Kırılgan ateşkeste müzakerelerin başlaması beklenirken, The New York Times, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarında en az 22 okul ve 17 sağlık tesisinin ağır hasar gördüğünü doğruladı. İran Kızılayı ise 2 Nisan itibarıyla 763 okul ve 316 sağlık tesisinin hasar gördüğünü veya yıkıldığını açıkladı. Uluslararası hukuk uzmanları, sivil altyapıya yönelik bu saldırıların “savaş suçu” teşkil edebileceği uyarısında bulunuyor.
10 Nisan 2026, New York – The New York Times’ın 9 Nisan 2026’da yayımlanan kapsamlı analizine göre, 28 Şubat’ta başlayan ABD-İsrail ortak saldırılarında İran genelinde çok sayıda okul ve hastane doğrudan veya dolaylı olarak hedef alındı. Gazete, yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ve sosyal medyada doğrulanabilir görüntüler kullanarak 22 okul ile 17 sağlık tesisinin ağır hasar gördüğünü teyit etti. Ancak NYT, bu rakamların savaşın ilk günüyle sınırlı olduğunu ve gerçek yıkımın “muhtemelen çok daha büyük” olduğunu vurguladı.
İran’ın en büyük insani yardım kuruluşu konumundaki İran Kızılayı, 2 Nisan 2026’da yaptığı açıklamada, çatışmalarda en az 763 okul ve 316 sağlık tesisinin hasar gördüğünü veya tamamen yıkıldığını bildirdi. Aynı açıklamada, 22.810 ticari tesisin de saldırılardan etkilendiği belirtildi. NYT analizi, hasarın çoğunlukla kalabalık mahallelerdeki saldırılardan kaynaklandığını, özellikle 10 milyon nüfuslu başkent Tahran’da yoğunlaştığını ortaya koydu.
NYT’nin Doğruladığı Hedefler
Analizde ağır hasar gördüğü doğrulanan okullar arasında Minab kentindeki Şecere Tayyebeh İlkokulu, Tahran’daki Hedayat Erkek Lisesi, Hicab Kız Lisesi, Şaghayegh Kız Lisesi, Şehid Hamedani Okulu ve Şehid İmam Rıza Erkek Lisesi yer alıyor. Ayrıca İmam Rıza İlkokulu, Şehid Mahallati İlkokulu, Tamadonsazan İlkokulu ve Honiak Müzik Akademisi de doğrulanan diğer eğitim kurumları arasında bulunuyor.
Üniversiteler cephesinde ise Fen ve Teknoloji Üniversitesi, Şehid Beheşti Üniversitesi, Şerif Teknoloji Üniversitesi ve İsfahan Teknoloji Üniversitesi saldırılardan zarar gördü. İran Bilim Bakanı Hüseyin Simai Sarraf, 4 Nisan’da yaptığı açıklamada, 28 Şubat’tan bu yana ülke genelinde 30’dan fazla üniversitenin hedef alındığını belirtmişti.
Sağlık tesislerine yönelik bilanço da ağır. NYT’nin doğruladığı tesisler arasında Tahran’daki Gandhi Hastanesi, Hatam el-Anbia Hastanesi, Motahari Yanık ve Travma Hastanesi, Tahran Acil Servisi, Gazal Cerrahi Merkezi, Buşehr Tıp Kompleksi, Dr. Safaeian Tıp Kliniği, Dr. Khajehnoori Eczanesi, Dr. Anousheh Eczanesi ve İmam Ali Hastanesi bulunuyor.
En Kanlı Saldırı: Minab’taki İlkokul
Savaşın en ölümcül saldırısı, 28 Şubat’ta İran’ın güneyindeki Minab kentinde Şecere Tayyebeh İlkokulu’na düzenlendi. ABD’li yetkililere göre, ABD güçlerinin sorumlu olduğu saldırıda en az 175 kişi, çoğunluğu çocuk olmak üzere hayatını kaybetti. Ön inceleme bulgularına göre, ABD ordusu “güncelliğini yitirmiş istihbarat” kullanarak okulu askeri hedef olarak etiketlemişti. Oysa NYT’nin görsel incelemesi, binanın en az 10 yıldır deniz üssünden ayrıldığını ve duvarlarının pembe-mavi boyandığı, oyun alanları bulunan bir okul olduğunu gösterdi.
