GJ 3090 b gezegeni

Bilim İnsanları 73 Işık Yılı Uzakta Ters Yörüngeli Ötegezegen Keşfetti

BİLİM İNSANLARI 73 IŞIK YILI UZAKTA EZBER BOZAN BİR ÖTEGEZEGEN KEŞFETTİ: YILDIZININ TERS YÖNÜNDE DÖNÜYOR

Bilim insanları Dünya’dan 73 ışık yılı uzaklıkta ezber bozan bir ötegezegen keşfetti. Yıldızının dönüş yönünün aksine hareket eden ve yörüngesini bozacak dev bir yoldaşa sahip olmayan GJ 3090 b, kabul gören gezegen oluşum teorilerini yeniden tartışmaya açıyor. Araştırmacılar, gezegenin “ters disk” senaryosuyla oluşmuş olabileceğini düşünüyor.

SANTIAGO – Dünya’dan 73 ışık yılı[1] uzaklıkta yer alan “GJ 3090 b” adlı ötegezegen, etrafında döndüğü ev sahibi yıldızının dönüş yönünün tam aksine bir yörünge izleyerek bilim insanlarını şaşırtmayı başardı. Yörüngesinde bu derece büyük bir sapmaya yol açabilecek devasa bir yoldaş gök cismine de sahip olmayan gezegen, mevcut gezegen oluşum teorilerini ve kabul gören astronomi modellerini yeniden tartışmaya açtı.

Evrenin Genel Kuralını Tamamen Bozuyor

Genel astronomi ilkelerine göre gezegenler, etrafında oluştukları genç yıldızlarla aynı yönde dönen gaz ve toz disklerinin içinde şekillenir. Bu doğal süreç nedeniyle bir yıldız ile onun etrafında dönen gezegenlerin yörünge düzlemleri arasında büyük bir açısal uyumsuzluk beklenmez. Ancak 2022 yılında keşfedilen ve üzerindeki incelemelerin sürdüğü GJ 3090 b, bu temel kuralı tamamen yıkıyor.

Dünya’dan 2,2 kat daha büyük bir yarıçapa ve 4,5 kat daha fazla kütleye sahip olan ve “alt-Neptün” sınıfında değerlendirilen bu ötegezegen, yıldızının ekvator düzlemiyle 136 derecelik şaşırtıcı ve aşırı bir açı oluşturuyor.

Sistemde Yörüngeyi Bozacak Devasa Bir Cisim Bulunmuyor

Söz konusu sıra dışı durum, La Silla Gözlemevi’nde bulunan yüksek hassasiyetli NIRPS[2] aracı ile gerçekleştirilen ölçümler sonucunda kesin olarak tespit edildi. Bugüne kadar astronomlar tarafından yörünge eğikliği son derece yüksek olan yalnızca beş farklı sistem keşfedilmişti.

Ancak GJ 3090 b’yi bu örneklerden ayıran en temel fark, sisteminde yörünge düzlemini bu denli saptırabilecek devasa kütleli başka bir gezegenin ya da kahverengi cücenin[3] yer almaması. Yakın çevresinde yörüngesini saptıracak büyük bir kütle çekim kaynağı bulunmayan gezegenin bu hali, bilim dünyasında benzeri görülmemiş bir istisna olarak kayıtlara geçti.

Gezegen Oluşumuna Dair Yeni Bir Senaryo: “Ters Disk” İhtimali

Yörüngeyi bozacak dev bir yoldaş gök cisminin yokluğu karşısında araştırma ekibi yeni bir oluşum senaryosu üzerinde duruyor. Uzmanlar, ev sahibi yıldızın geçmişte dışarıdan ters yönlü ve hizasız ikincil bir disk materyalini yutmuş olabileceğini, GJ 3090 b’nin de bu sonradan katılan ters yönlü disk içinde şekillendiğini tahmin ediyor.

Prestijli bilim dergisi Astronomy & Astrophysics’te yayımlanan bu çarpıcı bulgular, ötegezegen sistemlerinin önceden tahmin edilenden çok daha karmaşık, dinamik ve çeşitlilik barındıran yapılara sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Arka Plan: Ötegezegen Araştırmaları ve Yörünge Eğikliği

Ötegezegen araştırmaları, son yıllarda astronominin en hızlı gelişen alanlarından biri haline geldi. Bilim insanları, binlerce ötegezegen keşfetmiş olsa da, yörünge dinamikleri ve oluşum süreçleri henüz tam olarak anlaşılabilmiş değil. GJ 3090 b gibi yörünge eğikliği yüksek sistemler, gezegen oluşum teorilerinin sınırlarını test etmek açısından büyük önem taşıyor. La Silla Gözlemevi’nde kullanılan NIRPS (Near InfraRed Planet Searcher) aracı, kızılötesi[4] dalga boyunda yüksek hassasiyetli ölçümler yaparak bu tür keşiflere olanak sağlıyor. Araştırma ekibinin bulguları, gezegen sistemlerinin oluşumunda yıldızlararası madde alışverişi ve disk etkileşimlerinin daha önce düşünülenden daha karmaşık bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.

Kaynaklar: Astronomy & Astrophysics dergisi, La Silla Gözlemevi, NIRPS aracı, Reuters, Space.com, Phys.org, Anadolu Ajansı, NTV, Sözcü, Cumhuriyet, Dünya Gazetesi, Vikipedi.

1:Işık yılı, astronomide uzaklıkları ifade etmek için kullanılan ve yaklaşık 9,46 trilyon kilometreye (9,46×1012 km) karşılık gelen uzunluk birimi. Uluslararası Astronomi Birliğinin (IAU) tanımına göre bir ışık yılı, ışığın bir Jülyen yılında (365,25 gün) boşlukta katettiği mesafedir. İçinde "yıl" sözcüğü geçtiği için bazen hatalı olarak zaman birimi gibi algılansa da zaman birimi değildir.
2:NIRPS (Yakın Kızılötesi Gezegen Arayıcısı), ötegezegenleri, özellikle de kırmızı cüce yıldızların etrafındaki küçük gezegenleri tespit etmek ve incelemek için tasarlanmış, yüksek hassasiyetli bir yakın kızılötesi spektrograftır. Şili'deki La Silla Gözlemevi'ndeki ESO 3.6 metrelik teleskoba kurulmuştur ve Nisan 2023'te resmi olarak bilimsel gözlemlere başlamıştır.
3:Kahverengi cüceler, ilk kez 1995 yılında keşfedilen, ne yıldız ne de gezegen kategorisine konabilen gök cisimleri. Ancak son yıllarda bazı gök bilimciler kütlelerinin büyüklüğüne ve buna bağlı olarak sıcaklıklarına ve buna da bağlı olarak renklerine göre O, B, A, F, G, K ve M olarak sıralanan geleneksel yıldız kategorilerine kahverengi cüceleri de T ve Y sınıfları olarak eklemektedir.
4:Kızılötesi (IR; bazen kızılötesi ışın olarak da adlandırılır), görünür ışıktan daha uzun ancak mikrodalgalardan daha kısa dalga boylarına sahip elektromanyetik radyasyondur (EMR). Kızılötesi spektral bant, kırmızı ışığınkinden (görünür spektrumdaki en uzun dalgalar) biraz daha uzun dalgalarla başlar, bu nedenle IR insan gözü için görünmezdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir