CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in grup toplantısında duyurduğu üzere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında “itirafçı” olarak gösterilen iş insanı Murat Kapki, savcılıkta verdiği ifadeleri geri çektiğini açıkladı. Kapki’nin mahkemeye sunduğu tahliye talebi dilekçesi ortaya çıktı. Dilekçede Kapki, savcılık sürecinde baskı altında ifade verdiğini belirterek, “‘Bir gün bile burada yatmazsın’ demelerine aldandım. Tahliye vaadine kandım. Savcıların yönlendirmesiyle doğru olmayan şeylere imza attım” sözleriyle önceki beyanlarını reddetti.
Dilekçesinde 20 yılı aşkın süredir açık hava reklamcılığı sektöründe faaliyet gösterdiğini anlatan Kapki, BVA Reklam ve Danışmanlık AŞ’deki ortaklığının yalnızca mesleki tecrübesine dayandığını vurguladı. İBB ile ticari ilişkilerinin Ekrem İmamoğlu döneminden çok önceye dayandığını belirterek, “Ben iş insanıyım, belediye başkanı kimdir, hangi partidendir gibi konularla ilgilenmem. Herkesle ticaret yaparım” ifadelerini kullandı.
Kapki, şirketlerinin yalnızca İBB ihalelerine odaklandığı iddiasını reddederek farklı belediyeler, kamu kurumları ve özel şirketlerin ihalelerine de girdiklerini, bazılarını kazandıklarını, bazılarını kaybettiklerini anlattı. Ayrıca 2019’da Ali Yerlikaya’nın vekâlet ettiği dönemde Kadıköy İskelesi reklam alanlarını ihalesiz şekilde kiraladığını, İmamoğlu göreve geldikten sonra bu sözleşmenin feshedildiğini hatırlatarak, bunun örgüt suçlamasıyla çeliştiğini savundu.
Örgüt üyeliği iddiasına ilişkin olarak Kapki, Murat Ongun’la neredeyse hiçbir temasının olmadığını, “Murat Ongun’la ben birbirimizi sevmeyiz… HTS ve baz kayıtlarının daraltılması sonucunda yan yana bile gelmediğimiz belli olacaktır” diyerek dile getirdi. Ayrıca Beylikdüzü Mado’da para dolu çantalarla buluştuğu iddiasını tamamen reddetti ve HTS kayıtlarının bunu doğrulayacağını belirtti.
Kapki, kendisine yöneltilen mali suçlamaların da gerçeği yansıtmadığını, mal varlığının 20 yıllık ticari geçmişiyle uyumlu olduğunu, MASAK raporlarında bazı taşınmazlarının görmezden gelindiğini söyledi. Kamera görüntülerinde kendisiymiş gibi gösterilen kişinin başka biri olduğunu, bu nedenle “itibar suikastine uğradığını” ifade etti.
Dilekçede en dikkat çekici bölümlerden biri, Kapki’nin savcılık sürecinde baskı altında ifade verdiğini söylemesi oldu. Eşinin gözaltına alınması ihtimali ve sağlık sorunları nedeniyle psikolojik baskı altında olduğunu belirten Kapki, “Bana ‘senin burada bir gün bile tutulmaman lazım’ bile denmiştir” diyerek savcıların tahliye vaadiyle yönlendirme yaptığını iddia etti. Ayrıca bazı kişilerin mal varlığına “çökmeye” çalıştığını, bu nedenle savcılığa başvurduğunu ancak bu beyanların tutanağa geçirilmediğini öne sürdü.
Sağlık durumuna ilişkin olarak Kapki, cezaevinde boyun fıtığının patladığını, ameliyat olması gerektiğini ve cezaevi koşullarında tedavisinin mümkün olmadığını belirtti. MR raporları ve doktor görüşlerinin bunu doğruladığını dilekçeye ekledi.
Murat Kapki, dilekçesinin sonunda hakkındaki suçlamaların somut delile dayanmadığını savunarak tahliyesini ve beraatini talep etti. “Ben tüm ticari işleri ve tüm mali hareketleri şeffaf birisiyim. Siyasetle de bir işim yoktur… Bu davaya konu edilen suçlamalardan da aklanacağımdan eminim” sözleriyle kendisine yöneltilen iddiaların siyasi ve algısal bir çerçevede kurgulandığını ileri sürdü. Kapki, duruşmada ayrıntılı savunma yapacağını belirterek, değerlendirmelerin toplu isnatlar üzerinden değil, kendi beyanları dikkate alınarak yapılmasını istedi.
Kaynak: Cumhuriyet