ABD ile İran arasında süren savaş ve bölgesel gerilim ortamında, iki ülke arasında Pakistan’da dolaylı bir görüşme organize edilmesi için diplomatik temasların sürdüğü bildirildi. CNN’e konuşan bir ABD’li yetkilinin açıklamaları, Washington’un Tahran’a Pakistan üzerinden 15 maddelik bir teklif ilettiğini ortaya koyarken, İran tarafı da kendi beş temel şartını duyurdu. Tarafların taleplerinin birbirine tamamen zıt olması, olası bir müzakerenin zorluğunu daha da belirgin hale getirdi.
ABD tarafından hazırlanan ve Pakistan üzerinden İran’a iletilen 15 maddelik teklifin, İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ortadan kaldırmasını, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini durdurmasını, balistik füze programını sınırlandırmasını ve bölgedeki müttefik gruplara verdiği desteği kesmesini içerdiği aktarıldı. İsrail hükümetinden üç kaynak, bu teklifin Washington tarafından şekillendirildiğini doğruladı.
İran cephesinde ise üst düzey bir siyasi ve güvenlik yetkilisi, Press TV’ye yaptığı açıklamada ülkesinin beş temel talebini sıraladı. Buna göre Tahran, saldırıların ve suikastların tamamen durmasını, savaşın tekrarlanmayacağına dair somut güvence verilmesini, savaş tazminatlarının ödenmesini ve mekanizmasının belirlenmesini, tüm cephelerde çatışmaların sona ermesini ve Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenliğinin tanınmasını istiyor. Aynı yetkili, İran’ın savaşı kendi belirleyeceği zamanda sona erdireceğini ve ABD Başkanı Donald Trump’ın takvim dayatmasına izin vermeyeceğini vurguladı.
İranlı yetkililer, ABD’nin sunduğu teklifleri “sahadaki gerçeklikle örtüşmeyen ve genişlemeci” olarak nitelendirirken, bazıları bu tekliflerin “gerçek müzakere niyeti taşımayan, gerilimi artırmaya yönelik taktikler” olduğunu savundu.
ABD tarafı ise teklifin içeriğini açıklamaktan kaçınırken, Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran’ın askeri olarak yenildiğini anlamaması halinde Trump’ın “daha önce görülmemiş ölçekte saldırılar” düzenlenmesini sağlayacağını söyledi. İsrailli üst düzey bir savunma yetkilisi, İran’ın bu şartları kabul etmesinin zor olduğunu belirterek ABD’nin taviz verebileceği endişesini dile getirdi. İsrail ayrıca olası bir anlaşmanın önleyici saldırı seçeneğini ortadan kaldırmaması gerektiğini savundu.
Bölgedeki altı farklı kaynağa göre İran, ateşkes anlaşmasının Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini arabuluculara iletti. İran uzmanı Ali Vaez, tarafların sunduğu şartların uzlaşmayı değil çıkmazı derinleştirdiğini belirterek, ABD’nin teklifinde İran’ın daha önce reddettiği taleplerin bulunduğunu, İran’ın taleplerinin ise ABD’nin kabul etmeyeceği koşullar içerdiğini ifade etti.
Bu süreçte Pentagon’un, Trump’a daha fazla askeri seçenek sunmak amacıyla Körfez bölgesine binlerce asker sevk etmeyi planladığı, iki deniz piyade birliğinin bölgeye doğru yola çıktığı bildirildi. Trump da anlaşma sağlanmaması halinde “cehennemin kapılarının açılacağı” yönündeki uyarısını yineledi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Pakistan ve Mısır üzerinden iletilen tekliflerin üst düzeyde değerlendirildiğini açıkladı. İran’ın savaş istemediğini belirten Arakçi, ancak kalıcı bir çözüm ve savaşın yol açtığı yıkımın telafi edilmesi gerektiğini vurguladı. Pakistanlı bir kaynak ise İran’ın önerilere yanıt vereceğini İslamabad’a bildirdiğini, ancak henüz resmi bir cevap iletilmediğini söyledi.
ABD ve İran arasında Pakistan üzerinden yürütülen dolaylı diplomasi trafiği, tarafların karşılıklı olarak sunduğu sert ve birbirine zıt şartlar nedeniyle çıkmaza yakın bir görüntü sergiliyor. ABD’nin 15 maddelik planı ile İran’ın beş temel talebi arasında neredeyse hiçbir ortak zemin bulunmaması, müzakere ihtimalini zayıflatıyor. Bölgesel gerilimin tırmandığı bir dönemde, askeri baskı ve diplomatik girişimler eş zamanlı olarak ilerlerken, olası bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği belirsizliğini koruyor.
Kaynak: Cumhuriyet.