ERENKÖY CEMAATİ’NDEN FON VURGUNUNA SERT TEPKİ: “TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ KABULLENMİYORUZ”
Sermaye piyasalarında açığa çıkan dev “fon” vurgununun yankıları ve siyasette yol açtığı sarsıntı, iktidarı destekleyen dinsel yapılanmaları da tavır almaya itti. Bu yapılanmalardan biri olan Erenköy Cemaati, yaşananlara ilişkin “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı bir açıklama yayımladı. Cemaatin faaliyet gösterdiği Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı adıyla yapılan açıklamada “Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez” denildi.
13 Ekim 2026, İstanbul – Sermaye piyasalarında açığa çıkan dev “fon” vurgununun yankıları ve siyasette yol açtığı sarsıntı, iktidarı destekleyen dinsel yapılanmaları da tavır almaya itti. Bu yapılanmalardan biri olan, Erenköy cemaati[1] yaşananlara ilişkin “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı bir açıklama yayımladı.
Fon Krizi Bir Kaza Değil
Cemaatin faaliyet gösterdiği Aziz Mahmud Hüdayi[2] Vakfı adıyla yapılan açıklamada “Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez” denildi.
Açıklamada “Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlâk söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlâktan bahsetme hakkını da kaybeder” vurgusu yapıldı.
Bu Kazanımların Heba Edilmesine Müsaade Edemeyiz
AKP iktidarıyla geçen yıllara değinilerek “Türkiyemiz son çeyrek asırda pek çok alanda önemli mesafe katetti” denilen açıklamada “Bugün yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlığa ümit veren bir noktaya ulaştı. Bu kazanımların heba edilmesine, medeniyet köklerimizden güç alarak daha adil, daha huzurlu bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz” ifadeleri kullanıldı.
Açıklamanın Tam Metni
Açıklamanın ilgili bölümü şöyle:
“Fon krizi bir kaza değil, denetimsizliğin, göz yummanın ve kayırmacılığın sonucudur. Suçlular ve sorumlular hesap vermeden kimse güvenden söz edemez.
Sanal kumar ve bağımlılık reklamları hâlâ serbestçe dolaşıyorsa, bu bir ihmal değil, tercihtir. Bu tercihin bedelini aileler ve nesiller ödüyor.
Sadece şikâyet eden, alternatif üretmeyen, güçlünün yanlışına susup sadece zayıfın hatasını dile getiren bir ahlâk söylemi, inandırıcılığını kaybetmeye mahkûmdur. Yolsuzluğa, torpile ve kul hakkına susan, ahlâktan bahsetme hakkını da kaybeder.
Türkiyemiz son çeyrek asırda pek çok alanda önemli mesafe katetti; bugün yakın coğrafyamızdan başlayarak tüm insanlığa ümit veren bir noktaya ulaştı. Bu kazanımların heba edilmesine, medeniyet köklerimizden güç alarak daha adil, daha huzurlu bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bu yürüyüşün sekteye uğratılmasına müsaade edemeyiz.
Hiç kimsenin şahsi hırsı, menfaati ve sorumsuzluğu, bu yürüyüşün mimarlarının ve fedakâr neferlerinin sırtlarına yük, ayaklarına pranga olmamalıdır.
O yüzden; Çağrımızdır
Çocukları, gençleri ve aileyi koruyan yayın denetimi derhal ve tavizsiz uygulanmalıdır.
Kumar ve bağımlılık reklamları tamamen yasaklanmalıdır.
Aile danışmanlığı ve bağımlılık tedavisi her ailenin ulaşabileceği hâle getirilmelidir.
Değerler eğitimi müfredatın omurgası yapılmalıdır.
Fon krizinden imara, kamu kurumlarından belediyelere, iş dünyasından sivil topluma rüşvet ve yolsuzlukların suçluları ve sorumluları kim olursa olsun, hesap vermelidir.
Tarih, çürümeyi görüp susanları da çürüyenlerle aynı sayfaya yazar.
Çocuklarımızın neye alıştığı, yarın kim olacağımızı belirler.
Haysiyetin incindiği, mahremiyetin satıldığı, şiddetin alkışlandığı yerde susmayacağız. Bu ihtarı duymayanlar, yarın çocuklarımızın sorusuna cevap veremeyecek.
İyiliği öğreteceğiz, yaşayacağız, yayacağız ve koruyacağız
Geleceğimize hep birlikte sahip çıkacağız.
Aziz Mahmûd Hüdâyi Vakfı”
Arka Plan: Fon Soruşturması ve Toplumsal Tepkiler
Türkiye’nin gündemindeki fon krizi, eylül ortasında bazı yatırım fonlarının yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta zorlanmasıyla patlak vermişti. Sermaye Piyasası Kurulu’nun[3] 17 Eylül’de 131 fonun tasfiyesine karar vermesinin ardından başlatılan soruşturma, 455 binden fazla yatırımcıyı etkiledi. Soruşturma kapsamında aralarında AKP’ye[4] yakın isimlerin de bulunduğu iddiaları gündeme geldi. Fatma Betül Sayan Kaya’nın[5] 26 Eylül’de istifa etmesi ve eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin[6] ortağı olduğu dört şirketin parasının Tera’nın TP2 fonunda kaldığını açıklaması, soruşturmanın siyasi boyutunu genişletti.
Erenköy Cemaati’nin[1] açıklaması, fon soruşturmasının iktidarı destekleyen dinî yapılanmalar nezdinde de rahatsızlık yarattığını gösteriyor. Cemaatin “hesap verme” ve “yolsuzlukla mücadele” çağrısı, AKP içinde ve çevresinde fon soruşturmasına yönelik eleştirilerin arttığı bir dönemde geldi.
Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı’nın “Toplumsal Çürümeyi Kabullenmiyoruz! İnsan Kalmak İçin Bir Çağrı” başlıklı açıklaması, Cumhuriyet Gazetesi’nin konuya ilişkin haberi, Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Sözcü, BirGün, Gazete Oksijen, T24, BBC Türkçe ve ulusal basın arşivleri.