Aynı gün Tahran’ın Narmak semtinde bir lise yakınına düzenlenen saldırıda iki öğrenci hayatını kaybetti. Lamerd kentinde ise bir spor salonu, bitişiğindeki ilkokul ve kan nakil merkezi vuruldu; spor salonunda genç kız voleybol takımı çalışmaktaydı. Bu saldırıda en az altı kişi, bunlardan dördü çocuk olmak üzere öldü.
Hastanelere Tahliye Eden Saldırılar
Kuzey Tahran’daki Gandhi Hastanesi, 1 Mart’ta İran devlet televizyonu tesislerini hedef alan ağır saldırılar sırasında cephesi parçalandı. Hastane, yenidoğanlar ve yoğun bakımdaki sekiz hasta ile birlikte tahliye edilmek zorunda kaldı. Hastane Başkanı Dr. Muhammed Hasan Bani Esad, “Kucağımızda yeni doğan bebekler vardı. Doğum yapan kadınlar. Tüp bebek ünitesinde embriyolarımız vardı” diyerek yaşananları anlattı.
Buşehr kentinde de bir hastane kompleksi, bebekleri tahliye etmek zorunda kaldı. İran Kızılayı’nın paylaştığı görüntülerde, bir acil sağlık çalışanının hasarlı yenidoğan ünitesinde bebeklere bakarken duygusal anlar yaşadığı görüldü.
Uluslararası Hukuk ve Savaş Suçu Tartışmaları
Uluslararası hukuk uzmanları, okul ve hastanelerin sivil altyapı olarak en güçlü korumaya sahip olduğunu, bunlara yönelik kasıtlı saldırıların “savaş suçu” sayılabileceğini vurguluyor. Yale Hukuk Fakültesi’nden Profesör Oona Hathaway, “Bu kurallar tam da bu tür sivil zararları önlemek için geliştirilmişti” dedi. Kendisi, savaş sırasında “uluslararası hukukun ciddi ihlallerine” ilişkin endişelerini dile getiren 100’den fazla ABD’li uluslararası hukuk uzmanının imzaladığı bir mektuba da katkıda bulundu.
Dünya Sağlık Örgütü, İran sağlık sistemine yönelik en az 23 saldırıyı doğruladı. Doğu Akdeniz Bölge Direktörü Dr. Hanan Balkhy, “Sağlık hizmetlerini, doktorlara ve ilaçlara erişimi yok etmek zarar vermektir” uyarısında bulundu.
Pentagon, NYT’nin analizine ilişkin yorum yapmayı reddederken, Savunma Bakanı Pete Hegseth daha önce İran’ı “okulların ve hastanelerin yakınındaki sivil mahallelere roket rampaları yerleştirmekle” suçlamış ancak bu iddiaya ilişkin herhangi bir kanıt sunmamıştı. Beyaz Saray Basın Sekreteri Karoline Leavitt, Minab’taki okul saldırısına ilişkin soruşturmanın “devam ettiğini” söyledi.
ARKA PLAN
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak askeri operasyonları 28 Şubat 2026’da başladı. Beş hafta süren çatışmalar sonucunda binlerce sivil hayatını kaybetti, milyonlarca kişi yerinden oldu. Savaş, ABD ile İran arasında iki haftalık bir ateşkes anlaşmasının ardından nisan başında geçici olarak durdu.
Uluslararası insancıl hukuka göre, okullar ve hastaneler “sivil nesne” statüsünde olup kasıtlı saldırılara karşı en güçlü korumaya sahiptir. Birleşmiş Milletler Çocuklara Silahlı Çatışma Etkisinin Önlenmesi Çalışma Grubu’na göre, okul ve hastanelere saldırılar, çocukları silahlı çatışmadan korumak için belirlenen altı ciddi ihlalden biridir.
Savunma Bakanı Pete Hegseth, savaş öncesinde ve sırasında “aptal angajman kuralları” olarak nitelendirdiği prosedürleri hafifletme sözü vermişti. Eleştirmenler, Hegseth’in ordunun en üst düzey hukuk danışmanlarını görevden almasını ve sivil zararı azaltmaya yönelik ofisleri kapatmasını, sivil altyapıya yönelik zararın artmasının nedeni olarak gösteriyor.
Kaynaklar: Sputnik Türkiye, The New York Times, The New Republic, İran Kızılayı /央视新闻, Mint (Livemint),Ahram Online