargılamaların daha hızlı ve hukuka uygun yürütülmesi hâlinde bugün çok daha farklı bir tabloyla karşılaşılacağını ifade etti.

İmamoğlu, davaların şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirterek, duruşmaların canlı yayınlanması talebinin reddedildiğini hatırlattı. Bu nedenle iki önerisini yineledi: Tüm siyasi partilerin hukuk komisyonlarından liyakatli hukukçuların duruşmaları gözlemlemesi ve Ekrem İmamoğlu’nun savunmasının yapılacağı duruşmaya parti genel başkanlarının katılması. Bu sürecin artık yalnızca bir dava değil, toplumun vicdanını ilgilendiren bir mesele olduğunu söyledi.

Basına yönelik kısıtlamalara da değinen İmamoğlu, gazetecilerin mahkeme salonunda sanıkları göremeyecekleri arka sıralara yerleştirildiğini belirterek bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Gazetecilerin görevlerini yaptıkları için cezalandırılamayacağını, doğru haber yapan isimlerin tutuklanmasının demokrasiye zarar verdiğini söyledi.

Toplantıda söz alan tutuklu yakınları da yaşadıkları mağduriyetleri anlattı. Ali Kaya’nın kızı Cansın Kaya, babasının hiçbir delil olmadan tutuklandığını ifade ederken; Şile Belediyesi çalışanı Evren Buçan’ın eşi Esma Buçan, eşinin 253 gündür iddianamesiz tutuklu olduğunu ve cezaevindeki koşulların yetersizliğini dile getirdi. Bu ifadeler, tutuklulukların yalnızca bireyleri değil, aileleri ve toplumun tamamını etkilediğini bir kez daha ortaya koydu.

ADA’nın Silivri’deki 29. buluşması, tutuklu yakınlarının adalet talebini güçlü bir şekilde dile getirdiği bir dayanışma platformuna dönüştü. Dilek Kaya İmamoğlu’nun açıklamaları, davaların şeffaf yürütülmesi, tutuklulukların hukuki temelden yoksun olduğu iddiaları ve basına yönelik kısıtlamalar gibi konuları yeniden gündeme taşıdı. Katılımcılar, adaletin gecikmesinin hem bireysel hem toplumsal maliyetinin ağır olduğunu vurgulayarak sürecin hızla ve şeffaf biçimde sonuçlanması çağrısında bulundu.

Kaynaklar: Cumhuriyet, ekonomigundemi.com.tr

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir