İran basınında yer alan haberlere göre, Tahran yönetimi ABD ve İsrail ile devam eden savaşın sona erdirilmesi için beş temel şart ortaya koydu. Bu şartların kim tarafından açıklandığına ilişkin bilgi, İran basınında “üst düzey bir İranlı yetkili” şeklinde yer aldı. Yetkili, saldırıların ve suikastların tamamen durdurulmasını, savaşın yeniden başlamayacağına dair güvence verilmesini, İran’a tazminat ödenmesini, Hürmüz Boğazı üzerindeki İran egemenliğinin tanınmasını ve İran’la birlikte çatışmalara katılan vekil gruplara yönelik saldırıların sonlandırılmasını zorunlu koşullar olarak sıraladı. Bu açıklamalar, savaşın nasıl sonlanabileceğine dair İran’ın resmi tutumunu yansıtması bakımından dikkat çekti.
Yetkili, ABD’nin İran’a müzakere talebi ilettiğini ve çeşitli öneriler sunduğunu, ancak bu önerilerin “aşırı talepler” içerdiği gerekçesiyle reddedildiğini belirtti. İran’ın, söz konusu beş şart yerine getirilene kadar kendini savunmayı sürdüreceğini vurgulayan yetkili, çatışmaların ne zaman sona ereceğine yalnızca İran’ın karar vereceğini ifade etti. Bu açıklama, İran’ın ateşkes çağrılarına neden olumsuz yaklaştığını da ortaya koydu.
Haberde ayrıca, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları durdurmak amacıyla hazırladığı iddia edilen 15 maddelik bir planın Pakistan aracılığıyla Tahran’a iletildiği öne sürüldü. Bu planın, İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmasını, Tahran’ın nükleer silah elde etmeyeceğine dair kesin taahhüt vermesini ve İsfahan, Natanz ve Fordo’daki nükleer tesislerin devre dışı bırakılmasını içeren maddeler barındırdığı belirtildi. ABD’nin bu planın müzakere edilebilmesi için bir aylık geçici ateşkes ilan etmeyi değerlendirdiği de iddialar arasındaydı.
İsrail’in Kanal 12 televizyonunun aktardığına göre, söz konusu belgede bir aylık ateşkes ilanı, İran’ın biriktirdiği nükleer kapasitenin tamamen sökülmesi, İran’ın nükleer silah edinmemeyi kesin olarak taahhüt etmesi, İran topraklarında tüm zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması, mevcut zenginleştirilmiş materyalin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na belirlenen takvim doğrultusunda teslim edilmesi ve Natanz, İsfahan ve Fordo tesislerinin imha edilmesi gibi maddeler yer alıyordu. Ayrıca İran’ın bölgedeki vekil güç stratejisinden vazgeçmesi, bu gruplara yönelik finansman ve silah desteğini durdurması, Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açık tutulmasının garanti edilmesi, İran’ın füze programının daha sonra ele alınarak menzil ve sayı sınırlamalarına tabi tutulması, İran’ın askeri kapasitesinin yalnızca savunma amaçlı kullanılması, İran’a uygulanan tüm yaptırımların kaldırılması, Buşehr’de sivil nükleer enerji üretimine destek verilmesi ve yaptırımların otomatik olarak yeniden devreye girmesini sağlayan mekanizmaların kaldırılması da planın maddeleri arasında gösterildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise Kyodo Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, ABD-İsrail saldırılarıyla başlayan savaşın sona ermesi için gelecekte saldırı olmayacağına dair güvence verilmesi ve savaş sırasında İran’a verilen zararların tazmin edilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Arakçi, Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik sorunlarının İran’dan değil, ABD-İsrail saldırılarından kaynaklandığını belirterek, İran’ın yalnızca kendisine saldıran ülkelerin gemilerine kısıtlama getirdiğini ifade etti. Ateşkes çağrılarını reddeden Arakçi, geçen yıl yaşananların tekrar etmemesi için kalıcı bir çözüm gerektiğini vurguladı.
Bu açıklamalar, İran’ın hem askeri hem diplomatik açıdan kendi şartlarını dayatan bir pozisyon aldığını ve savaşın sona ermesi için kapsamlı güvenlik, egemenlik ve tazminat taleplerini ön koşul olarak gördüğünü ortaya koydu. ABD’nin sunduğu iddia edilen plan ise İran’ın nükleer programı ve bölgesel politikaları üzerinde köklü değişiklikler talep ettiği için Tahran tarafından “aşırı” bulunarak reddedildi.
Kaynaklar: Cumhuriyet, Haberler, NTV Haber, T24, www.haberet.com, Yeni Şafak.