23 Mart 2026 tarihinde Kremlin (Rusya Dışişleri Bakanlığı), İran’daki Buşehr Nükleer Santrali’ne (Buşehr NGS) yönelik tehditler konusunda ABD’ye sinyaller gönderdiğini ve Washington’ın akıllıca davranarak bu tesise saldırmayacağını umduğunu açıkladı.
Bu açıklama, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik ultimatomu bağlamında geldi. Trump, Strait of Hormuz’un (Hürmüz Boğazı) yeniden açılmaması halinde İran’daki güç santrallerine (nükleer tesisler dahil) saldırı tehdidinde bulunmuştu. Rusya, Buşehr NGS’nin vurulmasının bölgesel ve çevresel bir felakete yol açabileceğini vurgulayarak ABD’yi uyardı.
Olayın arka planı şu şekilde gelişti: ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da başlattığı askeri operasyonlar sırasında, 17-18 Mart 2026’da Buşehr Nükleer Santrali’nin yakınına (reaktöre birkaç yüz metre mesafeye) bir mermi/projektıl isabet etti. Rusya bu olayı “tamamen kabul edilemez” ve “sorumsuz” bir saldırı olarak nitelendirdi; Rosatom Genel Müdürü Alexei Likhachev, tesiste 72 ton fisil malzeme ve 210 ton harcanmış nükleer yakıt bulunduğunu, olası bir vuruşun büyük bir radyolojik felakete neden olabileceğini belirtti. Rusya, “güvenlik adası/safety zone” oluşturulması çağrısında bulundu ve ABD-İsrail’den nükleer altyapıya yönelik saldırılarını durdurmasını istedi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova da daha önce benzer uyarılarda bulunmuş, Rus uzmanların tesiste çalıştığını ve onların güvenliğinin tehlikeye atıldığını vurgulamıştı. 23 Mart’taki en yeni açıklamada ise Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrei Rudenko, “Amerika Birleşik Devletleri’nin akıllıca davranacağını ve Buşehr nükleer santralini tehdit etmeyeceğini umuyoruz” dedi. Kremlin’in bu sinyalleri, doğrudan diplomatik kanallarla ABD’ye iletildiği belirtiliyor.
Bu gelişmeler, Rusya’nın İran’daki tek işletmedeki nükleer santralini (Rosatom tarafından inşa edilmiş ve işletilen) koruma çabalarının bir parçası. Tesiste Rus personeli bulunduğu için Moskova, olası bir radyasyon sızıntısının sadece İran’ı değil, Körfez bölgesini ve ötesini etkileyeceğini defalarca dile getirdi. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) da olayı takip ediyor ancak hasar veya radyasyon sızıntısı rapor etmedi.
Kaynaklar:
Izvestia / RIA Novosti (23 Mart 2026, Andrei Rudenko açıklaması)
Reuters (19 Mart 2026, Rosatom’un “safety island” ve Likhachev açıklamaları; 18 Mart saldırısı)
Al-Monitor, Dawn, The Moscow Times ve AP (Mart 2026, Rusya’nın kınamaları ve arka plan)
Türk medyası ve X paylaşımları (Al Jazeera alıntılarıyla 23 Mart haberi).