demir paralar

Fon krizi uluslararası basında: 20 milyar dolarlık tasfiye

TÜRKİYE’DEKİ YATIRIM FONU KRİZİ ULUSLARARASI BASINDA: 20 MİLYAR DOLARLIK TASFİYE, MANİPÜLASYON UYARILARI VE SİYASİ BAĞLANTI İDDİALARI

Türkiye’de eylül ortasında patlak veren yatırım fonu krizi, 131 fonun tasfiyesi ve 455 binden fazla yatırımcıyı etkilemesiyle uluslararası basının da gündemine taşındı. Al-Monitor’ün analizinde, fonların raporlanan toplam varlık büyüklüğünün yaklaşık 20 milyar dolar olduğu, ancak yatırımcıların ne kadarını geri alabileceğinin belirsizliğini koruduğu vurgulandı. Uzmanlar, düşük likiditeli hisselerdeki büyük pozisyonların tasfiye sürecini zorlaştırdığına dikkat çekerken, siyasi bağlantı iddiaları da gündeme geldi.

3 Ekim 2026, İstanbul – Türkiye’de eylül ortasında patlak veren yatırım fonu krizi, tasfiye sürecinin başlaması ve soruşturmanın genişlemesiyle uluslararası basında da yakından izleniyor. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK)[1] 131 fonun tasfiyesine karar verdiği süreçte, 455 binden fazla yatırımcının parasının ne kadarını ve ne zaman geri alabileceği henüz kesinleşmiş değil. Krizin yalnızca yatırımcı zararlarıyla sınırlı kalmadığı; piyasa denetiminin etkinliği, çöküş öncesinde yapılan manipülasyon uyarıları ve olayın siyasi yansımaları konusunda da soru işaretleri doğurduğu belirtiliyor. Al-Monitor’den[2] Jack Dutton’un[3] konuya mercek tutan analizinde, uzmanlar özellikle düşük likiditeli hisselerin tasfiyesinin yaratabileceği sorunlara dikkat çekiyor.

20 Milyar Dolara Yakın

Al-Monitor’e göre kriz, eylül ortasında Tera Portföy ve Pusula Portföy[4] dahil bazı şirketler tarafından yönetilen fonların yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla belirginleşti. SPK, 17 Eylül’de 455 binden fazla yatırımcının bulunduğu 131 fonun tasfiyesine karar verdi. Söz konusu fonların raporlanan toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 20 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak Al-Monitor, bu rakamın yatırımcıların başlangıçta yatırdığı gerçek para miktarını veya tasfiye sonunda ne kadarının geri alınabileceğini göstermediğinin altını çiziyor.

En Büyük Sorun Ne?

Al-Monitor’ün analizine göre tasfiye sürecinin önündeki temel sorunlardan biri, bazı fonların işlem hacmi ve halka açıklık oranı düşük şirketlerde büyük pozisyonlar taşıması. East Capital portföy danışmanı Emre Akçakmak, Al-Monitor’e yaptığı değerlendirmede bu hisselerin hızla değer kaybettiğini, fonların elinde nakit ve tahvil gibi likit varlıkların yanı sıra satılması çok daha zor küçük şirket hisselerinin de bulunduğunu belirtti. Akçakmak ayrıca fonların raporlanan değerlerinin daha önce şişirilmiş olabileceğine dikkat çekerek, açıklanan varlık değerindeki düşüşün tamamının gerçekleşmiş nakit kaybı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Karamsar Tahminler

GlobalSource Partners Türkiye analisti Atilla Yeşilada, Al-Monitor’e yaptığı açıklamada daha karamsar bir tablo çizdi. Yeşilada, güvendiği iki uzmanın değerlendirmesine dayanarak yatırımcıların bazı sorunlu varlıklardan yatırdıkları paranın dolar başına 20 centini geri alabilmelerinin bile iyimser olabileceğini öne sürdü. Al-Monitor ise özellikle bu tahminin fonların tamamlanmış bir varlık değerlemesine dayanmadığını, Yeşilada’nın görüştüğü diğer uzmanların değerlendirmelerinden hareketle dile getirildiğini vurguluyor.

“Siyasi Bağlantı” İddiaları

Al-Monitor, soruşturmanın AK Parti’ye[5] yakın bazı isimleri de gündeme getirdiğini yazdı. Habere göre AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya[6], fonların çöküşünden önce bazı hisselerden içeriden bilgi kullanarak kazanç sağladığı yönündeki iddiaların ardından 27 Eylül’de görevinden istifa etti. Al-Monitor ayrıca Türk basınında savcılık belgelerine dayandırılan haberlere atıfla, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın[7] oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığına 30 Eylül’de kısıtlama getirildiğini ve bu kararın aynı gün kaldırıldığını aktardı. Hayati Yazıcı ise oğlunun ticari faaliyetlerinin hukuka uygun olduğunu savundu ve iddiaların araştırılmasını istedi. Eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci de Sözcü’ye[8] yaptığı açıklamada, ortağı olduğu dört şirketin parasının Tera’nın TP2 fonunda kaldığını söyledi. Zeybekci, yatırımların kendi bilgisi dışında yapıldığını belirtirken devlet kurumlarının süreçte ihmali bulunduğunu ifade etti.

Al-Monitor’e isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan üst düzey bir Türk finans yöneticisi, başka siyasi isimlerin de süreçte yer almış olabileceğini ve bazı fonların başka yerlere aktarılmış olabileceğini iddia etti. Ancak Al-Monitor’ün haberinde bu değerlendirmeyi doğrulayan bağımsız bir kanıt ortaya konulmuyor. Kaynak da iddiasını, hisseleri fonlara kimlerin sattığı ve işlemler sonucunda kimlerin kazanç sağladığı konusunda halen çok az şey bilindiğini söyleyerek gerekçelendiriyor.

Manipülasyon Uyarısı Yapılmıştı

Al-Monitor’ün dikkat çektiği en önemli noktalardan biri ise krizden önce yapılan uyarılar. Habere göre Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek[9], Kasım 2025’te bazı fonlar üzerinden manipülasyon[10] yapıldığını kamuoyu önünde dile getirerek daha güçlü düzenleme ve denetim sözü verdi. MSCI da Haziran 2026’daki piyasa sınıflandırma incelemesinde, bazı küçük Türk şirketleriyle yakın bağlantılı fonların varlıklarında koordineli işlemler yapılabileceğine ilişkin endişelerini açıklamıştı. SPK’nın kendi kronolojisine göre de kurum, 2025 sonlarında şirketlerin temel göstergeleriyle açıklanamayan fon kaynaklı fiyat hareketleri tespit etti. Konu Aralık 2025’te Finansal İstikrar Komitesi’nde görüşüldü ve SPK tarafından çalışma grubu oluşturuldu. 2026 boyunca çeşitli düzenlemeler yapılmasına rağmen söz konusu önlemler eylül ayındaki çöküşü engelleyemedi.

Yabancı Yatırımcı Ne Yapacak?

Al-Monitor’ün görüştüğü uzmanlar krizin bütün Türk fon piyasasına yayılmış olmadığına da dikkat çekiyor. Ekonomist Murat Sağman, yaklaşık 200 milyar dolarlık Türkiye fon piyasasının yüzde 10’undan daha azında sorun bulunduğunu belirterek, 2 bin 600’den fazla fonun yalnızca 131’inin krizden etkilendiğini söyledi. Buna karşılık Emre Akçakmak, tasfiye sürecinde oynaklığın devam edebileceğini ve yerli-yabancı yatırımcıların bir süre bekle-gör pozisyonunda kalabileceğini ifade etti. Atilla Yeşilada ise Al-Monitor’e yaptığı değerlendirmede, siyasi bağlantılara ilişkin iddiaların küresel finans medyasında daha fazla gündeme gelmesi halinde yabancı hisse yatırımcılarının bir süre Türkiye’den uzak durabileceğini öne sürdü. Akçakmak’a göre kısa vadede öncelik, piyasa likiditesinin korunması, krizin kontrol altına alınması ve yatırımcılara çözüm sürecine ilişkin açık bir yol haritası sunulması.

Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Al-Monitor’ün Jack Dutton imzalı analizi, East Capital portföy danışmanı Emre Akçakmak’ın değerlendirmeleri, GlobalSource Partners Türkiye analisti Atilla Yeşilada’nın açıklamaları, ekonomist Murat Sağman’ın değerlendirmeleri, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kronolojisi ve kararları, Finansal İstikrar Komitesi tutanakları, MSCI’nin Haziran 2026 piyasa sınıflandırma incelemesi, Sözcü Gazetesi’ne yapılan açıklamalar, savcılık belgelerine dayandırılan Türk basını haberleri ve uluslararası basın arşivleri.

1:Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), idari ve malî özerkliğe sahip düzenleyici ve denetleyici bir kamu kurumudur. 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulmuştur. Sermaye Piyasası Kurulunun amacı; Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde açıkça belirtilmiş olup; tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacıyla; sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını, düzenlemek ve denetlemektir.
2:Al-Monitor, Şubat 2012'de Arap asıllı Amerikalı girişimci Jamal Daniel tarafından kurulan, Washington, DC, merkezli bir haber sitesidir. Orta Doğu üzerine analizler sunmaktadır.
3:Jack Dutton, Al-Monitor'de Baş İş Muhabiri (Chief Business Correspondent) olarak görev yapmaktadır. Newsweek, The National (Abu Dabi) ve Euromoney gibi yayınlarda muhabirlik, editörlük ve gece editörlüğü yapmıştır. Küresel siyaset, uluslararası ilişkiler, iş dünyası, ekonomi ve enerji konularında yazmaktadır.
4:Pusula Portföy Yönetimi A.Ş., Türkiye'de yatırım fonları kuran ve nitelikli yatırımcılara özel portföy yönetimi hizmeti sunan bir finansal kuruluşudur.
5:Adalet ve Kalkınma Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "AK PARTİ" şeklindedir. Simgesi ampuldür. TBMM'de 280 milletvekili ile temsil edilmektedir. Genel başkanı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.
6:Fatma Betül Sayan Kaya (d. 31 Ocak 1981, İstanbul), Türk mühendis, doktor ve siyasetçi. 2016-2018 yılları arasında 65. Türkiye Hükûmeti'nde Türkiye Cumhuriyeti Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olarak görev yapmış ve 2015 - 2023 Yılları Arasında Adalet ve Kalkınma Partisi İstanbul II. Bölge milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde görev yapmıştır Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından mesleği doktor değil, mühendis olarak belirtilmiştir.
7:Hayati Yazıcı (d. 23 Mayıs 1952, Buzlupınar, Çayeli), Türk avukat, siyasetçi.
8:Sözcü, 27 Haziran 2007 tarihinde merkezi İstanbul olmak üzere kurulmuş Atatürkçü günlük gazete. Genel yayın yönetmenliğini Kenan Kurtkaya yapmaktadır.
9:Mehmet Şimşek (d. 1 Ocak 1967; Arıca, Gercüş), 4 Haziran 2023 tarihinden beri Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yapan Kürt asıllı Türk siyasetçi ve ekonomisttir. 24 Kasım 2015'ten 9 Temmuz 2018'de görevden alınana kadar Türkiye Başbakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Daha önce 2009 ile 2015 yılları arasında Recep Tayyip Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu'nun başbakanlık kabinelerinde Maliye Bakanı olarak görev yaptı.
10:"Yönlendirmek" anlamında manipüle etmek, "yönlendirilmek" anlamında manipüle olmak birleşik fiillerinde kullanılan bir söz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir