Saldırı anı

İran’dan İsrail’e geniş çaplı balistik füze saldırısı: Bölgedeki gerilim zirveye çıktı

13 Mart 2026 tarihinde İran ile İsrail arasındaki gerilim, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun İsrail’e yönelik geniş çaplı bir balistik füze saldırısı başlatmasıyla kritik bir eşiğe ulaştı. Haber Ekspres’in aktardığı bilgilere göre İran, özellikle Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in birçok şehrini hedef alan balistik füzeler fırlattı ve saldırılar sonucunda çeşitli bölgelerde patlamalar ile yangınlar meydana geldi. Görgü tanıkları, Tel Aviv semalarında art arda patlama seslerinin duyulduğunu ve bazı füzelerin yerleşim alanlarına isabet ettiğini bildirdi.

T24’ün yayımladığı açıklamada İran Devrim Muhafızları, saldırının “Gerçek Vaat-4” operasyonunun bir parçası olduğunu ve İsrail’in Kiryat Şmona, Hadera ve Hayfa gibi şehirlerinin ağır başlıklı Hürremşehr, Hayberşeken, Fettah, Emad ve Kadr tipi balistik füzelerle hedef alındığını duyurdu. Aynı saldırı dalgasında bölgede bulunan ABD üslerinin de vurulduğu belirtildi. İran’ın bu operasyonu, hem İsrail’e hem de ABD’ye karşı yürüttüğü misilleme stratejisinin yeni bir aşaması olarak değerlendirildi.

Saldırının etkileri yalnızca büyük şehirlerle sınırlı kalmadı. Malatya Güncel’in haberine göre Tel Aviv’e yaklaşık 12 kilometre mesafedeki Rashid Lezion ve Shoham bölgelerinde füzelerin düşmesi sonucu yangınlar çıktı. İsrailli yetkililer, saldırıların ardından can kaybı olup olmadığına dair net bir açıklama yapmadı ancak bölgedeki hasarın boyutunun yüksek olduğu bildirildi.

Mersin Haber’in aktardığı bir başka açıklamada İran Devrim Muhafızları, İsrail’e toplam 30 adet ultra ağır balistik füze fırlattığını duyurdu. Tuğgeneral Mecid Musevi, bu saldırının “rejime karşı gerçekleştirilen en ağır füze operasyonu” olduğunu belirtti. Bu açıklama, İran’ın saldırıyı yalnızca taktiksel değil, aynı zamanda siyasi bir mesaj olarak da kurguladığını gösterdi.

Saldırının gerçekleştiği gün, İsrail’in de İran’a yönelik geniş çaplı hava operasyonları yürüttüğü biliniyordu. Anadolu Ajansı’nın verilerine göre İsrail ordusu, 28 Şubat’tan bu yana İran’a 7.600’den fazla hava saldırısı düzenlemiş ve İran’ın balistik füze kapasitesini hedef alan binlerce sorti gerçekleştirmişti. Bu karşılıklı saldırılar, iki ülke arasındaki çatışmanın artık yalnızca sınırlı hedeflere yönelik operasyonlar olmaktan çıktığını, bölgesel bir savaşın tam ortasına yerleştiğini ortaya koydu.

Sonuç olarak, 13 Mart 2026’da İran’ın İsrail’e yönelik balistik füze saldırısı, bölgede zaten yüksek olan tansiyonu daha da tırmandırdı. Saldırı hem askeri hem de siyasi açıdan büyük yankı uyandırdı ve İran-İsrail hattındaki gerilimin daha geniş bir bölgesel çatışmaya dönüşme ihtimalini güçlendirdi. Uluslararası basın, bu saldırıyı Orta Doğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirebilecek nitelikte bir gelişme olarak değerlendirdi.

Kaynaklar:
Anadolu Ajansı
Cumhuriyet
Haber Ekspres
Malatya Güncel
Mersin Haber
T24

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir