ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2026’da yaptığı açıklamayla Grönland hamlesini yeniden gündeme taşıdı. Trump, ABD tarihindeki genişleme politikalarını hatırlatarak, James K. Polk ve William McKinley dönemlerinde olduğu gibi sınırları genişletme hedefini dile getirdi. Bu çıkış, Grönland’ın stratejik önemini vurgularken Avrupa ülkeleriyle ciddi bir diplomatik gerilime yol açtı.
Trump, Ocak 2026’da sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda Grönland’ın ABD için jeopolitik ve ekonomik açıdan kritik bir bölge olduğunu belirtti. ABD tarihinde Polk’un Meksika Savaşı sonrası toprak kazanımları ve McKinley’nin Hawaii’yi ilhak etmesi gibi örnekleri hatırlatan Trump, Grönland’ın da benzer bir şekilde ABD’nin sınırlarını genişletme vizyonunun parçası olduğunu ifade etti. Bu açıklama, Washington’un uzun süredir dile getirdiği Grönland ilgisini yeni bir boyuta taşıdı.
Trump’ın sözleri yalnızca tarihsel bir göndermeden ibaret kalmadı. ABD Başkanı, Grönland konusunda Danimarka ve diğer Avrupa ülkelerinin tutumunu eleştirerek, anlaşma sağlanamaması halinde ticari yaptırımlar uygulayacağını duyurdu. Nitekim 1 Şubat 2026’dan itibaren Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya’dan ithal edilen ürünlere yüzde 10 ek gümrük vergisi getirileceğini, bu oranın 1 Haziran 2026’da yüzde 25’e çıkarılacağını açıkladı. Bu karar, Avrupa başkentlerinde tepkiyle karşılandı ve Grönland’ın başkenti Nuuk’ta olduğu gibi Danimarka’da da binlerce kişi sokaklara çıkarak protesto gösterileri düzenledi.
Trump’ın Grönland hamlesi, ABD tarihinde sınır genişletme politikalarının devamı olarak yorumlandı. Polk’un “Manifest Destiny” anlayışıyla ABD’nin batıya doğru genişlemesi ve McKinley’nin Hawaii’yi ilhak etmesi gibi örnekler, Trump’ın açıklamasında doğrudan referans noktası oldu. Trump, Grönland’ın ABD’nin güvenliği ve enerji kaynakları açısından kritik olduğunu, NATO planlamalarında da bu bölgenin öneminin giderek arttığını savundu. Bu nedenle Grönland’ın ABD kontrolüne geçmesinin ülkenin küresel güç konumunu pekiştireceğini ileri sürdü.
Sonuç olarak Trump’ın Ocak 2026’daki Grönland çıkışı, ABD tarihinde sınır genişletme politikalarının yeni bir versiyonu olarak kayda geçti. Ancak bu hamle, Avrupa ile ilişkilerde ciddi bir kriz yarattı ve Grönland’ın geleceği konusunda uluslararası tartışmaları daha da alevlendirdi. Trump’ın Polk ve McKinley gibi tarihsel liderlere yaptığı göndermeler, bu girişimi yalnızca güncel bir ticaret ve diplomasi meselesi değil, aynı zamanda ABD’nin tarihsel genişleme vizyonunun devamı olarak konumlandırdı.
Kaynaklar:
24 Saat Gazetesi
CNN Türk
Sputnik
Turkinfo