Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında İran yönetimine yönelik sert tehditlerini yineledi. Trump, ülkenin tamamının tek bir gecede yok edilebileceğini belirterek, 7 Nisan 2026 Salı akşamını son tarih olarak verdi. Açıklamasında İran’ın petrolünü ele geçirmeyi arzuladığını ancak Amerikan halkının eve dönüş istediğini söyleyen Trump, Tahran yönetiminde “tam bir rejim değişikliği” yaşandığını iddia etti. Savunma Bakanı Pete Hegseth ise aynı gün İran’a yönelik saldırıların şiddetini artıracaklarını duyurdu.
6 Nisan 2026 Pazartesi günü, Beyaz Saray’ın Basın Sözcüleri Odası’nda düzenlenen basın toplantısında Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, İran hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, Tahran yönetimine tanınan sürenin 7 Nisan Salı akşamı itibarıyla dolacağını hatırlatarak, “Bütün ülke tek bir gecede yok edilebilir ve o gece yarın gece olabilir” ifadesini kullandı.
Trump, konuşmasında İran ile yürütülen dolaylı müzakerelere de değindi. Kendi isteğinin İran’ın petrol kaynaklarını ele geçirmek olduğunu belirten ABD Başkanı, “Bana kalsa İran’daki petrolü elimizde tutmak isterdim çünkü orada, alınmaya hazır. Ne yazık ki Amerikan halkı bizim eve dönmemizi istiyor” dedi. İran’ın sunduğu ateşkes önerisini “önemli bir adım” olarak nitelendiren ancak “yeterince iyi olmadığını” söyleyen Trump, ülkenin nükleer silah sahibi olmasına asla izin veremeyeceklerini vurguladı.
Toplantının en dikkat çeken anlarından biri, İran’da düşürülen F-15 savaş uçaklarının pilotlarının kurtarılma operasyonuna ilişkin verilen bilgiler oldu. Trump, daha önce açıklanmayan ikinci bir pilotun da yaralı olarak kurtarıldığını duyurdu. “Birini açıklamadık çünkü eğer onu yakaladığımızı bilselerdi… Bu yüzden onu açıklamadık. İkisi de yaralandı ama durumları iyi” şeklinde konuşan Trump, operasyonda 155 askeri uçağın görev aldığını belirtti. CIA Direktörü John Ratcliffe ise operasyon sırasında İranlıları şaşırtmak için bir aldatma kampanyası yürütüldüğünü aktardı.
ABD Başkanı, İran halkına silah gönderme girişimlerinin başarısızlıkla sonuçlandığını da sözlerine ekledi. “Biraz silah gönderdik, bunların İran halkına ulaşması gerekiyordu. Ne oldu biliyor musunuz? Silahları dağıtması gereken kişiler onları kendilerine sakladı” diyen Trump, bu duruma çok kızgın olduğu kişiler olduğunu ve bunun bedelini ağır ödeyeceklerini söyledi. Ayrıca İran’daki protestocuları hedef alan açıklamalarında rejimi “hayvan” olarak nitelendiren Trump, “45 bin kişiyi öldürdüler, hatta 60 bine kadar çıkmış olabilir. Protestocuları öldürüyorlar. Bunlar hayvan ve onları durdurmak zorundayız” ifadelerini kullandı.
İran’da rejim değişikliği yaşandığı iddiasını tekrarlayan Trump, yeni yönetimin öncekilerden “çok daha akıllı” olduğunu düşündüklerini belirtti. Ancak buna rağmen tehditlerini sürdüren ABD Başkanı, “Eğer yarın geceye kadar anlaşamazsak onları taş devrine döndüreceğiz” dedi. Trump, İran ile 47 yıldır uğraştıklarını belirterek, iletişimin “2.000 yıl önce olduğu gibi, çocuklar aracılığıyla notlar gönderip alarak” sağlandığını anlattı.
Toplantıda söz alan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de sert bir açıklama yaparak, “Bugün Başkan Trump’ın emriyle savaşın birinci gününden beri olan en yoğun bombardıman olacak. Yarın daha da ağır olacak” dedi. Hegseth, İran’ın akıllıca bir seçim yapması gerektiğini vurgulayarak, “Trump oyun oynamıyor. Süleymani’ye, Maduro’ya, Hamaney’e sorun” ifadelerini kullandı.
Arka Plan ve Sürecin Hukuki Boyutu
ABD ile İran arasındaki gerilim, 28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak bir askeri operasyon başlatmasıyla tırmanışa geçti. Bu saldırılarda dönemin İran Dini Lideri Ali Hamaney de dahil olmak üzere 1.340’tan fazla kişinin hayatını kaybettiği bildirilmektedir. İran ise bu saldırılara drone ve füze saldırılarıyla karşılık vermiş, ayrıca küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda kısıtlamalara gitmiştir.
Savaşın başlamasından kısa bir süre sonra İran yönetiminde önemli bir değişim yaşandı. Trump yönetiminin iddiasına göre, İran’da “tam bir rejim değişikliği” gerçekleşmiş ve ülke yönetimine daha önce Meclis Başkanı olarak görev yapan Muhammed Bakır Kalibaf liderliğinde yeni bir ekip gelmiştir. Trump, yeni yönetimin müzakerelere daha istekli olduğunu belirtse de, bu iddialar Tahran tarafından henüz doğrulanmış değildir.
Diplomatik cephede ise Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmeler devam etmektedir. İran, ABD’nin 15 maddelik ateşkes teklifini reddederek kendi 10 maddelik kalıcı barış planını sunmuştur. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin teklifini “aşırı talepli” olarak nitelendirirken, ültimatomlarla müzakere yürütülemeyeceğini vurgulamıştır. İran’ın şartları arasında bölgedeki çatışmaların tamamen sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçiş protokolleri, yaptırımların kaldırılması ve savaş sonrası yeniden yapılanma süreci yer almaktadır.
Trump yönetimi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı derhal açması ve nükleer silah programından vazgeçmesi konusunda ısrarcıdır. Ancak İran yönetimi, ateşkesin geçici bir çözüm olmayacağını, kalıcı bir barış anlaşmasına ihtiyaç duyulduğunu savunmaktadır. Bu görüş ayrılığı, savaşın 38. gününe girilirken bölgedeki tansiyonu en üst seviyede tutmaya devam etmektedir.
Kaynaklar: Anadolu Ajansı, Cumhuriyet, T24, ANI / lokmattimes.com, Samanyolu Haber, WION, Aydınlık, Daily Times, A Haber, Yeni Şafak (English), Doğunun Nabzı