ANTHROPİC: CLAUDE, DNA VERİ TABANLARINI TARAYARAK YENİ BİR ENZİM SİSTEMİ KEŞFETTİ
Yapay zekâ şirketi Anthropic, Claude’un geniş DNA veri tabanlarını tarayarak daha önce tanımlanmamış bir enzim sistemi keşfettiğini açıkladı. “Array-associated reverse transcriptases” (ART) adı verilen sistem, DNA tekrar dizileriyle ilişkili yapısı nedeniyle CRISPR’ı hatırlatıyor. Sistemin biyolojik işlevi henüz bilinmiyor, ancak Anthropic benzer özelliklerin daha önce programlanabilir DNA kesme, kopyalama ve yapıştırma sistemlerinde birlikte görüldüğünü belirtiyor. CRISPR öncüsü Feng Zhang, keşfi “gerçekten ilgi çekici” olarak nitelendirdi.
SAN FRANCISCO – Yapay zekâ şirketi Anthropic[1], Claude’un[2] biyoloji araştırmalarında yalnızca bilim insanlarına yardımcı olmakla kalmayıp bağımsız olarak yeni araştırma adayları belirleyebildiğini gösteren ilk sonuçlarını yayımladı. Şirketin 2026 baharında kurduğu yaşam bilimleri araştırma grubu, Claude’u büyük DNA[3] veri kümelerini incelemek, bilinmeyen protein ailelerini araştırmak ve laboratuvarda test edilebilecek hipotezler üretmek için kullanmaya başladı. Anthropic, bunun için kendi biyoloji laboratuvarını da kurdu.
21 Saatte 200 Binden Fazla Enzimi Taradı
Araştırmada Claude’a, büyük bir DNA veri tabanı içinde reverse transcriptase (RT) adı verilen enzimlerin dikkat çekici yeni örneklerini bulması istendi. Anthropic’e göre yaklaşık 950 Claude ajanı, 21 saat boyunca toplam 210 milyon token kullanarak verileri taradı. Sistem, 200 binden fazla RT’yi topladı, bunların arasından 3 bin 500 yeni aday sistem belirledi ve incelemeyi en dikkat çekici 20 aday üzerinde yoğunlaştırdı. Aynı tür bir çalışmanın uzman bir araştırmacı tarafından yapılmasının haftalar veya aylar sürebileceği belirtildi.
DNA’daki Tekrar Dizisini Claude Fark Etti
İnceleme sırasında Claude, sıra dışı görünen bir RT ailesinin çevresindeki ham DNA dizisini analiz ederken düzenli biçimde tekrarlanan bir yapı fark etti. Sistem daha sonra tekrarların sayısını, aralarındaki mesafeyi ve bilinen RT sistemleriyle benzerliklerini karşılaştırdı; literatürde daha önce bu yapının tanımlanıp tanımlanmadığını araştırdı. Claude, bunun yeni bir biyolojik sistem olabileceği sonucuna vardı ve aday sistemi insan araştırmacıların incelemesine sundu. Laboratuvar çalışmalarının ardından araştırmacılar bu yapıya “array-associated reverse transcriptases” (ART) adını verdi.
CRISPR’a Benzeyen Yapı
ART sistemi çoğunlukla bakterileri enfekte eden virüsler olan bakteriyofajlarda bulunuyor. Sistem üç ana parçadan oluşuyor: bir reverse transcriptase enzimi, ona eşlik eden ikinci bir gen ve düzenli aralıklarla sıralanmış uzun DNA tekrar dizileri. Anthropic’e göre bu tekrar yapısı, CRISPR[4] sistemlerinde bulunan dizilere benziyor. İlk laboratuvar deneylerinde ART dizisinin de ayrı ayrı kısa RNA molekülleri ürettiği görüldü. Araştırmacılar bunun, sistemin programlanabilir bir mekanizmaya sahip olabileceğine dair ilk işaretlerden biri olabileceğini düşünüyor. Ancak şirket özellikle ART’ın gerçek biyolojik işlevinin henüz bilinmediğini vurguluyor. Dolayısıyla keşfin yeni bir CRISPR sistemi olduğu söylenemiyor; bunun anlaşılması için ek deneyler gerekiyor.
Daha Önce Bilinen Enzimde Yeni Sistemi Fark Etti
Keşfin dikkat çekici yönlerinden biri, ART sistemindeki reverse transcriptase enziminin tamamen bilinmeyen bir protein olmaması. Söz konusu RT daha önce “jumbo phage” olarak adlandırılan büyük bakteriyofajlarda tespit edilmişti. Ancak Anthropic’e göre Claude, enzimin yanında bulunan kodlama yapmayan DNA tekrar dizilerini ve işlevi bilinmeyen ek proteini birlikte değerlendirerek bunların ayrı bir biyolojik sistem oluşturabileceğini ilk kez fark etti.
CRISPR Öncüsü Feng Zhang: “Gerçekten İlgi Çekici”
CRISPR gen düzenleme çalışmalarının öncülerinden, MIT[5] ve Broad Institute profesörü Feng Zhang da araştırmanın ön baskısını değerlendirdi. Zhang, reverse transcriptase enzimleriyle ilişkili RNA tekrar dizilerinin bulunmasını “gerçekten ilgi çekici” olarak nitelendirerek konunun daha ayrıntılı araştırılması gerektiğini belirtti. Zhang ayrıca çalışmanın yapay zekâ ajanlarının biyolojik keşiflere nasıl katkı sağlayabileceğine yönelik önemli bir örnek olduğunu söyledi.
Laboratuvar Deneylerini İnsanlar Yapıyor
Anthropic’in araştırma laboratuvarı San Francisco Körfez Bölgesi’nde bulunuyor. Şirket, burada yalnızca düşük biyogüvenlik seviyelerindeki çalışmaların yürütüldüğünü ve insanları enfekte edebilen patojenlerle[6] çalışılmadığını belirtiyor. Fiziksel laboratuvar deneylerinin tamamı insan bilim insanları tarafından gerçekleştiriliyor. Claude ise DNA taraması, literatür incelemesi, aday sistemlerin belirlenmesi, hipotez geliştirilmesi ve deney sonuçlarının yorumlanması gibi aşamalarda kullanılıyor. Anthropic, ART sisteminin nasıl çalıştığını belirlemeye yönelik deneylerin sürdüğünü ve sonuçların henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bir ön baskı çalışması olarak yayımlandığını bildirdi.
Arka Plan: Yapay Zekâ ve Bilimsel Keşif
Anthropic’in bu duyurusu, yapay zekâ modellerinin bilimsel araştırmalarda giderek artan rolünü gözler önüne seriyor. Yapay zekâ, son yıllarda protein yapısı tahmini, ilaç keşfi ve genom[7] analizi gibi alanlarda önemli katkılar sağlıyor. Claude’un DNA veri tabanlarını tarayarak yeni bir enzim sistemi keşfetmesi, yapay zekâ ajanlarının bağımsız araştırma yapabileceği yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak uzmanlar, yapay zekâ tarafından önerilen adayların laboratuvar ortamında doğrulanması gerektiğini ve keşfin henüz erken aşamada olduğunu vurguluyor. CRISPR teknolojisinin keşfi de benzer şekilde yıllar süren araştırmalar sonucunda gerçekleşmişti. ART sisteminin gerçek işlevinin anlaşılması ve potansiyel uygulamalarının ortaya çıkması için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyuluyor.
Kaynaklar: Anthropic resmi açıklaması, Feng Zhang’ın değerlendirmeleri, MIT ve Broad Institute, bioRxiv ön baskı çalışması, Reuters, The Verge, TechCrunch, Bloomberg, Anadolu Ajansı, NTV, Sözcü, Cumhuriyet, Dünya Gazetesi, Vikipedi.