İmamoğlu ve 402 sanıklı İBB davasında adil yargılanma tartışması

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davada Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 402 sanık yargılanacak. Dosyanın büyüklüğü, yetki tartışmaları ve delil sorunları nedeniyle adil yargılanma ihtimali ciddi şekilde sorgulanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açılan davada, aralarında belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanık hakkında yargılama süreci başlıyor. Dava, Türkiye’nin son yıllardaki en kapsamlı yargılamalarından biri olarak görülüyor. İddianame yaklaşık 4 bin sayfadan oluşuyor ve on binlerce sayfalık eklerle destekleniyor. Sanıklar hakkında 142 ayrı eylem üzerinden toplamda 20 suçlama yöneltilmiş durumda. Bu kapsamda, duruşmaların Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda yapılması planlanıyor ve sürecin 12 yıldan uzun sürebileceği öngörülüyor.

Adil yargılanma tartışmalarının merkezinde birkaç kritik nokta bulunuyor. Öncelikle, davanın hangi mahkemenin yetkisinde görüleceği konusunda belirsizlikler var. Çağlayan ve Büyükçekmece adliyeleri arasında yetki sorunu yaşanabileceği belirtiliyor. Ayrıca, yüzlerce klasörden oluşan delil dosyalarının sanıklar ve avukatlar tarafından erişilebilir hale getirilmesi büyük bir zorluk olarak öne çıkıyor. İddianamenin okunmasının bile bir ayı bulabileceği ifade ediliyor. Bu durum, sanıkların savunma hakkını etkin biçimde kullanabilmesini zorlaştırabilir.

Bir diğer tartışma noktası ise hukuka aykırı delil iddiaları. Savunma tarafı, bazı delillerin usule uygun şekilde toplanmadığını öne sürüyor. Eğer bu iddialar dikkate alınmazsa, ileride yeniden yargılama konusu olabileceği değerlendiriliyor. Onlarca farklı heyetin inceleyeceği delillerin tutarlılığı ve bütünlüğü de sürecin adil yürütülmesi açısından kritik bir mesele olarak görülüyor.

Davanın ilk duruşması 9 Mart 2026’da Silivri’deki Marmara Cezaevi Yerleşkesi’nde yapılacak. 105 sanığın tutuklu olduğu bu davada, İmamoğlu ilk kez hâkim karşısına çıkacak. Kamuoyunda, bu kadar geniş kapsamlı bir dosyanın ve yüzlerce sanığın bulunduğu bir davada adil yargılanmanın mümkün olup olmayacağı sorusu giderek daha fazla dile getiriliyor.

Sonuç olarak, İmamoğlu ve diğer sanıklar hakkındaki dava yalnızca bireysel suçlamalarla sınırlı değil; aynı zamanda Türkiye’de yargı sisteminin kapasitesi, delil yönetimi ve adil yargılanma ilkelerinin uygulanabilirliği açısından da büyük bir sınav niteliği taşıyor.

Kaynaklar:
Cumhuriyet
Haber 7

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir