Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 10 kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yeni ihmal iddiaları ortaya çıktı. Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, saldırgan İsa Aras Mersinli’nin psikolojik sorunlarının okul yönetimince bilindiğini ve bir ay önce tayini çıkan müdür yardımcısının “çantasını yoklamadan içeri almıyorum” dediğini açıkladı. Bir veli ise saldırganın kendini jiletlediği olayın, emniyet müdürü olan babasının nüfuzuyla kayda geçirilmediğini iddia etti.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan 2026 günü saat 13.30 sıralarında meydana gelen ve Türkiye tarihinin en ölümcül okul saldırısı olarak kayıtlara geçen olayın ardından, ihmale ilişkin yeni ayrıntılar gün yüzüne çıkıyor. Okulun 8. sınıf öğrencisi 14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, babası Eski 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Uğur Mersinli’ye ait 5 tabanca ve 7 şarjörle okula gelmiş, önce bahçede ardından bir matematik sınıfında hedef gözetmeksizin ateş açmıştır. Saldırıda matematik öğretmeni Ayla Kara ile birlikte 8 öğrenci hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmış, saldırgan ise olay yerinde ölü olarak ele geçirilmiştir.
Olayın ardından okulda incelemelerde bulunan Okul Aile Birliği Başkanı Hülya Çevik, basına yaptığı açıklamada saldırganın uzun süredir bilinen psikolojik sorunları olduğunu ve bu durumun okul yönetimince takip edildiğini söyledi. Çevik, “Bu çocuk kalemle avucuna batıran, açkıyla elini kesen, kendi boğazını kesen, agresif hareketleri olabilen biriydi” dedi. Çevik’in aktardığına göre, bir ay önce başka bir okula tayini çıkan müdür yardımcısı Alparslan Yıldırım, saldırganı sıkı takibinde tutuyor ve diğer öğretmenlere “Korkmayın, ben o çocuğun çantasını yoklamadan içeri almıyorum” diyordu.
Çevik, tayin edilen idarecilerin okulun “bel kemiği” olduğunu belirterek, “Zaten bu olaya biraz da sebep olan şey okuldaki o idari boşluk olabilir. Norm fazlası gerekçesiyle müdürü, 2 müdür yardımcısını, 2 öğretmenimizi toplam 5 kişiyi apar topar görevlerinden alıp başka yerlere verdiler. Biz bu konuda çok itiraz ettik, sesimizi duyurmaya çalıştık ama hiçbir şey yapamadık” ifadelerini kullandı. Okulun eski yönetiminin saldırganın durumunu bildiği için her gün çantasını aradığını, yeni gelen yönetimle birlikte bu tedbirlerin ortadan kalktığını öne sürdü.
İsmini açıklamak istemeyen bir veli ise çok daha çarpıcı bir iddia ortaya attı. Veli, saldırganın yaklaşık bir ay önce kendisini jiletlediğini ve Kadın Doğum Hastanesi’ne götürüldüğünü, ancak babasının emniyet müdürü olması nedeniyle bu olayın adli vaka olarak kayda geçirilmediğini öne sürdü. Veli, “Orada adli vaka olarak gireceklermiş, babası emniyet mensubu olduğu için bunu sicile işletmemişler. Bunu da arkadaşımın eşi doktor, o söyledi bana” dedi.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Saldırganın öğretmen olan annesi Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alınmış ancak daha sonra serbest bırakılmıştır. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, saldırganın evinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konulduğunu ve bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli “büyük bir eylem gerçekleştireceğine” dair bir belge bulunduğunu açıklamıştır. Savcılık ayrıca, saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 yılında ABD’de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger’ın görselini kullandığını tespit etmiştir.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, okula gelerek velilerle görüştü ve soruşturmanın seyrine ilişkin önemli sorular gündeme getirdi. Çömez, “Bir ay önce bu okulun yöneticileri, müdürü, müdür yardımcıları, öğretmenleri neden görevden alınmıştır? Okulu yıllardır tanıyan, bütün ayrıntıları bilen ve bu katliamı yapan çocuğun bütün ayrıntılarını bilen yönetim neden görevden alınmıştır?” diye sordu.
ARKA PLAN
15 Nisan 2026’daki saldırı, Türkiye’de bir önceki gün Şanlıurfa Siverek’te bir meslek lisesinde pompalı tüfekle gerçekleştirilen ve 16 kişinin yaralandığı saldırıdan yalnızca 28 saat sonra meydana gelmiştir. Bu iki saldırı, Türkiye’de okul güvenliği konusunda ciddi tartışmalara yol açmış, eğitim sendikaları ülke genelinde iş bırakma eylemleri düzenlemiştir.
Olayın ardından Adalet Bakanlığı tarafından soruşturmanın bütünlüğü gerekçesiyle yayın yasağı ilan edilmiş, 3 cumhuriyet başsavcı vekili ve 10 cumhuriyet savcısı görevlendirilmiştir. Emniyet Genel Müdürlüğü, saldırılarla ilgili provokatif paylaşım yapan 940 sosyal medya hesabına erişim engeli getirmiş, 93 Telegram grubunu kapatmış ve suçu öven 83 kişi hakkında gözaltı kararı vermiştir.
Saldırıda hayatını kaybeden öğrencilerin isimleri yetkililer tarafından Furkan Balal, Bayram Nabi Şişik, Belinay Poyraz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Gürgör, Adnan Göktürk Yeşil ve Yusuf Tarık Gül olarak açıklanmıştır. Matematik öğretmeni Ayla Kara’nın, saldırı sırasında öğrencilerinin üzerine kapanarak onları korumaya çalıştığı bildirilmiştir.
Kaynaklar: Agos, Bursa Saati, Cumhuriyet, Facebook, İçişleri Bakanlığı, T24, Vikipedi