meclis

AKP’nin fon kanunu teklifi: TMSF’ye geniş yetkiler

AKP’NİN FON KANUNU TEKLİFİ: YATIRIMCI ZARARLARININ TAHSİLİ İÇİN TMSF’YE GENİŞ YETKİLER, DEVLET GARANTİSİ YOK

AKP’nin hazırladığı 9 maddelik “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”, fon varlıklarının satılması, hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve sorumluların malvarlığından tahsilat yapılmasını öngörüyor. Teklif, SPK’ya değerlemeden satış yöntemine, hak sahipliğinden ödeme sırasına kadar geniş yetkiler tanırken, TMSF’ye kayyum olarak atandığı malvarlıklarını dava sonucu beklenmeden satma veya tasfiye etme görevi veriyor. Düzenleme, zararların tamamının ödeneceğine ilişkin devlet güvencesi içermiyor ve yalnızca 17 Eylül 2026 tarihli SPK kararlarıyla tasfiyesine karar verilen 131 fonu kapsıyor.

9 Ekim 2026, Ankara – AKP’nin[1] fon soruşturmasının ardından hazırladığı “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi”nin ayrıntıları netleşiyor. 9 maddeden oluşan teklif, yatırımcıların zararlarının karşılanması için fon varlıklarının satılması, hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve sorumluların malvarlığından tahsilat yapılmasını öngörüyor.

Kapsam Yalnızca 17 Eylül Kararlarıyla Sınırlı

Teklif, yalnızca Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK)[2] 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarına uygulanacak. Gerekçede bu kararların 131 fonu kapsadığı belirtiliyor. Başka tarihlerde tasfiye kararı alınan veya yayım öncesinde tasfiyesi tamamlanan fonlar kapsam dışında kalacak. Kapsamın tek bir tarihle sınırlandırılması, benzer durumdaki yatırımcılar arasında hangi gerekçeyle ayrım yapıldığı sorusunu gündeme getiriyor. Teklifte fonların isimleri, yatırımcı sayısı ve toplam zararına ilişkin liste bulunmuyor.

Hak Sahipliği Kayıtlarla Belirlenecek

Ödeme alacak yatırımcılar; Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK)[3], Takasbank[4], Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS)[5], portföy saklama ve dağıtım kuruluşları ile tasfiye kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak belirlenecek. Ancak kayıt uyuşmazlıklarında yatırımcının bilgilendirilmesi, itirazı ve çözüm süresi özel olarak düzenlenmiyor. İlgili kurumlar, istenen bilgi ve belgeleri SPK, Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) veya TMSF’ye gecikmeksizin verecek; gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe gösteremeyecek.

Borsa Dışı Satışa İzin

Tasfiye, SPK’nin gözetim ve denetiminde görevlendirilen kuruluşlar tarafından yürütülecek. Kurul; varlıkların tespiti, nakde çevrilmesi, değerleme, ödeme ve dağıtım sırasına ilişkin esasları belirleyecek. Borsa fiyatının gerçek değeri yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin belirlenmesi halinde geri alım, hâkim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici farklı fiyat marjı gibi yöntemler kullanılabilecek. Borsa dışında satışa da onay verilebilecek; bu işlemlerde yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerdeki kısıtlamalar uygulanmayacak. Alınan varlıkların borsada satışı SPK kararıyla sınırlandırılabilecek. Gerekçede amaç, yoğun satış nedeniyle değer kaybını önlemek olarak açıklanıyor. Ancak teklif, bağımsız değerleme, rekabetçi satış, alıcıların açıklanması ve çıkar çatışmasının önlenmesine ilişkin özel güvenceler içermiyor. Tahsil edilen tutarlardan düşülecek zorunlu yönetim ve tasfiye giderleri için de tavan veya düzenli kamuoyu açıklaması yükümlülüğü bulunmuyor.

Ödeme Dışı Bırakmada SPK Tespiti

Piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da bu kişilerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara ödeme yapılmayacak. Kesinleşmiş mahkûmiyet şartı aranmıyor. İdari tespitle uygulanacak dışlamanın kapsamı, özel savunma usulü ve karar iptal edilirse ödemenin nasıl telafi edileceği düzenlenmiyor. Ödeme yasağı yalnızca fiille bağlantılı fonla da açık biçimde sınırlanmıyor.

1 Milyon Lira Garanti Değil

Tasfiye kararından bir önceki günün fon birim fiyatı ve ödemeye esas pay sayısıyla hesaplanan toplam tutara yetecek nakit bulunmazsa, yatırımcının fona yatırdığı ve fondan çektiği paralar esas alınacak. Bu tutarlar, tasfiye tarihine kadar TÜFE[6] ve Yİ-ÜFE[7] değişim oranlarının aritmetik ortalamasıyla güncellenecek. Çıkışlar “ilk giren ilk çıkar” yöntemiyle mahsup edilecek; net yatırım tutarını MKK hesaplayacak. Gerekçede bu hesabın nihai alacağın yerine geçmediği belirtiliyor. Ancak nihai hakkın kesinleştirilmesi, hesaplamaya itiraz ve tasfiye sonrasındaki enflasyon kaybının karşılanması açıklık bekliyor.

SPK’nin belirleyeceği fonlarda, endeksleme uygulanmadan hesaplanan net yatırımı 1 milyon TL’nin altında olanlara bu tutara kadar; 1 milyon TL ve üzerinde olanlara en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Para piyasası niteliğindeki fonlar dışında ödeme, payların ödeme hesabından önceki günkü toplam değerini de aşamayacak. Düzenleme, her yatırımcıya 1 milyon TL ödeme yapılacağı anlamına gelmiyor. Ödeme, mevcut kaynağa, SPK kararına ve yatırımcı için hesaplanan sınırlara bağlı olacak.

Küçük Yatırımcıya Öncelik Seçeneği

Nakit yetersiz kalırsa SPK, net yatırımı en düşük kişiden başlayarak ödeme yapılmasına karar verebilecek. Bütün yatırımcılara uygulanacak ara ödeme tutarı belirleyebilecek veya iki yöntemi birlikte kullanabilecek. Ancak hangi yöntemin hangi koşulda seçileceği ve sırası gelmeyenlerin ne kadar bekleyeceği somutlaştırılmıyor. Ara ödeme karşılığında paylar hemen iade edilmeyecek; iade nihai tasfiye ödemesinde yapılacak. Daha önce yapılan ödemeler düşülerek mükerrer[8] ödeme önlenecek.

Olağan Dışı Kazanca Gönüllü İade

Gerçeğe aykırı değerler üzerinden fondan çıkıp ödeme alanlar, olağan dışı kazançlarını gönüllü olarak iade edebilecek. Hesaplamada fiili yatırım, fonda kalınan süre ve aynı kategorideki emsal fonların yıllık ortalama getirisi dikkate alınacak. Fon portföyündeki, fiyatları gerçeğe aykırı oluşmuş hisselerden kazanç elde edenler de olağan getirinin üzerindeki kısmı iade edebilecek. Emsal, dönem, endeks ve hesaplama yöntemini SPK belirleyecek. İçeride kalan yatırımcılar ödemelerini beklerken, olağan dışı kazançların iadesinin isteğe bırakılması teklifin önemli siyasi tartışma alanlarından biri. İade yapılmadığında hangi şartlarla zorunlu tahsilata gidileceğinin açıklanması gerekiyor. Gerekçede gönüllü iadenin af veya ibra olmadığı, hukuki ve cezai sorumluluğu kaldırmadığı, borç ikrarı veya sorumluluk kabulü anlamına gelmeyeceği belirtiliyor. Ancak bu açıklamalar madde metninde aynı açıklıkla yer almıyor.

Şahsi Malvarlığına Gidilecek

Fonlardan hukuka aykırı çıkarılan değerlerin yanı sıra görünüşte kurallara uygun olsa da fon yararına gerçek ekonomik amacı bulunmayan karşılıksız veya muvazaalı işlemler geri kazanım kapsamına alınıyor. İlişkili taraflara, hâkim ortaklara, yöneticilere veya üçüncü kişilere aktarılan para, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen değerler geri alınabilecek. Zarardan öncelikle kurucu veya yönetici portföy yönetim şirketi sorumlu tutulacak. Tahsilat yapılamazsa ya da yapılamayacağı açıkça belliyse, SPK’nin sorumlu bulduğu kişiler ve birlikte hareket edenlerin şahsi sorumluluğuna gidilecek. Görevden ayrılmak sorumluluğu kaldırmayacak. SPK’nin belirlediği zarar ve sorumluluk tutarlarını TMSF[9], 6183 sayılı Kanun ile Bankacılık Kanunu’ndaki yetkiler üzerinden takip edecek. Davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak. Teklif, denetim kurumlarının olası ihmâlini araştıracak özel bir mekanizma kurmuyor.

Dava Bitmeden Derhal Satış

Fonlarla bağlantılı soruşturmalarda elkonulan, doğrudan fona iadesi mümkün para ve sermaye piyasası araçları, savcı, hâkim veya mahkeme tarafından fona ya da geri kazanım hesabına iade edilecek. SPK’nin suç duyurusuna dayanak raporları, suçtan elde edilen değere ilişkin rapor sayılacak. Doğrudan devredilemeyen malvarlığı için TMSF kayyum atanabilecek. TMSF, dava sonucu beklenmeden bu malvarlıklarını derhal satacak veya tasfiye edecek. Beraat veya varlığın suçla bağlantılı olmadığının anlaşılması halinde sahibinin zararının nasıl giderileceği özel olarak açıklanmıyor. Satışın değer kaybı riski bulunan varlıklarla sınırlandırılmaması ve üçüncü kişilerin haklarına yönelik açık güvenceler bulunmaması da tartışma başlıkları arasında. Yargılama sonunda müsaderesine karar verilen ve fonla bağlantısı mahkemece belirlenen değerler Hazine’ye gelir kaydedilmeyecek; fona veya geri kazanım hesabına aktarılacak.

Hesaplar Hacizden Korunacak

Geri kazanılan tutarlar TMSF’de her fon için ayrı alt hesaplarda tutulacak. Yalnızca tasfiye ve yatırımcılara ödeme amacıyla kullanılabilecek; teminat gösterilemeyecek, kamu alacakları için bile haczedilemeyecek, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbire konu edilemeyecek. Zorunlu masraflar düşüldükten sonra tasfiye kuruluşuna, tasfiye tamamlanmışsa yatırımcılara ödenmek üzere YTM’ye aktarılacak. YTM ödemeleri pay sahipliği oranında yapacak. Nihai dağıtım dışındaki ödemelerde, SPK’nin belirleyeceği asgari eşiğin altında kalan tutarlar yatırımcı adına kayden izlenecek; sonraki dağıtımlarla eşik aşılınca ödenecek. Birden fazla fonla bağlantılı tahsilatın paylaşımını SPK belirleyecek. Bekleyen paranın değerlendirilmesi, enflasyona karşı korunması ve hesap hareketlerinin yatırımcılara açıklanması düzenlenmiyor.

Hizmet Alımı ve Geriye Etkili Yürürlük

SPK ve YTM dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmeti alabilecek. Koşulları SPK Karar Organı belirleyecek. Hizmet alımlarında ücret sınırı, özel seçim ölçütleri ve çıkar çatışması güvenceleri bulunmuyor. Maliyetlerin hangi kaynaktan karşılanacağı ve yatırımcı ödemelerine etkisi de açıklık bekliyor. Uygulama esaslarını SPK belirleyecek; TMSF’nin görev alanında görüşü alınacak. Düzenli kamuoyu raporu veya Meclis’e bilgi verme yükümlülüğü getirilmiyor. Kanun yayımlandığı gün yürürlüğe girecek, ancak 17 Eylül 2026’dan itibaren geçerli olacak. Yayım öncesindeki satış, tasfiye ve ödemelerin yeni kurallardan nasıl etkileneceğine ilişkin açık bir geçiş hükmü bulunmuyor.

Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, AKP’nin “Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi” metni ve gerekçesi, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) düzenlemeleri, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu, 6183 sayılı Kanun, Bankacılık Kanunu, Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Cumhuriyet, Sözcü, BirGün, Gazete Oksijen, T24, BBC Türkçe ve ulusal basın arşivleri.

1:Adalet ve Kalkınma Partisi, 14 Ağustos 2001 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan ve Türkiye'de faaliyet gösteren bir siyasi partidir. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "AK PARTİ" şeklindedir. Simgesi ampuldür. TBMM'de 280 milletvekili ile temsil edilmektedir. Genel başkanı Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır.
2:Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), idari ve malî özerkliğe sahip düzenleyici ve denetleyici bir kamu kurumudur. 1981 yılında 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ile kurulmuştur. Sermaye Piyasası Kurulunun amacı; Sermaye Piyasası Kanunu'nun 1. maddesinde açıkça belirtilmiş olup; tasarrufların menkul kıymetlere yatırılarak halkın iktisadi kalkınmaya etkin ve yaygın bir şekilde katılmasını sağlamak amacıyla; sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını, düzenlemek ve denetlemektir.
3:Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK), Türkiye sermaye piyasalarında menkul kıymetlerin kaydileştirilmesi, merkezî saklanması ve kaydî olarak izlenmesi görevini yürüten, özel hukuk tüzel kişiliğine sahip bir anonim şirkettir. Türkiye'nin Merkezî Saklama Kuruluşu (Central Securities Depository - CSD) olarak faaliyet gösterir.
4:Takasbank, Borsa İstanbul'da (BIST) gerçekleştirilen alım/satım işlemlerinin menkul kıymet ve nakit takasının yerine getirilmesinden sorumlu merkezi takas kurumudur.
5:Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu; yatırım fonu katılma belgelerinin merkezî bir elektronik platformda fon kurucuları tarafından platformda yer alan dağıtım kuruluşları aracılığıyla satılmasına ve geri alınmasına imkân veren, takasın ve saklamanın Takasbank-MKK sistemi ile bütünleşmiş bir şekilde tam otomasyona dayalı olarak gerçekleştirilmesine imkân sağlayan elektronik bir platformdur. Bankalar, aracı kurumlar ve portföy yönetim şirketleri bu platforma üye olmak ve bu platformda sunulan tüm fonları müşterilerine sunmak zorundadırlar.
6:Tüketici fiyat endeksi ya da kısaca TÜFE, tipik bir tüketicinin satın aldığı belirli bir ürün ve hizmet grubunun fiyatlarındaki ortalama değişimleri gösteren bir ölçüttür. Yıllık enflasyon değerindeki değişimi ölçmek için kullanılır. TÜFE, istatistik bilimindeki fiyat endeks sayıları ile hesaplanır. Belli bir yıl seçilir ve bu yıl temel yıl kabul edilir. Endeks değeri 100'dür.
7:Yİ-ÜFE (Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi), Türkiye'de üretilen ürünlerin üretici aşamasındaki fiyat değişimlerini ölçen bir fiyat endeksidir. Ölçüm sanayi sektöründeki üreticilerin yurt içine sattıkları ürünlerin fiyat değişimini kapsar.
8:Mükerrer, Türkçede "tekrarlanmış", "yinelenmiş", "iki kez yapılmış" anlamlarına gelen bir sıfattır. Arapça kökenlidir ("tekrar" ile aynı kökten gelir).
9:Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), tasarruf sahiplerinin haklarını yolsuzluk ve usulsüzlüklerden korumak amacıyla kurulmuş devlet kurumudur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir