toplantı masası

Kamu sendikalarına yüzde 5 barajı geri mi geliyor?

KAMU PERSONELİ DANIŞMA KURULU’NDA “BARAJ” TARTIŞMASI: MEMUR SENDİKALARINA YÜZDE 5 ŞARTI GERİ Mİ GELİYOR?

Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK) toplantısında Memur-Sen ile Türkiye Kamu-Sen’in gündeme getirdiği “baraj” talebinin ayrıntıları netleşiyor. Kulislerde barajın yüzde 5 olacağı beklentisi var. Düzenlemenin önümüzdeki dönemde gündeme gelecek olan Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Yasası’nda yapılacak değişiklikler içerisinde yer alacağı belirtiliyor. Uygulama hayata geçerse memur sendikalarının o hizmet kolundaki memurların en az yüzde 5’ini üye yapmaları gerekecek. Ancak bu şartla üyelik ödentilerini alabilecekler. Bu uygulama daha önce de yasada yer alıyordu, ancak 2004 yılında yapılan değişiklik ile yasadan çıkarılmıştı.

11 Ekim 2026, Ankara – Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK)[1] toplantısında Memur-Sen[2] ile Türkiye Kamu-Sen’in[3] gündeme getirdiği “baraj” talebinin ayrıntıları netleşiyor. Kulislerde barajın yüzde 5 olacağı beklentisi var. Düzenlemenin önümüzdeki dönemde gündeme gelecek olan Kamu Görevlileri Sendikaları[4] ve Toplu Sözleşme Yasası’nda yapılacak değişiklikler içerisinde yer alacağı belirtiliyor.

Baraj Nasıl İşleyecek?

Eğer düzenleme yasalaşırsa memur sendikalarının o hizmet kolundaki memurların en az yüzde 5’ini üye yapmaları gerekecek. Ancak bu şartla üyelik ödentilerini alabilecekler. Düzenleme, aynı hizmet kolunda çalışan kamu görevlilerinin yüzde 5’inden fazlasını üye kaydetmiş bulunan sendikaların üyelik ödentilerinin, kamu işverenince aylıktan kesilerek 5 gün içinde sendikaların banka hesaplarına yatırılmasını öngörüyordu.

Yüzde 5’in altında kalan sendikalar bu haktan yararlanamıyorlardı. Bu şekilde yüzde 5’in altında kalan sendikalar kapatılmasa da malî olarak önemli ölçüde kısıtlanmış oluyordu. Gelirleri kesilecek olan sendikaların devam etme şansı da kalmıyordu.

Baraj Daha Önce de Vardı, 2004’te Kaldırılmıştı

Yüzde 5 uygulaması 2004 yılında örgütlenme hakkını engellediği, sendikal özgürlükleri kısıtladığı için kaldırılmıştı. Şimdi aynı düzenlemenin yeniden getirilmesi planlanıyor.

Daha Önceki Baraj Girişimleri Yargıdan Dönmüştü

Bu arada iktidar, “baraj” uygulamasını daha önce de farklı şekillerde gündeme getirmişti. Toplu sözleşme ikramiyesinden yararlanabilmek için yüzde 1 ve yüzde 2 barajı şartları öngörülmüştü. Memurların toplu sözleşme ikramiyesini tam olarak alabilmeleri için o hizmet kolundaki yüzde 1 ve yüzde 2 barajını aşabilen sendikalara üye olmaları gerekiyordu. Ancak bu düzenlemeler de yargıdan dönmüştü.

Büro-İş’ten Sert Tepki: “Anayasal Haklar Barajlarla Gasp Edilemez”

Getirilmesi planlanan baraj uygulamasına tepkiler sürüyor. Büro-İş Sendikası, anayasal hakların barajlarla “gasp edilemeyeceğine” vurgu yaptı. “Kamu çalışanlarını yoksulluğa mahkum edenler, şimdi de sendikal örgütlenmenin önüne baraj koymanın peşinde” görüşünü dile getiren Büro-İş[5], şöyle devam etti :

Kamu emekçileri her geçen gün artan hayat pahalılığı, eriyen maaşlar, ağırlaşan vergi yükü, kira ve fatura kıskacı altında yaşam mücadelesi verirken; kamu çalışanlarının haklarını savunması gereken sendikaların önceliği ne yazık ki emekçinin sofrası değil, sendikal rekabeti sınırlandıran baraj tartışmaları olmuştur. Anayasa Mahkemesi[6]‘nin eşitlik ilkesi çerçevesinde iptal ettiği sendikal baraj düzenlemesinin yeniden gündeme getirilmesi için çaba gösterilmesi, kamu emekçilerinin iradesine ve sendikal çoğulculuğa yönelik kabul edilemez bir yaklaşımdır.

Büro-İş, Memur-Sen ile Türkiye Kamu-Sen’e, “kamu çalışanları yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlanırken, maaşlar enflasyon karşısında erirken, kiralar ve temel tüketim giderleri ücretleri aşındırırken önceliğiniz neden emekçinin alım gücü değil de sendikal barajdır?” ifadeleriyle tepki gösterdi. Büro-İş, kamu çalışanlarının iradesini sınırlandıran, sendikal çoğulculuğu zayıflatan ve örgütlenme özgürlüğünü daraltan her girişimin karşısında olduklarını vurguladı.

Hiçbir sendika, kendisini kamu emekçilerinin tek temsilcisi olarak dayatamaz” diyen Büro-İş, şöyle devam etti: “Memur-Sen ve Türkiye Kamu-Sen’e çağrımız açıktır: Baraj hesabını bırakın, geçim derdiyle boğuşan kamu emekçilerinin hesabını verin. Maaşların neden yoksulluk karşısında eridiğini, toplu sözleşmelerin neden kamu çalışanlarına insanca yaşam koşulları sağlayamadığını, kamu emekçilerinin neden borçlanarak ay sonunu getirmeye çalıştığını tartışın. Emekçinin sofrasındaki ekmeği büyütmek için mücadele edin.

Kaynaklar: Bu haberin hazırlanmasında şu kaynaklardan derlenen bilgiler kullanılmıştır: Vikipedi, Cumhuriyet Gazetesi’nin KPDK toplantısına ilişkin haberi (10 Ekim 2026) , Türkiye Eğitim’in sendikal baraj iddiasına ilişkin haberi (8 Ekim 2026) , Memurlar.Net’in sendikal baraj önerisine ilişkin haberi (8-9 Ekim 2026) , Politika Haber’in yüzde 5 barajına ilişkin haberi (9 Ekim 2026) , Gazete Arena’nın memur sendikalarında yüzde 5 barajına ilişkin haberi (10 Ekim 2026) ve ulusal basın arşivleri.

1:Kamu Personeli Danışma Kurulu (KPDK), kamu görevlileri sendikaları ile kamu idareleri arasında sosyal diyaloğu geliştirmek, kamu personel sistemine ilişkin genel nitelikli konuları istişare etmek amacıyla oluşturulmuş bir danışma organıdır. Karar organı değildir; görüş ve öneri üretir.
2:Memur Sendikaları Konfedarasyonu, kısaltması Memur-Sen olan 1995'te kurulan memur sendikaları konfederasyonu.
3:Kamu-Sen (tam adı Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu), Türkiye'de kamu görevlilerinin örgütlü olduğu, milliyetçi-muhafazakâr çizgideki bir sendika konfederasyonudur.
4:Kamu Görevlileri Sendikaları, Türkiye'de kamu kurumlarında çalışan memurların (işçi statüsü dışındaki personelin) ekonomik, sosyal ve özlük haklarını korumak, çalışma koşullarını iyileştirmek amacıyla kurdukları sendikal örgütlenmelerdir. Bu sendikaların yasal çerçevesi 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu ile düzenlenir.
5:BÜRO-İŞ (Büro Hizmet Kolu Kamu Çalışanları Sendikası), 30 Mayıs 2006 tarihinde kurulmuştur. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu'na bağlıdır. Genel başkanı Alay Hamzaçebi'dir. Kendisini "Vatan, Cumhuriyet ve Emek mücadelesinin büro alanındaki sendikası" olarak tanımlar. Laik, demokratik Cumhuriyet vurgusu yapar ve gericilik, bölücülük ve ırkçılığa karşı olduğunu belirtir.
6:Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi (AYM), Türkiye'de anayasal denetimi yürüten yüksek yargı organlarından biridir. Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir