parmaklık

Uğur’un Avukatı: 14 Dakikalık Karanlık Yok

UĞUR’UN AVUKATINDAN KOZİNOĞLU SORUŞTURMASI AÇIKLAMASI: “14 DAKİKALIK KARANLIK YOKTUR”

Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmada gözaltına alınıp serbest bırakılan Hasan Atilla Uğur’un avukatı Adnan Özdemir, müvekkili hakkındaki suçlamalara ve sosyal medyada yapılan yorumlara ilişkin yazılı açıklama yaptı. Özdemir, “Koğuştaki kamera kayıtlarının getirtilmesini bizzat müvekkilim Hasan Atilla Uğur talep etmiştir. 14 dakikalık bir karanlık yoktur” dedi.

İSTANBUL – Kaşif Kozinoğlu’nun[1] ölümüne ilişkin soruşturmada gözaltına[2] alınıp serbest bırakılan Hasan Atilla Uğur’un[3] avukatı Adnan Özdemir, müvekkili hakkında suçlamalara ve sosyal medyada yapılan yorumlara ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Özdemir, açıklamasında koğuş görüntülerine ilişkin önemli tespitlerde bulundu.

Kamera Kayıtlarını Bizzat Müvekkilim Talep Etmiştir

Özdemir, açıklamasında koğuş görüntülerine ilişkin şunları söyledi: “Koğuştaki kamera kayıtlarının getirtilmesini bizzat müvekkilim Hasan Atilla Uğur talep etmiştir. Bu görüntülere ilişkin olarak bugün yapılan maksatlı ve kötü niyetli yorumların, görüntülerin gerçek içeriğiyle hiçbir uyumu bulunmamaktadır. Görüntülerin içeriğinde müvekkilim aleyhine hiçbir olumsuz durum veya aleyhe delil bulunmamaktadır. Tam aksine; Merhum Kaşif Kozinoğlu’nun rahatsızlanması üzerine müvekkilimin derhal yardımına gittiği, hemen acil çağrı butonuna basıldığı kamera görüntülerinden açıkça görülmektedir.”

Cezaevi Görevlileri İlk 10 Dakika Boyunca Koğuşa Gelmedi

Özdemir, açıklamasında cezaevi görevlilerinin müdahalesine ilişkin çarpıcı bir tespitte bulundu: “Normal koşullarda en geç 1 dakika içerisinde gelmesi gereken cezaevi görevlilerinin ise bu çağrıya karşılık vermediği ve ilk 10 dakika boyunca hiçbir şekilde koğuşa gelmediği yine görüntülerden anlaşılmaktadır. Bunun üzerine müvekkilim, son derece büyük bir gayret içerisinde, eline aldığı cisimlerle koğuşun demir kapısına defalarca vurmuş, gürültü çıkararak yardım çağrısında bulunmuş ve nihayetinde yardımın gelmesini sağlayabilmiştir. Dolayısıyla bugün müvekkilim aleyhine şaibe yaratmak amacıyla kullanılmaya çalışılan kamera kayıtları, gerçekte bunun tam tersini; müvekkilimin merhum Kaşif Kozinoğlu’nun yardımına derhal koştuğunu ve cezaevi görevlilerinin gelmesini sağlamak için büyük bir gayret gösterdiğini ortaya koymaktadır.”

Merhum 25 Dakika Bekletilmiştir

Özdemir, açıklamasında merhumun cezaevi dışına götürülmeden önce bekletilmesine ilişkin de önemli bir iddia ortaya attı: “Merhum Kaşif Kozinoğlu’nun koğuştan çıkarılmasının ardından, cezaevi dışına götürülmeden önce 25 dakika boyunca koğuş dışında, fakat cezaevi içerisinde bekletildiği anlaşılmıştır. Ambulansın geliş süreci, hastaneye ulaşma sürecinin uzunluğu ve bu süreç içerisinde gerekli müdahalenin yapılmaması hususları, yürütülen soruşturmanın son derece önemli bir kısmını kapsamaktadır.”

14 Dakikalık Karanlık Yoktur

Özdemir, sosyal medyada ve basında yer alan “14 dakikalık karanlık” iddiasını da kesin bir dille reddetti: “Kamuoyuna özellikle bu hususta açıkça sesleniyoruz: 14 dakikalık bir karanlık yoktur! ‘Işık kapama’ olarak adlandırılan saat gündüz vakti saat 16.00’dır. Kamera görüntüleri apaçık ortada olmasına rağmen, ’14 dakikalık karanlık’ şeklinde gerçeğe aykırı bir anlatımla şaibe yaratılmaya çalışılması, soruşturmayı ve maddi gerçeğe ulaşılmasını saptırmaktan başka hiçbir işe yaramamaktadır. Koğuş ortak alanının içerisine pencerelerden gelen gün ışığı ve dışarının aydınlığı, kamera görüntülerinin düşük çözünürlüklü olmasına rağmen açıkça görülebilmektedir. Aynı dakikalarda spor yapılan ve koğuş ortak alanından çıkılan avlu görüntülerinden de olayın gündüz vakti gerçekleştiği aşikârdır.”

Sahte Evrak Tartışılmalı

Özdemir, Uğur’un önceki ifadesini kabul etmediği yönündeki iddialara da yanıt verdi: “Burada ‘ifade’ olarak bahsedilen husus; Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin olarak 2011 yılında açılan ve hemen, alelacele 2012 yılında kapatılan sözde soruşturma kapsamında, hem müvekkilim Hasan Atilla Uğur hem de Hasan Ataman Yıldırım’dan tanık sıfatıyla alındığı ileri sürülen; ancak beyanlarına aykırı şekilde oluşturulup sahtecilikle tanzim edilen belgelerdir. Müvekkilim de söz konusu belgelerden, bugün yeniden açılan bu soruşturma kapsamında haberdar olmuştur. Müvekkilimin anlatımı değişmemiştir. Değişen bir beyan yoktur. Tartışılması gereken, eski soruşturma dosyasındaki sahte evraktır.”

Hatırlamıyorum Beyanı Üzerinden Şaibe Yaratılıyor

Özdemir, Uğur’un “hatırlamıyorum” beyanı üzerinden yaratılmaya çalışılan şaibeye de değindi: “Müvekkilimin ‘hatırlamıyorum’ dediği gerekçesiyle maksatlı şekilde sanki ortada bir şaibe varmış algısı yaratılan hususlardan biri, merhum Kaşif Kozinoğlu’nun tansiyonunun 8/20 mi yoksa 12/20 mi olduğu gibi, olayın sonucuna hiçbir etkisi bulunmayan bir ayrıntıdır. Aradan yaklaşık 15 yıl geçmişken, birbirine bir metreden daha yakın iki oda arasında merhumun seslendiği anda tam olarak nerede bulunduğu gibi olayın esasını ve sonucunu değiştirmeyen tali bir ayrıntının kesin biçimde hatırlanamaması son derece tabiidir.”

Müvekkilim Serbest Bırakılmıştır

Özdemir, açıklamasını şöyle tamamladı: “Tüm bu maddi gerçeklerin ve soruşturma dosyasının içeriğinin Cumhuriyet Savcılığı tarafından değerlendirilmesi sonucunda müvekkilim serbest bırakılmıştır. Bu soruşturmanın derinleştirilmesi, daha da ayrıntıya inilmesi ve Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin bütün soru işaretlerinin eksiksiz biçimde aydınlatılması en büyük beklentimiz ve resmî talebimizdir. Müvekkilim hakkında gerçeğe aykırı bilgi ve isnatlarda bulunan, soruşturma dosyasındaki delilleri çarpıtan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik yayın yapan kişiler bakımından her türlü hukuki ve cezai başvuru hakkımızı saklı tuttuğumuzu da kamuoyuna açıkça bildiriyoruz.”

Arka Plan: Kozinoğlu’nun Şüpheli Ölümü ve Soruşturmanın Seyri

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, “Ergenekon” soruşturması kapsamında tutulduğu Silivri Cezaevi’nde 12 Kasım 2011’de kalp durması sonucu hayatını kaybetmişti. Ölüm nedeni başlangıçta kalp krizi olarak açıklanmış, ancak ailesi Kozinoğlu’nun kalp rahatsızlığı bulunmadığını ve ölümünden kısa süre önce ilk kez mahkemeye çıkacağını belirterek ölüm nedenine itiraz etmişti.

Yeniden başlatılan soruşturmada dikkat çeken deliller arasında cezaevi güvenlik kamerası görüntüleri yer alıyor. Görüntülerde, Kozinoğlu’nun cezaevinde yürüyüş yaptığı sırada koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur’un ortak alana girerek ışıkları kapattığı ve ortamın yaklaşık 14 dakika boyunca karanlıkta kaldığı tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu’nun rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmasının ardından Uğur’un Kozinoğlu’nun kullandığı kahve fincanını hemen yıkadığı belirlenmişti.

Soruşturmada, Kozinoğlu’nun ölümünden önce cezaevi yönetiminden Coraspin ve bir vitamin ilacı talep ettiği, ancak vitamin ilacının detaylı toksikoloji ve kimyasal incelemeden geçirilmediği ortaya çıkmıştı. Ayrıca, Kozinoğlu kalp krizi geçirdiğinde nöbetçi infaz koruma memuru Ferhat Veysi Gül’ün acil çağrı butonuna müdahale etmek yerine radyo sesini yükselterek yardım çağrılarını bastırdığı iddia edilmişti. Gül’ün FETÖ ile bağlantılı olduğu ve 2016’daki darbe girişiminin ardından yurt dışına kaçtığı belirlenmişti.

Hasan Atilla Uğur, tanınmış içerik üreticisi ve BaBaLa TV kurucusu Oğuzhan Uğur’un babasıdır. 1957’de Ankara’da doğan Uğur, emekli jandarma albayıdır. 1999’da Kenya’da Abdullah Öcalan’ın yakalanmasında görev alması ve İmralı’da sorgusunu yürütmesiyle tanınmıştır. 2008’deki “Ergenekon” soruşturmasında gözaltına alınarak Silivri Cezaevi’ne konulan Uğur, Kozinoğlu ile aynı koğuşta kalmış, 2013’te 20 yıl hapis cezasına çarptırılmış, 2019’da yeniden yargılama sonucunda beraat etmiştir.

Kaynaklar: Hasan Atilla Uğur’un avukatı Adnan Özdemir’in yazılı açıklaması, CGTN Türk, BBC Türkçe, NTV, Sabah, Gazete Oksijen, T24, Evrensel, İstanbul Gazetesi, Yeni Asır, Anadolu Ajansı, Vikipedi.

1:Kaşif Kozinoğlu (1 Ağustos 1955, Trabzon - 13 Kasım 2011, İstanbul), Türk asker ve eski Millî İstihbarat Teşkilatı Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı'ydı. Sanık olduğu Ergenekon davalarında ifade vermesine kısa bir süre kala cezaevinde kalp krizi geçirerek öldü.
2:Birinin, güvenlik kuvvetleri tarafından belli bir yerde belli bir süre alıkonulması.
3:Hasan Atilla Uğur (d. 19 Aralık 1957, Ankara), Türk asker, siyasetçi. Ergenekon soruşturması kapsamında 1 Temmuz 2008 tarihinde gözaltına alındı. Savcı Zekeriya Öz tarafından mahkemeye sevk edilerek hâkim Sedat Sami Haşıloğlu tarafından tutuklandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir