bayraklar

Müzakereler Çıkmazda: İkinci Tur Öncesi İran’dan ‘Hayır’

ABD Başkanı Trump’ın “ya anlaşma ya da yıkım” çıkışının ardından İran, Hürmüz Boğazı’ndaki abluka ve “aşırı talepler” gerekçesiyle İslamabad’da planlanan ikinci tur müzakerelere katılmayı reddetti.

20 Nisan 2026, Ankara – ABD ile İran arasındaki gerilim yeni bir aşamaya taşınırken, Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması beklenen ikinci tur müzakereler öncesinde Tahran yönetimi sert bir tavır sergiledi. İran basınında yer alan haberlere göre İran hükümeti, ABD’nin “aşırı talepleri, gerçekçi olmayan beklentileri, sürekli değişen tutumu ve ateşkes ihlali olarak değerlendirdiği devam eden deniz ablukası” nedeniyle bir sonraki turda müzakere masasına oturmayı reddetti.

Daha önce İran basınında çıkan haberlerde, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı’ndaki ABD ablukası nedeniyle Pakistan’a bir müzakere heyeti gönderme konusunda herhangi bir karar almadığı öne sürülmüş, İran heyetinin “Trump’ın İran’a karşı uyguladığı deniz ablukası yürürlükte olduğu sürece müzakere yapılmayacağını” vurguladığı ifadeleri kullanılmıştı. Bu tutum, İran resmî haber ajansı İRNA’nın “müzakerelerin verimli bir geleceği olmadığı” yönündeki değerlendirmesiyle de desteklenirken, Tasnim Haber Ajansı ise “ABD’nin müzakerelerdeki aşırı taleplerinin devam etmesinin, görüşmelerin uzamasında isteksizliğe yol açtığını” aktardı.

‘Ya Anlaşma Ya Yıkım’

ABD Başkanı Donald Trump, bu gelişmelerin hemen ardından sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, ABD heyetinin müzakereler için yarın akşam İslamabad’da olacağını duyurarak İran’a ültimatom verdi. Trump, “Umarım bu anlaşmayı kabul ederler, çünkü etmezlerse ABD, İran’daki her bir elektrik santralini ve her bir köprüyü vuracak. Artık iyi adam olmak yok!” ifadelerini kullandı. Başkan, “Hızla ve kolayca yıkılacaklar. Eğer anlaşmayı kabul etmezlerse, diğer başkanlar tarafından son 47 yıldır İran’a yapılması gereken şeyi yapmak benim için bir onur olacak” sözleriyle tehdidini yineleyerek, “İran ölüm makinesinin sona erme vakti geldi!” dedi.

Fox News’e konuşan baş muhabir Trey Yingst ise Başkan Trump’ın 20 dakikalık bir telefon görüşmesinin ardından yaptığı değerlendirmede, Trump’ın İran altyapısını vurma konusunda “son derece ciddi” olduğu izlenimini edindiğini aktardı. Yingst, “Bu, büyük ölçüde son diplomatik girişim olarak görülüyor” yorumunda bulundu.

Diplomatik Çıkmaz ve Arka Plan

Mevcut kriz, İslamabad’ın ev sahipliğinde geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen ve 21 saat süren maraton müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından patlak verdi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance başkanlığındaki Amerikan heyeti ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf liderliğindeki İran heyeti arasındaki görüşmelerden bir anlaşma çıkmamış, Vance Pakistan’dan “elleri boş” dönmüştü. Avrupa Birliği’nin eski Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, görüşmelerin hızına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “2013’ten 2015’e kadar anlaşma için 12 yıl ve muazzam bir teknik çalışma gerekti. Bunun 21 saatte yapılabileceğini ciddi olarak düşünen var mı?” sorusunu gündeme getirmişti.

Kilit anlaşmazlık noktalarının başında, İran’ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı’nın kontrolü geliyor. İran, zenginleştirilmiş uranyum stokunu ülke dışına çıkarmayı reddederken, ABD ise Tahran’ın nükleer silah geliştirme kabiliyetinden kalıcı olarak vazgeçmesini talep ediyor. Eş zamanlı olarak, ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve İran’ın buna karşılık Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı kısıtlamalar, bölgesel tansiyonu tırmandıran en önemli faktörlerden biri olmayı sürdürüyor. İranlı yetkililer, savaş tazminatı ve yaptırımların kaldırılması konularını da herhangi bir anlaşmanın ön koşulu olarak sunmaya devam ediyor.

Önümüzdeki günlerde ABD’li yetkililerin İslamabad’a varışı ve İran’ın bu son reddinin ardından atılacak adımlar, bölgede barışın tesisi ya da yeni bir çatışma dalgasının başlaması açısından belirleyici olacak.

Kaynaklar: BBC Türkçe, Cumhuriyet, Mediaite, WION, Anadolu Ajansı, Ahram Online, Newsmax, New Straits Times, Global Times, DID Press, Newsbook

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir