deprem ölçer grafiği

Prof. Dr. Hasan Sözbilir: “Sındırgı’da Deprem Aktivitesi Büyük Ölçüde Sonlandı”

Hasan Sözbilir, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında meydana gelen depremlerin ardından yürütülen bilimsel çalışmalar sonucunda bölgede stres boşalımının gerçekleştiğini ve deprem aktivitesinin büyük ölçüde sona erdiğini açıkladı. Ancak çevre fay hatlarında gerilim birikiminin sürdüğüne dikkat çekti.

Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 2025 yılında meydana gelen depremlerin ardından yürütülen saha ve analiz çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan Sözbilir, 29 Mart 2026 tarihinde yaptığı değerlendirmede, bölgedeki fay hatlarında gerçekleştirilen stres analizlerinin tamamlandığını ve Sındırgı’daki deprem aktivitesinin önemli ölçüde sona erdiğini ifade etti.

Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos 2025 ve 27 Ekim 2025 tarihlerinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremler sonrası bölgede yoğun bir sismik hareketlilik yaşanmıştı. Bu süreçte yaklaşık 26 bin sarsıntı kaydedildiğini belirten Sözbilir, bilim ekibiyle birlikte sahada kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Bu çalışmaların jeolojik gözlemler, jeodezik ölçümler ve jeofizik analizleri kapsadığını vurguladı.

Sözbilir’in verdiği bilgilere göre yapılan araştırmalarda üç temel sonuca ulaşıldı. Buna göre, dağlık kesimde yer alan ve ovadan dağa doğru uzanan Emendere Fay Zonu boyunca birbirini tetikleyen beş ayrı fay segmenti tespit edildi. Bu fayların söz konusu depremlerin ana kaynağı olduğu değerlendirildi. Ayrıca bölgede yaklaşık 20 santimetrelik bir çökme meydana geldiği belirlendi. Üçüncü önemli bulgu ise stres boşalımının ardından çevredeki fay hatlarında yeni gerilim alanlarının oluşmaya başlaması oldu.

Uzman değerlendirmesine göre, Sındırgı’daki kırılan fay parçalarında artık önemli bir stres birikimi bulunmuyor. Sözbilir, bu durumu “stres boşalımı gerçekleşti” şeklinde ifade ederek, bölgedeki sismik hareketliliğin ciddi ölçüde azaldığını söyledi. Nitekim son günlerde günlük deprem sayısının belirgin şekilde düştüğü, artık birkaç gün arayla yalnızca bir ya da iki küçük sarsıntı kaydedildiği aktarıldı.

Bununla birlikte Sözbilir, riskin tamamen ortadan kalkmadığına da dikkat çekti. Özellikle kuzeybatı ve güneydoğu yönünde bulunan fay hatlarında gerilim birikiminin başladığını belirten uzman, Balıkesir çevresindeki Gelenbe fay hattı ile Gördes ve Demirci bölgelerine doğru sismik hareketlerin göç ettiğini ifade etti. Bu durumun, gelecekte bu alanlarda yeni depremlerin oluşma potansiyelini artırabileceği değerlendiriliyor.

Sözbilir ayrıca Sındırgı’daki depremlerin jeotermal kökenli olduğuna dair bulgular elde ettiklerini de açıkladı. Bu tür depremlerin, yer altındaki sıcak su ve gaz hareketleriyle ilişkili olabileceği ve farklı dinamikler içerdiği biliniyor.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilen Sındırgı için mevcut durumda büyük bir deprem riskinin kalmadığını düşündüğünü ifade eden Sözbilir, ancak çevre fay hatlarının dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye, aktif fay hatları üzerinde yer alması nedeniyle sık sık depremlerle karşı karşıya kalırken, bilim insanlarının bu tür saha çalışmaları, risklerin anlaşılması ve geleceğe yönelik önlemlerin belirlenmesi açısından kritik önem taşıyor.

Diğer Ayrıntılar

Açıklama, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir tarafından yapıldı. Türkiye’de, Balıkesir iline bağlı Sındırgı ilçesinde meydana gelen depremler sonrasında yürütülen bilimsel çalışmaların sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Değerlendirme 29 Mart 2026 tarihinde açıklandı. Çalışmalar, 10 Ağustos 2025 ve 27 Ekim 2025 tarihlerinde meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremlerin ardından başlatıldı. Araştırmalar kapsamında sahada jeolojik, jeodezik ve jeofizik yöntemler kullanılarak fay hatlarının stres analizi gerçekleştirildi. Elde edilen bulgulara göre Sındırgı’daki faylarda stres boşalımı gerçekleştiği için deprem aktivitesinin büyük ölçüde sona erdiği, ancak çevre bölgelerde yeni gerilim alanlarının oluştuğu sonucuna ulaşıldı.

Kaynaklar: Sputnik Türkiye, Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi açıklamaları; Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verileri; ulusal basın ajansları ve bilimsel saha değerlendirmeleri (29 Mart 2026).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir