MHP Genel Başkan Yardımcısı İzzet Ulvi Yönter’in 27 Mart 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklama, parti içinde dikkat çekici bir hareketliliğe neden oldu. Yönter’in paylaşımında kullandığı ifadeler, MHP’ye “sızdığı” iddia edilen bir kişiyi hedef alması nedeniyle kısa sürede gündem oldu. Yönter, açıklamasında “MHP’ye sızan ajan seni her cihetten izliyoruz. Sen doğruluktan ne anlarsın. Merak etme seninle mutlaka hesaplaşacağız. Paran da işe yaramayacak dümenci alçak” sözlerine yer verdi. Bu sert çıkışın ardından mesajın kime yönelik olduğuna dair resmi bir açıklama yapılmadı; bu durum tartışmanın odağını daha da belirsiz hâle getirdi.
Bu gelişme ile birlikte tartışmalar büyürken, Yönter’in sözlerinin ardından MHP teşkilatından çok sayıda isim benzer tonlarda açıklamalar yaptı. Paylaşımın hemen ardından parti içi sosyal medya hesapları adeta peş peşe verilen destek mesajlarıyla hareketlendi.
MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Engin Akyüz, Yönter’in açıklamasına “Cansa can, kansa kan; sonuna kadar sorgulamadan sadece işaret et. Dümencilerin alayını ezmeyen şerefsizdir” sözleriyle destek verdi. Bu açıklama, parti içindeki gerilimin yalnızca bireysel bir tepki olmadığını, teşkilat düzeyinde karşılık bulduğunu gösterdi.
Taner Gökçek ise ülkücü harekete sızdığı iddia edilen tarikat ve cemaat unsurlarını hedef alarak “Bu dava ve harekette sizin mayanız tutmaz. Fetövari kumpas ve algılarınız geçmişten beri Türkçü ve Milliyetçi hareket çizgisinde karşılık bulamayarak yok olacaksınız. Sizin dümeninizi çevirtmeyeceğiz. Bekleyin” ifadelerini kullandı. Bu açıklama parti içi rahatsızlıkların uzun süredir biriktiğini gösteren yorumlara yol açtı.
MHP MYK Üyesi Tamer Çakıroğlu da tartışmaya katılarak “Arkadan dolanmayı, karanlıkta işaretleşmeyi maharet sananlar var. Fitneyle yol açtığını zanneden, başkaları için kuyu kazarken aslında kendi yerini hazırlayanlar. Gücü hakikatte değil gölgede arayanların sonu hep aynı olur. Unutulmasın, her Firavun düzeninin karşısında bir Musa çıkar. Hakikat gecikse de kaybolmaz” sözleriyle dikkat çekti. Çakıroğlu’nun açıklaması, parti içinde “kimlerin” hedef alındığına dair belirsizliği korurken, gerilimin boyutunu da ortaya koydu.
MYK Üyesi Necmi Yıldırım ise geçmişte FETÖ ile mücadele ettiklerini hatırlatarak “Şu anda dahi sızıntılarla iş birliği yapan sizler Fetöcülerle bilet keserken; bizler onların ağababalarına racon kesiyorduk, evlerini kapatıyorduk. Şu anda sizleri izlediğimiz gibi enselerinde bozkurtça geziyorduk. En fazla kahpelikle bize 15 sene önce olduğu gibi kumpas kurarsınız” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, tartışmanın nasıl bir geçmişe dayandırıldığını ortaya koydu.
MHP MYK Üyesi Şahin Gürz ise “Biz sözün değil, safın ve sadakatin tarafındayız. Sızmalar, harekete parayla istikamet çizmeye çalışanlar; ne menziliniz ne gücünüz yeter. Duruş her şeyi ele verir. Çakal her yerde çakaldır” diyerek tartışmaya sert bir dille katıldı. Nevzat Ünlütürk de “Sızıntı insan kötüdür. Fıtratı gereği yaşadıkları ve beklentileri, üzeri örtülü planları onu sinsi yapmıştır. Madem göndermelerin yolunu açtınız, geri duran alçaktır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Gelişmeler sürerken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Eyüp Yıldız’ın aynı gün yaptığı paylaşım da dikkat çekti. Yıldız, “Biz söze değil hâle bakarız. Doğru olanın, dosdoğru duranların yanında olmayı tercih ederiz” ifadelerini kullanarak dolaylı bir mesaj verdi. Yıldız’ın paylaşımı, parti içindeki tartışmanın yalnızca MYK üyeleriyle sınırlı olmadığını, genel merkez çevresinde de karşılık bulduğunu gösterdi.
Bu açıklamalar zinciri tartışmanın kısa sürede geniş bir parti içi meseleye dönüştüğünü ortaya koydu. Yönter’in paylaşımıyla başlayan süreç, MHP içinde “sızıntı”, “ajanlık” ve “fitne” tartışmalarının yeniden gündeme taşınmasına neden oldu. Ancak tüm açıklamalara rağmen mesajın kime yönelik olduğu konusunda hâlâ resmi bir açıklama yapılmadı.
Kaynaklar: BirGün, Cumhuriyet, Haberler.com, Sözcü, T24