DEPREM BİLİMCİ ERCAN’DAN ADANA VE OSMANİYE DEPREMLERİ DEĞERLENDİRMESİ: “BU BİR DEPREM FIRTINASI, DAHA BÜYÜĞÜ SÜRPRİZ OLMAZ”
Adana ve Osmaniye’de peş peşe meydana gelen depremlerin ardından deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Halk TV’de değerlendirmelerde bulundu. Ercan, “Şu anda görüntü deprem fırtınası durumuna geldi ve gittikçe de deprem büyüklüğü artıyor. Bu demektir ki 4,8 ve 4,9’luk depremler öncü depremler gibi görünüyor” dedi. Bölgenin potansiyel deprem bölgesi olduğunu vurgulayan Ercan, “Daha büyük bir deprem olursa bizim için şaşırtıcı olmaz” ifadelerini kullandı.
4 Ekim 2026, İstanbul – Adana[1] ve Osmaniye’de[2] peş peşe meydana gelen depremlerin ardından deprem bilimci Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan, Halk TV’de önemli değerlendirmelerde bulundu. Adana’da 4,8 ve 4,9 büyüklüğünde iki depremin 17 dakika arayla meydana geldiğini, ardından Osmaniye’de 5,2 büyüklüğünde bir deprem yaşandığını belirten Ercan, sarsıntıların aynı bölgede gerçekleştiğine dikkat çekti.
Deprem Fırtınası Durumuna Geldi
İlk 4,8 büyüklüğündeki sarsıntıyı artçı deprem[3] olarak değerlendirdiğini ancak ardından gelen 4,9 ve 5,2 büyüklüğündeki depremlerle tablonun değiştiğini söyleyen Ercan, şöyle konuştu: “İlk önce 4.8’lik depremi bir artçı deprem olarak değerlendirmiştim. Arkasından bir 4.9 daha gelince biraz işin rengi değişti. Ve bunun arkasından bir 5.2 daha geldi. Bunlar aynı bölgede olan depremler. Şu anda görüntü deprem fırtınası durumuna geldi ve gittikçe de deprem büyüklüğü artıyor. Bu demektir ki 4.8 ve 4.9’luk depremler öncü depremler[4] gibi görünüyor. Şimdi bunun daha büyük bir depremle sonuçlanır mı? Doğrusu bunu bilmek mümkün değil şu anda bilimsel olarak. Ancak şu anda çok önemli bir durum arz ediyor. Yani bunun arkasından büyük bir deprem gelirse deprem bilimcileri için şaşırtıcı bir durum olmaz.”
Bölgenin Dinlenmesi Gerekiyor
Ercan, yaşanan depremlerin ardından bölgenin bilimsel olarak yakından izlenmesi gerektiğini belirtti. Kahramanmaraş depremlerinin ardından bölgedeki gerilim dağılımına dikkat çeken Ercan, bölgenin “potansiyel deprem bölgesi” olduğunu ifade etti. Ercan, şunları söyledi: “Kahramanmaraş depreminden[5] sonra bu bölge, gerginliğin büyük bir kısmı bu bölgeye kayış gösterdi. Dolayısıyla burası bir potansiyel deprem bölgesidir bizim için. Dolayısıyla burada bir kırılmayla daha büyük bir deprem olur mu, bunun kaygısını yaşıyoruz. Ancak böyle bir deprem geliyor uyarısını yapacak bir bilgimiz yok halihazırda. Şimdi bu konuda karar verecek tabii ki ilin valiliği. Benim önerebileceğim bilimsel olarak hemen AFAD’ın[6] jeofizik ekipleri var. Bu jeofizik ekipler burada hemen bir sismolojik ağ oluşturup bu bölgeyi dinlemeleri gerekiyor. Zaten gerek Kandilli’nin gerekse AFAD’ın bu bölgede dinleme ağları, yerdeki gerginliği dinleme ağları var. Ama hemen bu bölgede sıklaştırılması gerekiyor bu ağın. Çok sıklaştırılması gerekiyor.”
Ercan, bir depremin meydana gelip gelmeyeceğine ilişkin değerlendirme yapılabilmesi için 12 parametrenin ölçülmesi gerektiğini de söyledi.
6,3-6,4’e Varmadıkça Yıkıcı Olmaz
Depremlerin yıkıcılığına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ercan, bölge için eşik değer olarak 6,3-6,4 büyüklüklerini işaret etti. Ercan, “Bu bölgedeki yıkıcılık eşik değeri 6.3 ile 6.4’tür. 6.3’le 6.4’e varmadıkça Adana ve çevresinde ve Osmaniye’de deprem yıkıcı olmaz. Bu 5.2’lik depremler sadece kötü yapılmış yapılarda duvar çatlaklarıyla, baca yıkılmalarıyla veya camilerin minarelerindeki çatlaklarla atlatılır. Ama 6.3, 6.4’e kadar varırsa eğer o zaman yıkıcılıktan söz edilir” dedi.
Daha Büyük Deprem Olursa Şaşırtıcı Olmaz
Kahramanmaraş depremlerinin ardından gerilimin bir kısmının Adana yönüne kaydığını savunan Ercan, mevcut depremlerin daha büyük bir depremin öncüsü olup olmadığının şu aşamada bilinemeyeceğinin altını çizdi. Ercan, şu ifadeleri kullandı: “Daha büyük bir deprem olursa bizim için şaşırtıcı olmaz. Çünkü Kahramanmaraş depreminden sonra gerginliğin bir kısmı Adana’ya doğru kaydı. Bu depremler daha büyük bir depremin öncüsü müdür değil midir bilmiyoruz. Ama olursa bizim için şaşırtıcı olmaz. Şimdi keşke bilsek de söylesek.”
Hiçbir Şey Olmaz Demek Savsaklamak Olur
Bölgedeki sarsıntıların bir “deprem fırtınası” şeklinde sona erebileceğini ancak daha büyük bir deprem olasılığının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Ercan, kesin bir deprem tahmini yapılamayacağını bir kez daha vurguladı. Ercan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yani bir deprem fırtınası gibi gelir geçer. Ama geçmezse de, büyük bir depremle sonuçlanırsa da bizim için sürpriz olmaz. ‘Hiçbir şey olmaz, merak etmeyin’ demek bu işi savsaklamak anlamına gelir. Onun için başta önerdiğim gibi AFAD burada ayrıntılı bir jeofizik ağı hemen kurup yerin gerginlik dağılımına ve nerelere doğru bir kırılmanın beklenmekte olduğunu ortaya çıkarabilir.”
Arka Plan: Adana ve Osmaniye’deki Depremler
AFAD verilerine göre, 4 Ekim 2026’da saat 14.19’da Adana’nın Saimbeyli ilçesinde 4,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Sarsıntıdan 24 dakika sonra, saat 14.43’te Osmaniye’nin Sumbas ilçesinde 5,2 büyüklüğünde ikinci bir deprem kaydedildi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi[7], Adana’nın Saimbeyli ilçesinde saat 14.36’da 4,9 büyüklüğünde bir depremin daha meydana geldiği bilgisini paylaşmıştı. Böylece bölgede kısa süre içerisinde üç ayrı sarsıntı kaydedilmiş oldu. Depremler Adana’nın yanı sıra Gaziantep, Hatay, Niğde ve Kayseri’de de hissedildi.
Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’ın Halk TV’deki değerlendirmeleri, AFAD Deprem Dairesi’nin resmî sosyal medya paylaşımları (@DepremDairesi, 4 Ekim 2026), İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin sosyal medya açıklaması (@mustafaciftcitr, 4 Ekim 2026), Anadolu Ajansı (AA), TRT Haber, İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Cumhuriyet, Sözcü ve ulusal basın arşivleri.