Hakim A.K’yi silahla yaralayan savcı Ç.K, Ocak 2026’da cezaevine girdikten sonra ilk talebi seccade ve Kur’an-ı Kerim oldu.
İstanbul Kartal’daki Bölge Adliye Mahkemesi’nde 13 Ocak 2026 tarihinde yaşanan silahlı saldırı Türkiye gündemine damga vurmuştu. Anadolu Adliyesi’nde görevli Cumhuriyet Savcısı Ç.K., 23. Ceza Dairesi’nde görevli hakim A.K.’yi makam odasında silahla yaralamış, olay sonrası hakim hastaneye kaldırılmış ve sağlık durumunun iyi olduğu açıklanmıştı. Bu saldırı nedeniyle savcı Ç.K. hakkında “kasten öldürmeye teşebbüs” suçlamasıyla soruşturma başlatılmış ve kısa süre içinde tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.
Tutuklanmasının ardından önce Metris Cezaevi’ne sevk edilen Ç.K., burada kısa süre kaldıktan sonra Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na nakledildi. Cezaevine girişinde yaptığı ilk talep ise dikkat çekti. Ç.K.’nin cezaevi yönetiminden seccade ve Kur’an-ı Kerim istediği öğrenildi. Bu talep, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, saldırının ardından savcının ruh haline ve cezaevi koşullarına dair tartışmaları da beraberinde getirdi.
Olayın ardından adliye ve yargı camiasında büyük tepki oluşmuş, hakim ve savcıların güvenliği konusunda yeni önlemler alınması gündeme gelmişti. Ç.K.’nin cezaevindeki ilk talebi, saldırının nedenleri ve sonrasındaki psikolojik durumu hakkında yorumlara yol açtı. Bazı hukuk çevreleri, bu talebi savcının pişmanlık göstergesi olarak değerlendirirken, bazıları ise yalnızca kişisel dini ihtiyaçların karşılanması olarak yorumladı.
Sonuç olarak, Ocak 2026’da cezaevine giren ve hakim A.K.’yi silahla yaraladığı için tutuklanan savcı Ç.K.’nin ilk talebi seccade ve Kur’an-ı Kerim oldu. Bu gelişme, hem saldırının hukuki süreci hem de cezaevindeki yansımaları açısından dikkat çekici bir ayrıntı olarak kayıtlara geçti.
Kaynaklar:
Akşam
Cumhuriyet
Haberler.com
Mersin Haber